Ana içeriğe geç
Sözlük

beyni ile cümle

beyni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve sizin için gerçek bir insan beyni getirdim.And I have brought for you a real human brain. (Groaning, laughter)
Evet, bu gerçek bir insan beyni.So this is a real human brain.
Beynimin sol yarıküresi, sol yarıkürelerimiz ise çok farklı bir yer.My left hemisphere, our left hemisphere, is a very different place.
İşte, inme geçirdiğim sabah kaybettiğim, beynimin bu bölümüydü.And this was the portion of my brain that I lost on the morning of my stroke.
Ve hemen ardından beynim şöyle diyordu:And the next thing my brain says to me is,
Bu kırk beş dakika boyunca, beynimin sol yarıküresindeki kanama gitgide büyümeye devam etmekteydi.In the meantime, for 45 minutes, the hemorrhage is getting bigger in my left hemisphere.
Beyniniz bu bilgilerin belirsizliği ile uğraşamaz ve rahatsızlanır.Your brain cannot deal with the uncertainty of that information, and it gets ill.
Belki bu hücrelerin sonunda benim beynim olacak şeylere farklılaşır.Maybe these cells eventually differentiate into things that'll turn to my brain.
Beynim arkaplanda garip şeyler yapıyor.My brain is doing strange things in the back ground
İnsanlar binlerce yıl boyunca insan zihninin, beyninin, içine bakmayı istemiştir.People have wanted to look inside the human mind, the human brain, for thousands of years.
Meslektaşım Peter'in beyninin içine bir yolculuk yapacağız.We're going to fly into my colleague Peter's brain.
Eğer bu yapıyı kendi beyninin içerisinde görebilirse, onu nasıl kontrol edeceğini öğrenebilir.If he can see this pattern in his own brain, he can learn how to control it.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.There have been three ways to try to impact the brain: the therapist's couch, pills and the knife.
Bu sizi sarsabilir, fakat biz gerçekten bu kişinin beynini gerçek zamanlı olarak okuyabiliyoruz.This may shock you, but we're literally reading this person's brain in real time.
Ben beynimin içini gördüm.I've seen inside my brain.
Beynin bilgiyi nasıl işlediğini araştırıyorum.I study how the brain processes information.
Orada yaşıyorlar, ve kısmen bir tarafa doğru. (Bu noktada beynin sol lobuna gönderme yapıyor)They live up there, and slightly to one side.
Ve bu öfke, bazı büyük kinsman kemik, benim umutsuz beynini bir kulüp, çizgi gibi?And, in this rage, with some great kinsman's bone, As with a club, dash out my desperate brains?--
Ben beynin nasıl çalıştığını anlamak için kontrol ediyorum.I control the brain in order to understand how it works.
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz."They say, "If we could record the activity of our neurons, we would understand the brain."
Yani, bir hamamböceğinin beyninin kabaca yüzde birlik kısmına bakıyorsunuz.So you're looking at roughly one percent of the brain of a cockroach.
Beynin kullandığı şifreyi anlamıyoruz.We don't understand the code used by the brain.
Bu yüzden sineğin beynindeki Eleştirmen rolünü oynayan hücreleri belirlemek için yola çıktık.So we set out to identify the cells in the fly's brain that played the role of the Critic.
Eğer robotun elektronik beyninin içine bunu bu koyarsanız, insan duyguları oluşturur.If you place this inside the robot's electronic brain, it builds up human emotions.
Sizin beyniniz için de bunun gibi bir diyagram var ama onu bu ekrana sığdıramam.There's a diagram like this for your brain, but there's no way it would fit on this slide.
Bobby fare beyninin çok ince dilimlerini tutuyor.Bobby is holding fantastically thin slices of a mouse brain.
Kadın ya da erkek fark etmez, herkesin beyni spagetti gibidir.It doesn't matter whether you're a guy or girl, everyone's brains are like spaghetti.
Ve bu sadece bir fare beyni. İnsan beyninden çok daha küçük.And that's just a mouse brain -- it's a lot smaller than a human brain.
Nöronların dalları beynin kabloları gibidir.The branches of neurons are like the wires of the brain.
Beyninizdeki kabloların uzunluğunu tahmin edebilir misiniz?Can anyone guess: what's the total length of wires in your brain?
