İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.In het eerste menselijke vliegtuig was die bestuurder het brein van Orville en Wilbur in de cockpit.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.인간이 만든 첫 비행기의 제어 장치는 조종석에 앉아 있는 라이트 형제의 뇌였습니다.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.le cerveau d'Orville et Wilbur assis dans le cockpit.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.No primeiro avião, o controlador era basicamente os cérebros de Orville e Wilbur sentados no "cockpit".
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.Orville és Wilbur agya volt, akik a pilótafülkében ültek.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.Und im ersten Flugzeug war die Steuerung das Gehirn von Orville und Wilbur, die im Cockpit saßen.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.ובמטוסים הראשון, הבקר היה בעצם מוחם של אורוויל וויילבור שיושבים בתא הטייס.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.وفي أول طائرة صنعها الإنسان، كان جهاز التحكم هو دماغي أورفيل وويلبر الجالسين في غرفة القيادة.
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.コクピットのライト兄弟の脳みそだった これをハエと比べるとどうだろう
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Bao nhiêu nhà khoa học nghiên cứu não bộ có cơ hội được nghiên cứu não của chính họ từ bên trong?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Berapa banyak ilmuwan otak mendapat kesempatan untuk mempelajari otak mereka sendiri luar dalam?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Câți cercetători ai creierului au ocazia să-și studieze creierul din interior spre exterior?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"¿Cuántos científicos del cerebro tienen la oportunidad de estudiar su propio cerebro de adentro hacia afuera?
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"(Gelächter)
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Hány agykutató tudósnak van rá lehetősége, hogy az agyát bentről kifelé tanulmányozza?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Hoeveel hersenwetenschappers krijgen de kans hun eigen hersenen van binnenuit te bestuderen?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Hur många hjärnforskare får möjligheten att studera sin egen hjärna från insidan?
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Hvor mange hjerneforskere har muligheden for at studere deres egen hjerne indefra og ud?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?" (Kahkahalar)Jak wielu neurologom nadarza się okazja, żeby zbadać własny mózg od środka?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?" (Kahkahalar)Kuinka monella aivojen toimintaa tutkivalla tiedemiehellä on mahdollisuus tutkia omia aivojaan sisältäpäin?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"기회를 잡은 뇌 과학자가 몇이나 되겠어?" (웃음)
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Koliko možganskih znanstvenikov je imelo možnost preučevati svoje lastne možgane od znotraj?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Kolik z vědců zabývajících se mozkem má takovou příležitost ke studiu svého vlastního mozku?
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Koľko vedcov skúmajúcich mozog má možnosť študovať svoj vlastný mozog zvnútra?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Quanti neuroscienziati hanno l'opportunità di studiare il proprio cervello dall'interno?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Quantos neurocientistas têm a oportunidade de estudar o seu cérebro de dentro para fora?
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"(Rires) C'est super !"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Колко мозъчни изследователи имат възможността да изучат собствения си мозък отвътре?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Скільком неврологам випадає можливість вивчати власний мозок зсередини?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"Скольким учёным, изучающим мозг, посчастливилось изучить свой собственный мозг изнутри?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?""כמה מדעני-מוח זוכים להזדמנות "לחקור את המוח שלהם מבפנים?"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?"كم عدد علماء المخ الذين أتيحت لهم الفرصة لدراسة مخهم من الدخل للخارج؟"
Kaç tane beyin araştırmacısının kendi beyinlerini böyle içten dışa inceleme fırsatı olmuştur ki?""チャンスに恵まれる脳科学者なんて そうはいない" (笑)
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.A holčičí mozky jsou jako špagety; všechno v jejich životě je se propojené se vším ostatním.
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.A lányok agya pedig olyan, mint a spagetti; az életükben minden mindennel összekapcsolódik.
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.Creierul fetelor seamănă cu niște spaghete; totul în viața lor este conectat cu orice altceva.
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.El cerebro femenino es como los espaguetis: todo en su vida está relacionado con todo lo demás.
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır. (Gülüşmeler)Frauengehirne sind wie Spaghetti; alles in ihrem Leben ist mit allem verbunden (Gelächter)
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır. (Gülüşmeler)Não con gái thì giống như mì Ý mọi thứ trong cuộc sống họ đều liên quan tới tất cả thứ khác (Tiếng cười)
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.여성의 뇌는 스파게티와 같습니다; 삶의 모든 것들이 모든 것과 연결되어 있습니다.
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.Le cerveau des filles ressemble aux spaghettis; tout dans leur vie est connecté à quelque chose d'autre.
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.Mozgy dievčat sú ako špagety, všetko v ich živote je spojené so všetkým ostatným.
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.Os cérebros das miúdas são como esparguete; tudo nas suas vidas está conectado com tudo o resto.
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.Quelli delle donne, invece, sono come gli spaghetti; ogni cosa, nella loro vita, è connessa a ogni altra.
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.U dziewczyn mózg jest jak spaghetti wszystko łączy się ze wszystkim innym.
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.Vrouwenbreinen zijn zoals spaghetti; Alles in hun leven is verbonden met al de rest.
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.Οι εγκέφαλοι των γυναικών είναι σαν μακαρόνια· όλα στη ζωή των γυναικών είναι συνδεδεμένα μεταξύ τους.
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.Мозги девушек словно спагетти; всё в их жизни соединено со всем остальным.
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.Мозок дівчат, як спаґетті; в їхньому житті усе взаємопов"язано.
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.Мозъците на жените са като спагети - всичко в техния живот е свързано с всичко останало.
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.המוח של בחורות הוא כמו ספגטי, כל דבר בחיים שלהן קשור לכל השאר.
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.مخ المرأة كالمعكرونة الإسباجيتي؛ كل شئ في حياتها متصل بكل شئ آخر!
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.あらゆる物事がお互いにつながっています (笑)
Kalmış olsalardı, beyinlerimiz Einstein'ı anlamakta çok daha iyi olurlardı.Als dat wel het geval was dan zouden onze breinen beter geschikt zijn om Einstein te begrijpen.
Kalmış olsalardı, beyinlerimiz Einstein'ı anlamakta çok daha iyi olurlardı.Bila iya, otak kita akan jauh lebih baik saat memahami Einstein.
Kalmış olsalardı, beyinlerimiz Einstein'ı anlamakta çok daha iyi olurlardı.Dacă ar fi făcut aceasta, creierele noastre ar fi fost mult mai înzestrate pentru înţelegerea lui Einstein.
Kalmış olsalardı, beyinlerimiz Einstein'ı anlamakta çok daha iyi olurlardı.Gdyby tak było, nasze mózgi znacznie lepiej rozumiałyby Einsteina.
Kalmış olsalardı, beyinlerimiz Einstein'ı anlamakta çok daha iyi olurlardı.Ha erre lett volna szükség, agyunk sokkal inkább képes lenne megérteni Einsteint.
Kalmış olsalardı, beyinlerimiz Einstein'ı anlamakta çok daha iyi olurlardı.Inak by pre naše mozgy bolo oveľa jednoduchšie chápať Einsteina.
Kalmış olsalardı, beyinlerimiz Einstein'ı anlamakta çok daha iyi olurlardı.Jos he olisivat, aivomme ymmärtäisivät paljon paremmin Einsteinia.