Ana içeriğe geç
Sözlük

bez ile cümle

bez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
12
ORT. KELİME
Diğer delikten aşağı daldı ve Jones gibi paralayan bez ses duydum onun eteklerine yapıştı.El otro se zambulló en el agujero, y oí el sonido desgarrador de tela como Jones se aferró a sus faldas.
Diğer delikten aşağı daldı ve Jones gibi paralayan bez ses duydum onun eteklerine yapıştı.Inne zanurkował do dziury, i usłyszałem dźwięk rozdzierający z tkaniny Jones złapał się za spódnice.
Diğer delikten aşağı daldı ve Jones gibi paralayan bez ses duydum onun eteklerine yapıştı.Khác lặn xuống lỗ, và tôi nghe tiếng vải xé như Jones nắm chặt tại váy của mình.
Diğer delikten aşağı daldı ve Jones gibi paralayan bez ses duydum onun eteklerine yapıştı.L'altro si tuffò nel buco, e ho sentito il suono di stoffa laceranti come Jones stringeva alla sua gonna.
Diğer delikten aşağı daldı ve Jones gibi paralayan bez ses duydum onun eteklerine yapıştı.O outro mergulhou no buraco, e ouvi o som de tecido rasgando como Jones agarrou no seu saias.
Diğer delikten aşağı daldı ve Jones gibi paralayan bez ses duydum onun eteklerine yapıştı.다른 하나는 구멍을 아래로 다이빙, 그리고 존스로 rending 천의 소리를 들었 자신의 치마에 해서요.
Diğer delikten aşağı daldı ve Jones gibi paralayan bez ses duydum onun eteklerine yapıştı.Toinen sukelsi alas aukkoon ja minä kuulin äänen riipaisevia liinaa Jones tarttui hänen hameet.
Diğer delikten aşağı daldı ve Jones gibi paralayan bez ses duydum onun eteklerine yapıştı.Yang lain menyelam ke dalam lubang, dan aku mendengar suara kain menyayat sebagai Jones mencengkeram rok nya.
Diğer delikten aşağı daldı ve Jones gibi paralayan bez ses duydum onun eteklerine yapıştı.Η άλλη βούτηξε κάτω από την τρύπα, και άκουσα τον ήχο του rending πανί, όπως Jones αδράξει την φούστες του.
Diğer delikten aşağı daldı ve Jones gibi paralayan bez ses duydum onun eteklerine yapıştı.Другие нырнул в дыру, и я услышал звук раздирающие тканью, так как Джонс схватился за юбки.
Diğer delikten aşağı daldı ve Jones gibi paralayan bez ses duydum onun eteklerine yapıştı.Другият се гмурна надолу дупка, и чух звука на rending кърпа като Jones стисна си поли.
Diğer delikten aşağı daldı ve Jones gibi paralayan bez ses duydum onun eteklerine yapıştı.Інші пірнув в дірку, і я почув звук надривні тканиною, оскільки Джонс схопився за спідниці.
Diğer delikten aşağı daldı ve Jones gibi paralayan bez ses duydum onun eteklerine yapıştı.אחרים צללו לתוך הבור, ושמעתי קול של בד קורע כמו ג'ונס לפתה את החצאיות שלו.
Diğer delikten aşağı daldı ve Jones gibi paralayan bez ses duydum onun eteklerine yapıştı.هوت الآخر أسفل الحفرة ، وسمعت صوت تمزق القماش وجونز يمسك في التنانير له.
Diğer delikten aşağı daldı ve Jones gibi paralayan bez ses duydum onun eteklerine yapıştı.彼のスカートat捕まえた。 光はリボルバーのバレルによってフラッシュ、しかしホームズ"狩猟の作物が来た
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Aku bisa melihat ke bawah siku, dan ada secercah cahaya bersinar melalui air mata dari kain.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Eu podia ver direito para baixo para o cotovelo, e havia um raio de luz brilhando através de um rasgo do pano.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Jag kunde se ända ner till armbågen, och det fanns en strimma av ljus skiner genom en tår av tyget.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Láttam egészen, hogy a könyök, és ott volt egy halvány fény ragyog egy szakadás a ruhával.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Tôi có thể thấy phải xuống đến khuỷu tay, và có một tia sáng của ánh sáng thông qua một giọt nước mắt của vải.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Viděl jsem to přímo dolů k lokti, a tam byl záblesk světla svítí přes slzy tkaniny.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Videl sem, desno po njej do komolca, in je bila preblisk svetlobe sije skozi solza v krpo.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Videl som to priamo dole k lakťu, a tam bol záblesk svetla svietia cez slzy tkaniny.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Widziałem, aż do łokcia, i nie było przebłysk światła świeci przez łzy szmatką.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile. 'Yüce Tanrım!'Ho potuto vedere fino al gomito, e c'era un barlume di luce splendente attraverso uno strappo della stoffa.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Можех да видя, право надолу него до лакътя, и имаше проблясък на светлина грее чрез разкъсване на плата.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Я бачив, аж до його ліктя, і там був проблиск світла сяючий через сльози серветкою.