Dondurulmuş bir beynin konektomunu bulalım.I propose that we attempt to find a connectome of a frozen brain.
Bu gerçeğin beyninize iyice işlemesi için bir dakika verin:Just let that fact detonate in your brain for a minute:
Beynim durdu.My brain is malfunctioning.
Tamam, ahlaki beynin bu başlangıç şemasında ne var peki?OK, so what's on the first draft of the moral mind?
Bizim, vücudumuzdaki en önemli organımızı: beynimizi koruyan güçlü kafatası kemiklerimiz vardır.We have strong skull bones that protect the most important organ in our body: the brain.
Bu yüzden hapse atıldı ama sözleri beynime kazılı duruyor.He got thrown in jail for it, but I have his words tattooed on my brain.
Yoksa bir karafatmanın beynindeki hücrelerin çarpışmasının abartılmış sesi midir?Or is it the amplified sound of a synapse firing in the brain of a cockroach?
Sadece gözleriyle algıladıkları şeyleri beyninde işleyerek görüyordu.Gördüğü ve zihninde işlenen her şey gözlerinden geçiyordu.
Birisi bu inanılmaz insan beyni.One is this amazing human brain.
Ve insan beyni, insan kalbiyle birleştiğinde-- ve dünya çevresinde ellerimiz birleştiğinde.So the human brain, coupled with the human heart, and we join hands around the world.
Bu aslında beynin zevk sistemi olarak görülen bir sistemdi.This was originally seen as a system that was the pleasure system of the brain.
Olds ve Milner bir farenin beynine elektrot yerleştirdiler.Olds and Milner put electrodes into the brain of a rat.
Bu yüzden, bunun, bilirsiniz, beynin orgasmatronu olduğunu varsaydılar.So they assumed this must be, you know, the brain's orgasmatron.
Beynimizin tamamı küçülmeye ve körelmeye mi başlayacak ?Is all of our brain going to start to shrink and atrophy like that?
Bu ikisi beynin farklı yerleri tarafından kontrol edilir.They're controlled by different parts of the brain.
Çünkü beynin bu kısmı karar vermeyi kontrol ediyor, dili kontrol etmiyor.Because the part of the brain that controls decision-making doesn't control language.
Beynimin küçük bir kısmı şöyle düşünüyordu,And a small part of my brain is thinking,
'Bu çok iğrenç ve gerçekten tehlikeli,' ama beynimin büyük bir kısmı da şöyle düşünüyordu,'That is so gross and really dangerous,' but most of my brain is thinking,
Karıncanın beyni, beyni etkileyen ve intihara da neden olan bir parazit tarafından ele geçirilmiş.The ant's brain has been hijacked by a parasite that infects the brain, inducing suicidal behavior.
Ne olduğunu bilmiyorsun, fakat beyninde bir kurt var ve bu seni mahvediyor.You don't know what it is, but it is there like a splinter in your mind driving you mad.
Eğer ergen bir köpeğin beynine sahipseniz, doğaya karşı gelemezsiniz.You cannot compete with the environment, if you have an adolescent dog's brain.
Ve beynin olayı kavrayamaz! Tamam mı?All right?
Neden tatlı oldugunu anlamak için beynimize bakmanız gerekir.You have to look in our brains to understand why they're sweet.
Nörolojik sistem , bir iş yaptıgımızda beyni ödüllendirmek üzere kurulmuştur.It's a neural system that's wired up to reward the brain for doing a grubby clerical job.
Beynin , işlevsel yapısı hakkında ... Matthew Hurley bunu ilk yazandır.Matthew Hurley is the first author of this.
Strateji geliştiren beynimiz hakkında konuşacağım.I'm going to talk about the strategizing brain.
Tüm bunlar beynin neresinde oluyor?Where are these things happening in the brain?
Beyninizde var, akciğerlerinizde var.You've got it in your brain; you've got it in your lungs.
Beynimin nasıl çalıştığıyla ilgili size bir kaç örnek vereceğim.I'm going to give you a couple of examples of how my brain works.
Daha da ileri gidecek olursak siz beyninizin mikroyapısını değiştiriyorsunuz.You're changing the microstructure of your brain as you go along.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod