Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.Wir haben Gehirne, die sich in mittelgroßen Vorfahren entwickelt haben, die nicht durch Steine gehen konnten.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.Наш же мозг развился у предков среднего размера, которые не могли проходить сквозь камни.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.Ние имаме мозъци, които са еволюирали в средни по размер прадеди които не са могли да минават през скали.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.לנו יש מוחות שהתפתחו אצל אבות מסדר-גודל בינוני, שלא יכלו לעבור דרך סלעים.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.لدينا أدمغة تطورت من أحجام أسلافنا في العالم-الوسط.. لم تكن بمقدورها المشي من خلال الصخور.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.進化したのです 生存をする上で脳が必要とすることは
Böylece beyinleri az çok rastgele ışık gönderilebilen hücreler serpiştirilmiş sinekler yetiştirdik.Dus we kweekten vliegen wier brein min of meer willekeurig bezaaid was met cellen die lichtgevoelig waren.
Böylece beyinleri az çok rastgele ışık gönderilebilen hücreler serpiştirilmiş sinekler yetiştirdik.Takže sme vychovali muchy, ktorých mozgy boli viac či menej náhodne okorenené svetlo citlivými bunkami.
Böylece beyinleri az çok rastgele ışık gönderilebilen hücreler serpiştirilmiş sinekler yetiştirdik.Wyhodowaliśmy więc muchy, których mózgi były mniej więcej losowo przyprawione komórkami sterowanymi światłem.
Böylece beyinleri az çok rastgele ışık gönderilebilen hücreler serpiştirilmiş sinekler yetiştirdik.אז גידלנו זבובים שמוחותיהם היו זרועים אקראית פחות או יותר בתאים שמגיבים לאור.
Böylece beyinleri az çok rastgele ışık gönderilebilen hücreler serpiştirilmiş sinekler yetiştirdik.그래서 우리는 광(光)연상작용이 가능한 세포가 거의 무작위로 분포된 뇌를 갖고 있는 파리를 배양했죠.
Böylece beyinleri az çok rastgele ışık gönderilebilen hücreler serpiştirilmiş sinekler yetiştirdik.光で制御できる細胞を無規則で脳にちりばめた ハエを育てました。 これらのハエを使い、
Bu beyinlerimizde taşıdığımızdan çok daha fazla.글자들의 정보는 10의 14제곱 비트 보다 많습니다.
Bu beyinlerimizde taşıdığımızdan çok daha fazla.Cela représente, en mots, plus de 1 0 puissance 1 4 bits d'information.
Bu beyinlerimizde taşıdığımızdan çok daha fazla.Das ist mehr als 1 0**14 Informationsbits in Worten, d.h. Mehr als 1 00 Bio. Bits.
Bu beyinlerimizde taşıdığımızdan çok daha fazla.L'equivalente di pių di 1 0 alla 1 4ma bit di informazioni in parole.
Bu beyinlerimizde taşıdığımızdan çok daha fazla.Yang lebih dari 10 ke 14 bit informasi dalam kata-kata.
Bu beyinlerimizde taşıdığımızdan çok daha fazla.Това е повече от 10 на 14-та степен бита информация, изразена в думи.
Bu, beyinlerimizin bizim çoklu duyusal entegrasyon dediğimiz şeyi yapmamızı sağlamasıyla gerçekleşir.Et c'est possible car notre cerveau nous permet de faire ce qu'on appelle de l'intégration multisensorielle.
Bu, beyinlerimizin bizim çoklu duyusal entegrasyon dediğimiz şeyi yapmamızı sağlamasıyla gerçekleşir.Y eso es posible porque nuestros cerebros nos permiten hacer lo que llamamos integración multisensorial.
Bu, beyinlerimizin bizim çoklu duyusal entegrasyon dediğimiz şeyi yapmamızı sağlamasıyla gerçekleşir.私たちが多感覚統合と呼ばれるものを 行うことができるからです 私たちの脳は見たもの、聞いたもの、 触れたもの、嗅いだものを組み合わせて
Bu bilgiyi iki temel yolla depoluyorlar; Genetik mirasları ve büyük beyinleri ile.Ce savoir est emmagasiné... dans ses gènes et dans son énorme cerveau.
Bu bilgiyi iki temel yolla depoluyorlar; Genetik mirasları ve büyük beyinleri ile.Dieses Wissen ist in seinen Genen... ...und in seinem sehr großen Gehirn gespeichert.
Bu bilgiyi iki temel yolla depoluyorlar; Genetik mirasları ve büyük beyinleri ile.Esta sabedoria está armazenada em duas formas principais, nos seus genes e nos seus grandes cérebros.