Dirsek sağ aşağı görmek, parlayan bir ışık pırıltısı vardı Bezin bir damla gözyaşı ile.Я видел, вплоть до его локтя, и там был проблеск света сияющий через слезы салфеткой.
Eğer iki üçgen bezer ise, denk de olabilirler ama olmayabilirler de.Ak sú dva trojuholníky podobné, môžu byť zhodné, ale nemusia.
Eğer iki üçgen bezer ise, denk de olabilirler ama olmayabilirler de.Als twee driehoeken gelijkwaardig zijn, dan kunnen ze congruent zijn maar dat is niet noodzakelijk.
Eğer iki üçgen bezer ise, denk de olabilirler ama olmayabilirler de.Pokud jsou dva trojúhelníky podobné, mohou být shodné, ale nemusí.
Eğer iki üçgen bezer ise, denk de olabilirler ama olmayabilirler de.اذا كان المثلثان متشابهان، فربما يكونان متطابقان، لكن ليس بالضرورة
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.A keď sa nahnul, videl povoje ležať, ale nevošiel.
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.A nachýliv se, uzřel prostěradla položená, ale však tam nevšel.
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.A nachyliwszy się, ujrzał leżące prześcieradła; wszakże tam nie wszedł.
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.Chinatosi, vide le bende per terra, ma non entrò
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.e, abaixando-se viu os panos de linho ali deixados, todavia não entrou.
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.És lehajolván, látá, hogy ott vannak a lepedõk; mindazáltal nem megy vala be.
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.guckt hinein und sieht die Leinen gelegt; er ging aber nicht hinein.
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.Ia menengok ke dalam kuburan dan melihat kain kafan terletak di situ, tetapi ia tidak masuk
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.in sklonivši se, ugleda platnene povoje, da leže; toda ne vstopi.
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.Ja kun hän kurkisti sisään, näki hän käärinliinat siellä; kuitenkaan hän ei mennyt sisälle.
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.구푸려 세마포 놓인 것을 보았으나 들어가지는 아니하였더니
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.Người cúi xuống , thấy vải bỏ dưới đất ; nhưng không vào .
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.Người cúi xuống, thấy vải bỏ dưới đất; nhưng không vào.
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.Och när han lutade sig ditin, så han linnebindlarna ligga där; dock gick han icke in.
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.og da han bøide sig ned, så han linklærne ligge der; men han gikk ikke inn.
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.Og da han kiggede ind, ser han Linklæderne ligge der, men gik dog ikke ind.
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.S'a plecat şi s'a uitat înlăuntru, a văzut făşiile de pînză jos, dar n'a intrat.
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.s`étant baissé, il vit les bandes qui étaient à terre, cependant il n`entra pas.
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.Y cuando se inclinó, vio que los lienzos habían quedado allí; sin embargo, no entró
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.και παρακυψας βλεπει κειμενα τα σαβανα, δεν εισηλθεν ομως.
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.И, наклонившись, увидел лежащие пелены; но не вошел во гроб .
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.І нахилившись, бачить, що лежить полотно, та не ввійшов.
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.וישקף אל תוכו וירא את התכריכין מנחים אך לא בא פנימה׃
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.وانحنى فنظر الاكفان موضوعة ولكنه لم يدخل.
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.低 頭 往 裡 看 、 就 見 細 麻 布 還 放 在 那 裡 . 只 是 沒 有 進 去
Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.低 頭往裡 看 、 就 見細 麻布 還 放在 那 裡 . 只是 沒有進去
Epuise -- yorgun, bitkin, bezgin.Epuise -- Desganado, agotado, harto.
Epuise -- yorgun, bitkin, bezgin.Epuisé -- mệt mỏi, kiệt sức, chán nản.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod