Ana içeriğe geç
Sözlük

beyni ile cümle

beyni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Grubun beyni Jon Nödtvedt, 2006 yılında intihar etti ve grup dağıldı.Dia 13 de agosto de 2006 o fundador da banda, Jon Nödtveidt, se suicidou, enterrando consigo a banda.
Neokorteks insan beyninin kütlesinin yaklaşık %76’sını oluşturur.Nos humanos é de aproximadamente o 76 % do volume do cérebro.
Aslında biz onun sadece beynini görebiliyoruz.Tudo que é preciso é o cérebro.
Fakat sesin beynin içindeymişcesine bilinen ses gibi işitildiği söylenir.Deus sabe o que se estava a passar através do seu cérebro.
Takma adı "Albay" Alaska'nın hazırladığı şakaların ardındaki stratejik beyninden gelir.Obtém seu apelido por ser o mentor estratégico por trás dos esquemas que Alasca inventa.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Elas revelam que, mesmo durante o sono, todas as partes do cérebro mostram-se com algum nível de atividade.
Kişi bu düşünce, dürtü ve düşlemlerin kendi beyninin bir ürünü olduğunun farkındadır.Mal sabe a sonhadora e valente, Luna, que esse passado também é seu.
Dutschke'nin beynindeki hasar hayati önem taşıyordu.A bomba propulsora do Dushkin estava causando problemas consideráveis.
Nörosistiserkoz adı verilen ve beyni etkileyen özel bir formu nörolojik semptomplara neden olabilir.Uma forma específica chamada neurocisticercose, que afeta o cérebro, pode causar sintomas neurológicos.
Edgar: Takımın beynidir.Metaforicamente, são o cérebro da equipe.
Beyni ise kendi sefer tasına koydu ve evine götürdü.Ele o fez e levou a cabeça para casa consigo.
Vücut ısısı beynin hipotalamus bölgesindeki ısı düzenleme merkezi tarafından kontrol edilir.Este valor é controlado pelo centro termorregulador do corpo no hipotálamo.
Edgar: Takımın beynidir.Hij is het brein van het team.
Kendisine düzenlenen bir suikastta beyni ağır hasarlara uğramıştı.De hoofdwonden die hij daaraan overhield leidde tot een hersenbeschadiging.
Aslında biz onun sadece beynini görebiliyoruz.Normaal ziet men enkel haar hoofd.
Pozitronik beynin önemli noktası ise , robotları kırılgan yapmak oldu .Daarnaast bedacht hij het Positronisch brein van de robot.
Başkalarının beynini kontrol eder.Kon gedachten van anderen beheersen.
Biri bakar ki kellelerin beyni yok.Ze verneemt dat hij geen hersenen heeft.
Toby'nin beyni yıkanır.Toby's naam is gezuiverd.
"Aşk çok güçlüyse kişinin beyni duruyor".“De kracht van het lot is te sterk voor het individu om te weerstaan.”
Ve annesinin beyninden Giles ile birlikte gençken birlikte olduklarını okumuştur.Nadat zijn ouders scheidden woonde Joss Whedon in zijn jeugd samen met zijn moeder.
İkinci kraniyal sinir, tam bir çevresel sinir değildir, fakat ara beynin bir parçasıdır.Twee derde van de zenuwcellen bevindt zich niet in de hersenen, maar in de vangarmen.
Beynin geri kalanı da tedaviden zarar görebilir.De reflex kan ook door medicijngebruik negatief worden beïnvloed.
İnsan beyni temel yakıt olarak glukoz kullanır.Alle cellen in het menselijk lichaam gebruiken glucose als energiebron.
Başkalarının beynini kontrol eder.Kontroluje umysły innych.
Gawker bu durumu “/b/‘yi okumak beyninizi eritecektir.” diyerek esprili bir şekilde açıklamıştır.Portal Gawker.com stwierdził, że „czytanie /b/ rozpuści ci mózg”.
Film yönetmenin aksine müzik yaparken beynimin farklı bir tarafını kullanıyorum.Pracując nad muzyką używam zupełnie innej części mózgu, niż tworząc film.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Ukazują, że nawet w trakcie snu wszystkie części mózgu wykazują pewien poziom aktywności.