Bu bilgiyi iki temel yolla depoluyorlar; Genetik mirasları ve büyük beyinleri ile.Това познание се съхранява по два основни начина в гените на китовете и в техните много големи мозъци.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.E muitos destes doentes recusam a cirurgia, ter alguém a cortar o seu cérebro.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.그리고 그러한 많은 환자들은 그들의 뇌에서 절단 과정을 거치는 수술을 하기를 거부했습니다
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.Mnoho podobných pacientů odmítlo podstoupit operaci, aby jim někdo řezal do mozku.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.Molti di questi pazienti rifiutavano la chirurgia per timore di danni al cervello.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.Mulți astfel de pacienți refuzau să se supună operației de a li se interveni pe creier.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.Sok ilyen páciens elutasítja a műtéti kezelést, hogy belevágjanak az agyába.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.Và rất nhiều bệnh nhân như vậy từ chối tham gia giải phẫu để cho người khác mổ xẻ não của họ.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.Veel van deze patiënten weigerden een operatie te ondergaan omdat er in hun hersenen moest worden gesneden.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.Veľa takýchto pacientov odmieta podstúpiť operáciu, lebo nechcú, aby im rezali do mozgu.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.Veliko takšnih bolnikov je zavrnilo operacijo, saj niso želeli posegov na možganih.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.Viele solcher Patienten verweigerten sich einer Operation und dass Leute in ihrem Hirn rumschneiden.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.Wielu z tych pacjentów odmawiało poddania się operacji, cięcia mózgu.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.Y muchos pacientes como él se negaban a ser operados y a que alguien se metiera en su cerebro.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.Багато таких пацієнтів відмовляються від хірургічного втручання і не хочуть, щоб їм оперували мозок.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.Многие такие пациенты отказались от хирургического вмешательства, где людям разрезают мозг.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.Много от тези пациенти отказват операция и не искат да им режат мозъка.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.רבים מהחולים הללו סירבו לעבור ניתוח ושיחתכו להם בתוך המוח.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.ورفض كثير من هؤلاء المرضى الخضوع لعملية جراحية تسمح لأشخاص من إجراء عمليّة مفتوحة للدماغ.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.手術を拒否します そして約4~5ヶ月前
Bunun bir savaş mı yoksa devrim mi olduğunu çözebilmek için... ...beyinlerinize eziyet ediyorsunuz.Nič od tega ni! To je košček razpadajočega dreka!
Bunun bir savaş mı yoksa devrim mi olduğunu çözebilmek için... ...beyinlerinize eziyet ediyorsunuz.Snažíte se přemýšlet nad tím, jestli je tohle válka nebo revoluce.
Bunun bir savaş mı yoksa devrim mi olduğunu çözebilmek için... ...beyinlerinize eziyet ediyorsunuz.To ani jedno ani drugie! To kupa gnijącego gówna!
Bunun bir savaş mı yoksa devrim mi olduğunu çözebilmek için... ...beyinlerinize eziyet ediyorsunuz.Βασανίζετε το μυαλό σας προσπαθώντας να αποφασίσει εάν αυτό είναι ... ...πόλεμος ή επανάσταση.
Bunun bir savaş mı yoksa devrim mi olduğunu çözebilmek için... ...beyinlerinize eziyet ediyorsunuz.Бихте могли да си понапънете малко мозъците и да решите... ...това война ли е, или революция.
Bunun nedeni ise beyinlerimize gömülü bir inanç makinası olması.A dôvodom je, že máme stroj viery v našich mozgoch.
Bunun nedeni ise beyinlerimize gömülü bir inanç makinası olması.A robimy to dlatego, że w naszym mózgach funkcjonuje mechanizm wiary.
Bunun nedeni ise beyinlerimize gömülü bir inanç makinası olması.Chceme v ně věřit, protože máme v mozcích stroj na víru.
Bunun nedeni ise beyinlerimize gömülü bir inanç makinası olması.E a razão para que tal aconteça é que temos um mecanismo de crença nos nossos cérebros.
Bunun nedeni ise beyinlerimize gömülü bir inanç makinası olması.E la ragione è che abbiamo un motore della credenza nei nostri cervelli.
Bunun nedeni ise beyinlerimize gömülü bir inanç makinası olması.En de reden is dat wij een soort geloofsmachine in onze hersenen hebben.
Bunun nedeni ise beyinlerimize gömülü bir inanç makinası olması.Ennek az az oka, hogy az agyunkban működik egy ún. hit-gépezet.
Bunun nedeni ise beyinlerimize gömülü bir inanç makinası olması.Et c'est parce que nous avons un moteur à croyance dans nos cerveaux.
Bunun nedeni ise beyinlerimize gömülü bir inanç makinası olması.왜 그런가 하면 우리 두뇌에는 믿음 엔진이라는 게 있기 때문입니다.
Bunun nedeni ise beyinlerimize gömülü bir inanç makinası olması.Och anledningen till det är att vi har en tilltro maskin i vår hjärna.
Bunun nedeni ise beyinlerimize gömülü bir inanç makinası olması.Siitä syystä, että aivoissamme on uskomuskone.