En az iki sözcükten oluşurlar ve biçimsel olarak ikiye ayırmak olasıdır.Det betyder, at man må kan gå ud fra, at byen som organisationsform må være opfundet mindst to gange.
Doğalcılıkla biçimsel yönden benzeşmektedir.Generelt sett i naturalistisk form.
Fiziksel şeylerin biçimsel nedeni.Fysisk Format.
Ancak, bu biçimsel bir değişimdi.På den måten ble samordning en nødvendighet.
Derinliğin olmadığı biçimsel filmlerdi.Filmene var av varierende kvalitet.
Uzlaşma belgesi, centilmenlik anlaşmasının daha biçimsel halidir.Đó là một sự thay thế chính thức hơn cho thỏa thuận của quý ông.
1990'larda ise biçimsel formlardan tamamen arındı.1990年、ようやく完全な形で発売。
Fiziksel şeylerin biçimsel nedeni.その体格に因む。
Irr II olarak kodlanan galaksiler ise biçimsel galaksi sınıflarını andıran hiçbir yapı izi göstermezler.Irr-II 銀河 (Irr II) はハッブル系列に分類できるような構造を全く何も持たないものである。
Matematik biçimsel dilin bir örneğidir.元は数学用語。
Biçimsel olarak, a1, a2, ... ‘yı gerçek sayılardan bir dizi olarak varsayalım.יהיו a1, a2, ..., an מספרים ממשיים.
Dokular, biçimsel ve işlevsel birimler olan organları oluştururlar.היא שומרת על צורתם של איברים ומערכות.
Ancak, bu biçimsel bir değişimdi.בהם שינה צורה זו.
Biçimsel dil kuramı.Забравеният език.
Matematik biçimsel dilin bir örneğidir.В математиката изразът представлява формула.
Doğalcılıkla biçimsel yönden benzeşmektedir.Природата е представена по реалистичен начин.
Film bu anlamda biçimsel olarak hemen Alejandro González Iñárritu'nun Babel'ini (2006) akıllara getirir.„Вавилон“ (на английски: Babel) е драматичен филм от 2006 г. на режисьора Алехандро Гонсалес Иняриту.
Ancak, bu biçimsel bir değişimdi.Šlo sa však iba o formálnu zmenu.
Ugo Foscolo'nun yapıtlarında tutkulu bir duygusallıkla biçimsel yetkinlik birleşti.Gustavo Adolfo taktika buvo pagrįsta efektyvia ugnies galia.
Doğalcılıkla biçimsel yönden benzeşmektedir.Loodus sarnaneb Liialaiuga.
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.Es ist nämlich so, dass Freiheit eine formale Struktur aufweist.
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.Het blijkt dat vrijheid een formele structuur heeft.
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.Hóa ra sự tự do có 1 cấu trúc khá máy móc, câu nệ.
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.Il s'avère que la liberté a elle aussi une structure formelle.
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.Kiderült, hogy a szabadságnak formális struktúrája van.
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.자유라는 것이 실제로 형식적 구조를 갖고 있다고 밝혀졌습니다.
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.La libertà dispone, a quanto pare, di una struttura formale.
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.Okazuje się, że wolność w rzeczywistości ma strukturę formalną.
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.Resulta que la libertad tiene, en realidad una estrucrura formal.
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.Se dovedeşte că libertatea are în fapt o structură formală.
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.Ukazuje sa, že sloboda v skutočnosti má formálnu štruktúru.
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.Ukazuje se, že svoboda vlastně má formální strukturu.
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.Προκύπτει τελικά ότι η ελευθερία έχει μία τυπική δομή.
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.Оказва се, че свободата всъщност има формална структура.
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.Оказывается, у свободы есть строго формальное определение.
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.מסתבר שלחירות יש מבנה פורמלי.
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.لقد تبين ان الحرية لديها بنية رسمية قضائية
Aslinda ozgurlugun bicimsel bir yapisi vardir.こういうものです
Biçimsel notasyonla yazayım.دعوني اكتب المفهوم الرسمي
Birazdan daha biçimsel şekilde yazacağım. -И я буду чуть-чуть более формален с с обозначениями, буквально через секунду
Birazdan daha biçimsel şekilde yazacağım. -وسأكون رسمياً بالمفهوم
Evet, son derece biçimsel, ve istemsel bir hareket fakat tamamen kısıtlamalardan türeyen bir şey.D'accord, on dirait un geste très stylisé, voire têtu, mais il découle directement de ses contraintes.
Evet, son derece biçimsel, ve istemsel bir hareket fakat tamamen kısıtlamalardan türeyen bir şey.알아요. 굉장히 형태중심적이고, 의도적인 제스쳐로 보인다는 걸 압니다. 하지만 이건 제약을 모두 받아들인 결과물에 불과합니다.
Evet, son derece biçimsel, ve istemsel bir hareket fakat tamamen kısıtlamalardan türeyen bir şey.Okay, sembra un gesto davvero formale, deliberato, ma qualcosa si è originato interamente dalle limitazioni.
Evet, son derece biçimsel, ve istemsel bir hareket fakat tamamen kısıtlamalardan türeyen bir şey.Oké, het lijkt een heel formeel en eigenzinnig gebaar, maar uit de beperkingen is er iets voortgekomen.
Evet, son derece biçimsel, ve istemsel bir hareket fakat tamamen kısıtlamalardan türeyen bir şey.OK, parece un gesto muy formal, deliberado, pero algo completamente derivado de las restricciones.
Evet, son derece biçimsel, ve istemsel bir hareket fakat tamamen kısıtlamalardan türeyen bir şey.OK, pare foarte formală, un gest premeditat dar este ceva ce a rezultat în întregime din aceste constrângeri.
Evet, son derece biçimsel, ve istemsel bir hareket fakat tamamen kısıtlamalardan türeyen bir şey.Parece muito formal, um gesto deliberado, mas é uma coisa que deriva totalmente das limitações.
Evet, son derece biçimsel, ve istemsel bir hareket fakat tamamen kısıtlamalardan türeyen bir şey.Wygląda jak bardzo oficjalny, świadomy gest, lub coś, co całkowicie wyłaniało się z ograniczeń.
Evet, son derece biçimsel, ve istemsel bir hareket fakat tamamen kısıtlamalardan türeyen bir şey.Изглежда много формален, доброволен жест, но нещо беше извлечено изцяло от пречките.
Evet, son derece biçimsel, ve istemsel bir hareket fakat tamamen kısıtlamalardan türeyen bir şey.Кажется, что это очень формальный, своевольный проект, но в то же время созданный целиком из ограничений.
Evet, son derece biçimsel, ve istemsel bir hareket fakat tamamen kısıtlamalardan türeyen bir şey.Цей крок здається дуже формальним і продуманим, але насправді наш витвір постав із суцільних обмежень.
Evet, son derece biçimsel, ve istemsel bir hareket fakat tamamen kısıtlamalardan türeyen bir şey.אוקי, זו נראית מחווה מאוד פורמלית ומלאת רצון, אבל משהו יצא לגמרי מתוך המגבלות.
Evet, son derece biçimsel, ve istemsel bir hareket fakat tamamen kısıtlamalardan türeyen bir şey.حسنا , يبدو رسمي جدا , إشارة متعمدة ولكن شيئا مشتق من الأصل تماما من القيود.
Henüz satır vektörüyle sütun vektörünün çarpımını biçimsel olarak tanımlamadım. -Yo no he definido formalmente un vector fila vector de tiempos de una columna.
Henüz satır vektörüyle sütun vektörünün çarpımını biçimsel olarak tanımlamadım. -Я официально не определены строки вектор раз в колонке вектор.
Henüz satır vektörüyle sütun vektörünün çarpımını biçimsel olarak tanımlamadım. -لم اقم بتعريف متجه الصف بشكل رسمي × متجه العامود
Şimdi buna biraz daha biçimsel olarak bakarak en yüksek olabilirlik hakkında konuşalım.Lasst uns nun das Ganze mal etwas formaler betrachten und uns mit der Maximum-Likelihood-Methode befassen.
Şimdi buna biraz daha biçimsel olarak bakarak en yüksek olabilirlik hakkında konuşalım.Quindi guardiamoci in modo un po' più formale e parliamo di massima verosimiglianza.
Şimdi buna biraz daha biçimsel olarak bakarak en yüksek olabilirlik hakkında konuşalım.Spójrzmy na to nieco bardziej formalnie i opowiedzmy o maksymalnej wiarygodności.