Edgar: Takımın beynidir.Noam - mózg drużyny.
Beyni şapkanın altındadır.Głowa w ciapki.
Beyninizi bu tür sorularla meşgul etmeyin.Nie trzymajcie strachu w waszych umysłach.
Onun da ciddi bir beyni var.Miały też niewielkie mózgi.
Grubun beyni Gildenlöw 1996'dan beridir kafasında belli bir konsept oluşturmaya çalışıyordu.Daniel Gildenlöw dopracowywał swój pomysł już od 1996 roku.
Kendisine düzenlenen bir suikastta beyni ağır hasarlara uğramıştı.Odniósł poważne obrażenia głowy, skutkujące trwałym uszkodzeniem mózgu.
"Tıkladığınız Sizin Beyniniz".Niszczysz swój umysł."
Norman, oğlu Harry'nin beynini yıkayarak etkisiz hale getirmiştir.Cała sytuacja rozwściecza wuja Harry’ego.
Aslında biz onun sadece beynini görebiliyoruz.W serialu widzimy tylko jego głowę.
İnsan beyni üç zarla sarılmıştır.Korę móżdżku budują 3 warstwy.
Bu, orta beyni oluşturacaktır.Jądro to zalicza się do jąder podstawnych mózgowia.
Başkalarının beynini kontrol eder.Han äger förmågan att kontrollera andra människors hjärnor.
Buna göre düşünce, ilkin insan beyninde ortaya çıkar.Eller finns "Alma" bara inuti huvudpersonens egen hjärna?
Aslında biz onun sadece beynini görebiliyoruz.Hon ses som gruppens hjärna.
Onun da ciddi bir beyni var.Han hade även ett förstorat hjärta.
Nucleus accumbens: Beynin ödül merkezi olarak da bilinir.Nucleus accumbens utgör en del av belöningssystemet.
Aynı zamanda beynin iskemik nekrozunda, koagülasyon nekrozu yerine görülür.Hellre vill jag att han skall finna mig hava mera inom revbenen än kål.
Kendisine düzenlenen bir suikastta beyni ağır hasarlara uğramıştı.Один з постраждалих отримав важку черепно-мозкову травму.
Takma adı "Albay" Alaska'nın hazırladığı şakaların ardındaki stratejik beyninden gelir.Його прізвисько Полковник, тому що він є стратегічним «мозком» усіх махінацій, які вигадує Аляска.
Aslında biz onun sadece beynini görebiliyoruz.Їх добре видно на основі головного мозку.
Biri bakar ki kellelerin beyni yok.Пушкове волосся мозкової речовини не має.
Rise ise beyninden hasar aldığı için ameliyata alındı.Він починає непокоїтись через те, що операція могла зашкодити його мозку.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Вони показали, що навіть під час сну в мозку є якась активність.
Giraffatitanın beyni yaklaşık 300 cm³ kadardı.Об'єм мозку — приблизно 400 см³.
Ve beynini masanın üzerindeki dökülen bir kutu süte benzetirler.Також його третє око визирає зі сміттєвої корзини біля столу.
Bu durum beynin şekersiz kalmasına bağlı olarak ortaya çıkar.Внаслідок цього сумарний процес незворотний за клітинних умов.
İnsan beyni yaklaşık üç paund ağırlığında.Мозок людини важить близько трьох фунтів.
Beyni şapkanın altındadır.Mozek je umístěn ve spodní části klobouku.
Gawker bu durumu “/b/‘yi okumak beyninizi eritecektir.” diyerek esprili bir şekilde açıklamıştır.Gawker.com jednou prohlásil: "ze čtení /b/ se vám roztaví mozek".
Davasında Gramsci'nin savcısı ünlü "Yirmi yıl bu beynin işlemesini durdurmalıyız" ifadesini kullandı.Při soudním procesu se státní žalobce nechal slyšet: „Na dvacet let musíme zastavit tento mozek“.
Üstelik bu droidlerin beyni diğerlerinden daha gelişmiştir.I mozek hominoidů je mnohem rozvinutější než u ostatních savců.
Beynin duyu merkezi olduğunu söylemiştir.Také on pokládal za centrum duševní činnosti mozek.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod