Fakat beyinlerimiz doğrusal bir dünya için ayarlanmıştır.Οι συνδέσεις του εγκεφάλου μας όμως είναι για ένα γραμμικό κόσμο.
Fakat beyinlerimiz doğrusal bir dünya için ayarlanmıştır.Але наш мозок звик до лінійного світу.
Fakat beyinlerimiz doğrusal bir dünya için ayarlanmıştır.Но наш мозг привык к линейному миру.
Fakat beyinlerimiz doğrusal bir dünya için ayarlanmıştır.אך המוח שלנו מוכוון לעולם לינארי.
Fakat beyinlerimiz doğrusal bir dünya için ayarlanmıştır.ولكن ادمغتنا تعمل لعالم خطي.
Fakat beyinlerimiz doğrusal bir dünya için ayarlanmıştır.その結果 指数関数的な発展には驚かされてばかり
Genetik mirasları ve büyük beyinleri ile.Dalam gen paus dan dalam otak mereka sangat besar.
Genetik mirasları ve büyük beyinleri ile.두가지 중요한 방법으로 저장되어 있습니다.
Genlerini ve beyinlerini onların... ...vücutlarındaki kütüphane olarak düşünebiliriz.Das Gehirn und die Gene sind... ...gewissermaßen Bibliotheken in ihrem Körper.
Genlerini ve beyinlerini onların... ...vücutlarındaki kütüphane olarak düşünebiliriz.Kita bisa memikirkan mereka gen dan otak... ... Sebagai sesuatu seperti perpustakaan di dalam tubuh mereka.
Genlerini ve beyinlerini onların... ...vücutlarındaki kütüphane olarak düşünebiliriz.우리는 그들의 유전자와 두뇌가 그들의 몸 내부의 도서관같은 것이라고 생각할수 있습니다.
Genlerini ve beyinlerini onların... ...vücutlarındaki kütüphane olarak düşünebiliriz.Podemos pensar en sus genes y el cerebro... .. .como algo como bibliotecas dentro de sus cuerpos.
Genlerini ve beyinlerini onların... ...vücutlarındaki kütüphane olarak düşünebiliriz.Pode-se pensar que os seus genes e cérebros, são como bibliotecas no interior dos seus corpos.
Genlerini ve beyinlerini onların... ...vücutlarındaki kütüphane olarak düşünebiliriz.Possiamo pensare ai loro geni e cervelli... ...come a delle biblioteche dentro ai loro corpi.
Genlerini ve beyinlerini onların... ...vücutlarındaki kütüphane olarak düşünebiliriz.Ses gènes et son cerveau... sont une sorte de bibliothèque.
Genlerini ve beyinlerini onların... ...vücutlarındaki kütüphane olarak düşünebiliriz.Можем да си представим техните гени и мозъци като библиотеки, поместени в телата им.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Así que, ahora los temes están forzando nuestros cerebros a convertirse más en máquinas de temes.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Defapt, temele ne forţează creierele să devină tot mai mult nişte maşini temetice.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.En ce moment, les tèmes sont en train de forcer nos cerveaux à devenir des machines à tèmes.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Het is zover dat de temen onze breinen beginnen te dwingen om meer als tememachines te werken.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.그래서 사실상, 이제 팀은 우리 뇌가 거의 팀 기계처럼 되도록 몰아가고 있습니다.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Takže ve skutečnosti teď temy nutí naše mozky, aby se z nich staly spíš temové stroje.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Tatsächlich zwingen jetzt die Teme unsere Gehirne als Tem-Maschinen zu wirken.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Úgyhogy igazából mostmár a témek kényszerítik az agyunkat, hogy tém gépekhez hasonlóbb legyen.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Więc, tak naprawdę, teraz temy zmuszają nasze mózgi by stały się maszynami temowymi.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Έτσι στην ουσία, τώρα τα τιμίδια πιέζουν τα μυαλά μας να γίνουν περισσότερο μηχανές τιμιδίων.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Така че всъщност сега темите принуждават мозъците ни да заприличват повече на машини за теми.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.Фактически, сейчас Т-мемы постепенно превращают мозг человека в Т-мем-машину.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.כך שבעצם, עכשיו הטמים כופים על מוחותינו להפוך יותר ויותר למכונות טמים.
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.لذلك بالفعل , التيمات الآن تجبر عقولنا لكي تصبح كالآلات التيمية
Gerçekte, artık timler beyinlerimizi daha çok tim makinaları gibi davranmak için zorluyor.テームマシンのようにしようとしているのです 私達の子供は発育が早く 読むのを覚えたり
Harvard ve Utah üniversitelerinde beyinlerini sonuna kadar zorlayarak타라후마라 부족이 계속해서 알고 있던 것을 알아내기 위해 고심하고 있는
Harvard ve Utah üniversitelerinde beyinlerini sonuna kadar zorlayarakבהרווארד ובאוניברסיטת יוטה שמתאמצים מאוד לנסות ולהבין
Harvard ve Utah üniversitelerinde beyinlerini sonuna kadar zorlayarakعلماء هارفرد .. ويوتاه والذين يحاولون جاهدين
Harvard ve Utah üniversitelerinde beyinlerini sonuna kadar zorlayarak英知を解き明かすために 知恵をだし調査をしてきました
Homo erektusların büyük beyinleri vardıEl Homo erectus tenía un cerebro grande, algunas hechas a mano ejes,
Homo erektusların büyük beyinleri vardıHomo erectus had a big brain, some made hand axes,
Homo erektusların büyük beyinleri vardı호모 에렉투스는 큰 뇌를 가졌고 몇몇은 손도끼를 만들거나
Homo erektusların büyük beyinleri vardıNgười đứng thẳng có não lớn.
Homo erektusların büyük beyinleri vardıУ Гомо еректуса був великий мозок.
Homo erektusların büyük beyinleri vardıХомо Еректус имал голям мозък.
Homo erektusların büyük beyinleri vardıالانسان منتصب القامة (الإركتوس) لديه مخ كبير,بعض الفوؤس المصنوعة يدويا,
İlerlemek için birbirimize ihtiyacımız var." Ama beyinlerimiz farklı evrimleşti.Szükségünk van egymásra, hogy előre jussunk.", de nem úgy fejlődtük, hogy ugyanolyan agyunk legyen.
İnsanlar düşünmeye başlamasından çok zaman geçmeden, beyinlerimizi anlamanın yollarını düşünmeye başladık.Al poco tiempo de que el ser humano comenzó a pensar, pensó en formas de entender el cerebro.
İnsanlar düşünmeye başlamasından çok zaman geçmeden, beyinlerimizi anlamanın yollarını düşünmeye başladık.인간이 생각하기 시작한지 얼마 되지 않아, 우리는 우리의 뇌를 이해할 방법에 대해 생각하기 시작했습니다.
İnsanlar düşünmeye başlamasından çok zaman geçmeden, beyinlerimizi anlamanın yollarını düşünmeye başladık.Не минава дълго и едва започнали да мислим, сме започнали да мислим за начини да разберем мозъците си.
İnsanlar düşünmeye başlamasından çok zaman geçmeden, beyinlerimizi anlamanın yollarını düşünmeye başladık.فبعد فترة قصيرة من بدء البشر بالتفكير، بدأنا نفكر بطرق لفهم دماغنا.
İnsanların beyinlerini ve niyetlerini okuyabiliyoruz ve istersek onları kandırabiliyoruz.Chúng ta có thể đọc ý nghĩ và ý định của người khác và nếu muốn chúng ta có thể lừa họ.
İnsanların beyinlerini ve niyetlerini okuyabiliyoruz ve istersek onları kandırabiliyoruz.Jesteśmy w stanie odczytać emocje i intencje innych ludzi i jeśli chcemy, możemy ich oszukać.
İnsanların beyinlerini ve niyetlerini okuyabiliyoruz ve istersek onları kandırabiliyoruz.Kita bisa membaca niat dan pikiran orang dan dan jika kita mau, kita bisa menipu mereka
İnsanların beyinlerini ve niyetlerini okuyabiliyoruz ve istersek onları kandırabiliyoruz.우리는 다른 사람의 마음과 의도를 읽을 수 있고, 원한다면 그들을 속일 수도 있다.
İnsanların beyinlerini ve niyetlerini okuyabiliyoruz ve istersek onları kandırabiliyoruz.Lahko preberemo misli in namene ostalih, in če hočemo, jih lahko prelisičimo.
İnsanların beyinlerini ve niyetlerini okuyabiliyoruz ve istersek onları kandırabiliyoruz.Podemos leer la mente de otras personas y las intenciones y si queremos podemos engañarlos.
İnsanların beyinlerini ve niyetlerini okuyabiliyoruz ve istersek onları kandırabiliyoruz.Possiamo leggere il pensiero e le intenzioni degli altri e se vogliamo possiamo ingannarli.
İnsanların beyinlerini ve niyetlerini okuyabiliyoruz ve istersek onları kandırabiliyoruz.Putem citi gândurilor altor oameni şi intenţiile acestora şi daca vrem îi putem înşela.
İnsanların beyinlerini ve niyetlerini okuyabiliyoruz ve istersek onları kandırabiliyoruz.Мы можем читать мысли и намерения других людей, и если нам захочется, мы можем обмануть их.
İnsanların beyinlerini ve niyetlerini okuyabiliyoruz ve istersek onları kandırabiliyoruz.אנחנו יכולים לקרוא מחשבות של אנשים אחרים, כוונות, אם אנחנו רוצים אנחנו יכולים להונות אותם.
İnsanların beyinlerini ve niyetlerini okuyabiliyoruz ve istersek onları kandırabiliyoruz.بإمكاننا قراءة أفكار الآخرين ومعرفة نواياهم وإذا اردنا يمكننا خداعهم
İnsanların beyinlerini ve niyetlerini okuyabiliyoruz ve istersek onları kandırabiliyoruz.面白いことに、裏を言えば、我々は他人に感情移入できる、ということになる。
İnsan yapımı ilk uçakta kumandan, aslında, kokpitte oturan Orville ile Wilbur'ın beyinleriydi.În cazul primului avion, comanda a fost asigurată de creierul lui Orville şi al lui Wilbur.