Ana içeriğe geç
Sözlük

beze ile cümle

beze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.I Besek traff de på Adoni-Besek og stred mot ham; de slo kana'anittene og ferisittene,
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.Ils trouvèrent Adoni Bézek à Bézek; ils l`attaquèrent, et ils battirent les Cananéens et les Phéréziens.
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.Incontrato Adoni-Bezek a Bezek, l'attaccarono e sconfissero i Cananei e i Perizziti
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.In zasačijo Adonibezeka v Bezeku ter se ž njim bojujejo, in porazijo Kanaance in Ferizejce.
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.또 베섹에서 아도니 베섹을 만나서 그와 싸워 가나안 사람과 브리스 사람을 죽이니
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.Mereka menemukan Adoni-Bezek, raja negeri itu, dan menyerang dia
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.Nebo nalezše Adonibezeka v Bezeku, bojovali proti němu, a porazili Kananejského i Ferezejského.
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.Ở Bê-xéc cũng có gặp A-đô-ni-Bê-xéc , bèn xông vào người , đánh_bại dân Ca-na-an và dân Phê-rê-sít .
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.Ở Bê-xéc cũng có gặp A-đô-ni-Bê-xéc, bèn xông vào người, đánh bại dân Ca-na-an và dân Phê-rê-sít.
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.Og da de stødte på Adonibezek i Bezek, angreb de ham og slog Kana'anæerne og Perizziterne.
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.Ty vid Besek träffade de på Adoni-Besek och stridde mot honom och slogo så kananéerna och perisséerna.
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.Und fanden den Adoni-Besek zu Besek und stritten wider ihn und schlugen die Kanaaniter und Pheresiter.
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.Και ευρηκαν τον Αδωνι-Βεζεκ εν Βεζεκ, και επολεμησαν αυτον και επαταξαν τους Χαναναιους και τους Φερεζαιους.
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.В Везеке встретились они с Адони-Везеком, сразились с ним и разбилиХананеев и Ферезеев.
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.И намериха Адонивезека във Везек, воюваха против него и поразиха ханаанците и ферезейците.
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.וימצאו את אדני בזק בבזק וילחמו בו ויכו את הכנעני ואת הפרזי׃
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.ووجدوا ادوني بازق في بازق فحاربوه وضربوا الكنعانيين والفرزّيين.
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.又 在 那 裡 遇 見 亞 多 尼 比 色 、 與 他 爭 戰 、 殺 敗 迦 南 人 和 比 利 洗 人
Adoni-Bezekle orada karşılaşıp savaşa tutuştular, Kenanlılarla Perizlileri yenilgiye uğrattılar.又 在 那 裡遇見亞 多 尼 比色 、 與 他 爭戰 、 殺敗 迦南人 和 比利 洗 人
Amsterdam'da bulunan De Kas adlı örneğe bezemektedir.암스테르담에 있는 음식점과 유사한 음식점을 만듭니다.
Amsterdam'da bulunan De Kas adlı örneğe bezemektedir.lite som den här i Amsterdam, De Kas.
Amsterdam'da bulunan De Kas adlı örneğe bezemektedir.Несколько напоминает вот этот в Амстердаме под название Де Кас.
Amsterdam'da bulunan De Kas adlı örneğe bezemektedir.בדומה לזו הנמצאת באמסטרדם ונקראת 'דה קאס'.
Amsterdam'da bulunan De Kas adlı örneğe bezemektedir.مثل تلك التي في امستردام تدعى دي كاس ..
Amsterdam'da bulunan De Kas adlı örneğe bezemektedir.次にその地域の生分解性廃棄物
Ancak özel bezelerinin yardımıyla bunu vücutlarından dışarı atarlarNhưng với sự hỗ trợ của một tuyến đặc biệt, chúng hắt hơi đẩy muối ra ngoài.
Ancak özel bezelerinin yardımıyla bunu vücutlarından dışarı atarlar,אך בעזרת בלוטה ייחודית .הן מתעטשות ופולטות אותו החוצה
Ancak özel bezelerinin yardımıyla bunu vücutlarından dışarı atarlarلكن بمساعدة غدّد خاصّة هم يعطسوه خارجاً
Arap dünyası (Müzik) Dinin verdiği tevazuyla esirgenmişti Kuran'ın ışığıyla bezenmişti.Lumea arabă (Muzică) ♫ Modestia ei a fost apărată de religie ♫ ♫ Ea a fost împodobită cu lumina Coranului ♫
Arap dünyası (Müzik) Dinin verdiği tevazuyla esirgenmişti Kuran'ın ışığıyla bezenmişti.(Zene) ♫ A hit szerénysége védelmezte ♫ ♫ A Korán fénye ragyogta be ♫
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.Australopitek miał mózg wielkości ziarnka grochu.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.Australopitekus mal iba mililinký hráškový mozog.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.Australopitekus měl jen malinký mozek velikosti hrášku.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.Australopithecus avea un creier mic cât o boabă de mazăre.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.Australopithecus hade en fjuttig liten ärthjärna.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.Australopithecus had een klein erwtenbrein.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.Australopithecus hatte ein winzig kleines Erbsengehirn.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.Australopithekus punya otak sekecil kacang.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.Az ausztralopithecusnak borsónyi kis agya volt.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.오스트랄로피테쿠스는 아주 작은 완두콩만한 뇌를 가지고 있었습니다.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.L'australopithèque avait un cerveau minuscule.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.L'Austrolopiteco aveva un cervello piccolino.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.Người Australopithecus có bộ não nhỏ bằng hạt đậu.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.O Australopiteco tinha um minúsculo cérebro de ervilha.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.Ο Αυστραλοπίθηκος είχε ένα μικροσκοπικό εγκέφαλο σε σχήμα μπιζελιού.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.Австралопитека имал съвсем мъничък мозък, като грахово зърно.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.Мозг австралопитеков был величиной с горошину.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.לאוסטרלופיתקוס היה מוח אפונה קטן.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.كان "أسترالوبيثكس " لديهم دماغ صغير جداً
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.ホモ・エレクトスの時代には
Bir lif bezesi, içerisinde çokça거미줄 분비샘을 가지고 각각의 분비샘은
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Een ragklier is een zak met een hoop rag-eiwitten.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.En silkeskörtel ser ut lite som en säck med en massa silkesproteiner i.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Glanda arata ca un saculet plin cu proteine indesate inauntru.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Gruczoł przędny wygląda trochę jak torebka z mnóstwem jedwabnych białek upchanych w środku.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Maga a mirigy kis zsákra hasonlít, és sok fehérje lapul benne.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Mỗi tuyến tơ nhìn giống 1 cái túi với nhiều protein tơ bị tắc bên trong.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Questa ghiandola assomiglia a un sacchetto contenente molte proteine della seta.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Rauhanen on näyttää säkiltä, johon on sullottu paljon seittiproteiinia.
Bir lif bezesi, içerisinde çokça lif proteini bulunan bir keseye benzer.Uma glândula de seda é parecida com um saco cheio de proteínas da seda lá dentro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod