Ana içeriğe geç
Sözlük

bez ile cümle

bez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Hala merak ediyordum, sargı bezini yanık hastalarından nasıl çıkarmalı?火傷患者の包帯の剥がし方が気になっていました 初めは あまりお金がなく
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.時には数千に及ぶこともあります 分泌腺は 7種類に分類することができます
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.À l'intérieur de chaque araignée, il y a des centaines de glandes à soie, parfois des milliers.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Bên trong mỗi con nhện có hàng trăm, có khi hàng ngàn tuyến tơ.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Dentro de cada araña, hay cientos de glándulas de seda, a veces miles.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Dentro de cada aranha há centenas de glândulas de seda, às vezes milhares.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.In elke spin zijn er honderden, soms duizenden.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.In fiecare paianjen, exista sute de glande de matase, uneori mii.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.In jeder Spinne gibt es hunderte Seidendrüsen, manchmal sogar tausende.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Inuti varje spindel finns hundratals silkeskörtlar, ibland tusentals.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Jokaisessa hämähäkissä on satoja rauhasia, joskus tuhansia.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Każdy pająk ma setki, a czasem tysiące gruczołów przędnych.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.볼 수 있을 겁니다. 수백개의 때로는 수천개의 분비샘이 있습니다.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Ogni ragno ne possiede a centinaia, talvolta a migliaia.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Több száz, néha akár több ezer ilyen mirigyre.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Uvnitř každého pavouka jsou stovky snovacích žláz, někdy i tisíce.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Μέσα σε κάθε αράχνη, υπάρχουν εκατοντάδες μεταξογόνοι αδένες, και σε μερικές περιπτώσεις ακόμα και χιλιάδες.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Внутри каждого паука содержится сотня желез шелка, а иногда и тысяча.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.Във всеки паяк има стотици копринени жлези, понякога хиляди.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.בתוך כל עכביש, יש מאות בלוטות קורים, לפעמים אלפים.
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.في داخل كل عنكبوت يوجد المئات من غدد الخيوط,وفي بعض الاحيان الالاف
Her örümceğin içinde, yüzlerce bazen binlerce lif bezesi bulunur.每隻蜘蛛裡面,有百幾個 絲腺體,有時,成千個。
Hipofiz bezi, ana bez olarak adlandırılır çünkü diğer organlarda çalışabilen hormonları buradan yaparız. .Jest nazywana 'mistrzowskim gruczołem' ponieważ w niej powstają hormony które sterują kolejnymi organami
Hipofiz bezi, ana bez olarak adlandırılır çünkü diğer organlarda çalışabilen hormonları buradan yaparız. .뇌하수체겠네요. 뇌하수체는 주인 분비선 (master gland도 뇌하수체라는 뜻) 이라고도 부릅니다. 왜냐하면 뇌하수체에서 우리가 호르몬을 만들어 보내면 그게 다른 장기에서 일을 하거든요.
Hipofiz bezi, ana bez olarak adlandırılır çünkü diğer organlarda çalışabilen hormonları buradan yaparız. .Tato žláza je nazývána řídící žlázou, protože v ní vytvořené hormony stimulují další endokrinní žlázy.
Hipofiz bezinden salgılanan hormonlardan biri tiroid uyarıcı hormon ya da TSH'dir. .보통 아미노 산에서 유래한 작은 분자들입니다.
Hipofiz bezinden salgılanan hormonlardan biri tiroid uyarıcı hormon ya da TSH'dir. .هناك جزيئات صغيرة عادة مشتقة من الأحماض الأمينية،
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.A nossa glândula pituitária bombeia esta coisa como parte da resposta ao stress.
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.Hypofysen pumpar ut detta som en del av stressreaktionen.
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.스트레스를 받으면 뇌하수체는 반응을 하면서 이 물질을 내뿜어요.
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.Przysadki pompy to rzeczy się w ramach reakcji na stres.
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.Tu glándula pituitaria bombea esta cosa como parte de la respuesta al estrés.
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.Vaša hypofíza produkuje túto látku ako súčasť odpovede na stres.
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.Ваш залоза гіпофіз насос цього матеріалу як частина стресової реакції.
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.Выработка окситоцина гипофизом является частью ответной реакции на стресс.
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.ストレス反応の一部として出します
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.A tak vzali telo Ježišovo a povili ho povojmi s voňavými vecmi, jako majú Židia obyčaj pochovávať.
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.이에 예수의 시체를 가져다가 유대인의 장례법대로 그 향품과 함께 세마포로 쌌더라
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.Tedy vzali tělo Ježíšovo, a obvinuli je prostěradly s vonnými věcmi, jakž obyčej jest Židům se pochovávati.
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.Vzameta torej truplo Jezusovo in ga zavijeta v prte z dišavami vred, kakor imajo Judje navado pokopavati.
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.Взяли тодї тїло Ісусове, і обгорнули полотном з пахощами, як се звичай у Жидів ховати.
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.Итак они взяли тело Иисуса и обвили его пеленами с благовониями, как обыкновенно погребают Иудеи.
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.Който е от Бога, той слуша Божиите думи; вие затова не слушате, защото не сте от Бога.
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.ויקחו את גופת ישוע ויחתלוה בתכריכין עם הבשמים כאשר נהגים היהודים לקבר את מתיהם׃
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.فأخذا جسد يسوع ولفاه باكفان مع الاطياب كما لليهود عادة ان يكفنوا.
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.他 們 就 照 猶 太 人 殯 葬 的 規 矩 、 把 耶 穌 的 身 體 用 、 細 麻 布 加 上 香 料 裹 好 了
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.他 們就 照猶 太 人 殯葬 的 規矩 、 把 耶穌 的 身體用 、 細 麻布 加上 香料 裹 好了
İndus tüccarları, bezirganları yabancı bir dili yazmak için de İndus yazısını kullanıyorlardı.Indus-Handlungsreisenden die Schrift nutzten, um eine fremde Sprache zu notieren.
İndus tüccarları, bezirganları yabancı bir dili yazmak için de İndus yazısını kullanıyorlardı.Indus-völgyi kereskedők, ezt az írást használták az idegen nyelv írásához is.
İndus tüccarları, bezirganları yabancı bir dili yazmak için de İndus yazısını kullanıyorlardı.인더스 문자를 사용해서 외국어를 적다고 생각합니다.
İndus tüccarları, bezirganları yabancı bir dili yazmak için de İndus yazısını kullanıyorlardı.là các thương gia Indus, các thương gia, đã sử dụng chữ viết này để viết một ngôn ngữ nước ngoài.
İndus tüccarları, bezirganları yabancı bir dili yazmak için de İndus yazısını kullanıyorlardı.Індські торговці -- купці -- використовували свою писемність для запису іноземної мови.
İndus tüccarları, bezirganları yabancı bir dili yazmak için de İndus yazısını kullanıyorlardı.הוא שהסוחרים מאינדוס השתמשו בכתב זה כדי לכתוב שפה זרה.
İndus tüccarları, bezirganları yabancı bir dili yazmak için de İndus yazısını kullanıyorlardı.هو ان التجار الهندوس كانوا يستخدمون هذا الاسلوب النصي لكتابة اللغات الأجنبية.
İndus tüccarları, bezirganları yabancı bir dili yazmak için de İndus yazısını kullanıyorlardı.外国語を表すために 文字を使っていたということです 英語とオランダ語の例のように
İnsanların yapabileceklerinden azı istendiği için bezmiş olabilecekleri fikrine dayanarak yapıldı tüm bunlar.Alles basiert auf der Idee, dass Menschen es leid sind, gefragt zu werden, was sie als Mindestes tun könnten.
İnsanların yapabileceklerinden azı istendiği için bezmiş olabilecekleri fikrine dayanarak yapıldı tüm bunlar.En allemaal gebaseerd op het idee dat mensen het gevraag beu zijn over wat ze kunnen missen.
İnsanların yapabileceklerinden azı istendiği için bezmiş olabilecekleri fikrine dayanarak yapıldı tüm bunlar.사람들이 할 수 있는 최소한의 것을 하라는 주문은 식상할 것이란 판단에 기초했던 것입니다.
İnsanların yapabileceklerinden azı istendiği için bezmiş olabilecekleri fikrine dayanarak yapıldı tüm bunlar.Мы основывались на идее, что люди устали от просьб сделать самую малость.
İnsanların yapabileceklerinden azı istendiği için bezmiş olabilecekleri fikrine dayanarak yapıldı tüm bunlar.הכל על יסוד הרעיון שלאנשים נמאס שמבקשים מהם לעשות הכי מעט שהם יכולים.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod