Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.Так само, як мозок вийшов з хаосу на початку, він повертається назад до хаосу вкінці.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.Точно както мозъкът е произлязъл от хаос в началото, се връща в хаос накрая.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.כמו שהמוח יוצא מהכאוס בתחילה, כך הוא חוזר חזרה לכאוס בסוף החיים.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.وكما أن الدماغ جاء في البداية من الفوضى، فهو يعود الى هذه الحالة من الفوضى في نهاية المطاف.
Aynen başlangıçta bir kaosun içinden gelen beyin gibi sonunda kaosa doğru geri dönüyor.再び混沌の中へと戻ってしまいます その結果 記憶
Aynı şeyi aşık olan kişilerin beyinlerinde de görüyoruz.Isto se dogaja v možganih tistih, ki so zaljubljeni.
Aynı şeyi aşık olan kişilerin beyinlerinde de görüyoruz.ونحن نرى نفس الشيء في أدمغة من وقعوا في الحب، ولكنه ليس مجرد
Aynı şeyi aşık olan kişilerin beyinlerinde de görüyoruz.快感を味あわせてくれるものではありません そのとき経験しているすべてのことが
Aynı zamanda, Neandertaller de Avrupa'da Batı'da ve Orta Asya'da yaşıyordu Onların beyinleri daha da büyüktüVe stejné době žil v Evropě Neandrtálec, stejně jako v západní a střední Asii.
Aynı zamanda, Neandertaller de Avrupa'da Batı'da ve Orta Asya'da yaşıyordu Onların beyinleri daha da büyüktüV tom istom čase žili neandertálci po celej Európe a v západnej a v strednej Ázii a mali ešte väčšie mozgy.
Ayrıca bazıları da beyin tarafından dilin nasıl işlendiğini inceler; bu alana da nörolinguistik denir.Et comment il est traité dans le le cerveau, la discipline s'appelle la neurolinguistique.
Ayrıca bazıları da beyin tarafından dilin nasıl işlendiğini inceler; bu alana da nörolinguistik denir.신경 언어학도 합니다.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.Ak ich rozťahoval, robil to tak asymetricky, že to mohlo znamenať, že má nádor nejakého druhu.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.E ele tinha uma cabeça muito grande, que ela pensou poder indicar hidrocefalia.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.És mikor elmondta nekem ezt, úgy éreztem, mintha a szívem kizuhant volna a testemből.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.Il avait aussi une grosse tête, ce qu'elle pensait être le signe d'un hydrocéphale.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.다리를 뻗긴 하되, 비대칭적으로 뻗고 있었어요.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.Mentre le stendeva lo faceva in maniera asimmetrica.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.Próbując prostować nóżki, robił to asymetrycznie, co według niej mogło być oznaką guza.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.Și pe măsură ce-mi spunea lucrurile astea simțeam cum se topește esența ființei mele.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.Y tenía una cabeza muy grande, por eso pensó podría indicar hidrocefalia.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.Он вытягивал ноги, но не симметрично, что по её мнению могло указывать на опухоль в определённой стадии.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.במידה שכן פשט את רגליו, עשה זאת באופן לא סימטרי,
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.بقدر ما كان يوسّعهم، كان يفعل ذلك بطريقة غير متجانسة،
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.それで医者は何らかの腫瘍のせい ではないかと考えたのです
Ayrımcılık bir beyin fonksiyonu değildir.Aivoissa ei ole syrjintämekanismia.
Ayrımcılık bir beyin fonksiyonu değildir.Az agy nem tud különbséget tenni jó és rossz között.
Ayrımcılık bir beyin fonksiyonu değildir.Creierul nu are niciun mecanism de discriminare.
Ayrımcılık bir beyin fonksiyonu değildir.Das Gehirn hat keinen Diskriminierungs-Mechanismus.
Ayrımcılık bir beyin fonksiyonu değildir.De hersenen hebben geen discriminerend mechanisme.
Ayrımcılık bir beyin fonksiyonu değildir.Hjärnan har ingen mekanism för diskriminering.
Ayrımcılık bir beyin fonksiyonu değildir.Il cervello non possiede meccanismi di discriminazione.
Ayrımcılık bir beyin fonksiyonu değildir.Le cerveau n'a pas de mécanisme de discrimination.
Ayrımcılık bir beyin fonksiyonu değildir.Mozek nemá žádný mechanismus diskriminace.
Ayrımcılık bir beyin fonksiyonu değildir.Možgani nimajo mehanizma za diskriminacijo.
Ayrımcılık bir beyin fonksiyonu değildir.Mózg nie posiada żadnego mechanizmu dyskryminacji.
Ayrımcılık bir beyin fonksiyonu değildir.Ο εγκέφαλος δεν έχει μηχανισμό διακρίσεων.
Ayrımcılık bir beyin fonksiyonu değildir.Мозг не обладает механизмом дифференциации.
Ayrımcılık bir beyin fonksiyonu değildir.Мозъкът не разполага с механизъм за преценяване на нещата.
Ayrımcılık bir beyin fonksiyonu değildir.لا يمتلك الدماغ أية آلية للعنصرية
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.Ảo thuật trí tuệ đối với tôi là mảng ảo thuật liên quan đến các tác dụng của việc đọc suy nghĩ và tâm lý.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.Gehirnmagie bedeutet für mich, dass Magie mit psychologischen und Gedankenlese-Effekten zu tun hat.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.Hersenmagie is voor mij het gebied van magie waar psychologie en gedachtenlezen bij komen kijken.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.저에게 있어서 이 브레인 매직이란 인간의 심리나 독심술을 주로 다루는 마술의 분야입니다.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.Magia mózgu to dla mnie ten obszar magii zajmujący się oddziaływaniem psychologicznym i czytaniem umysłu.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.Для меня магия мысли — это вид магии, основанный на психологических приёмах и чтении мыслей.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.За мен това е вид магия, свързана с психология и четене на мисли.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.קסמי מוח עוסקים בקריאת מחשבות ובאפקטים פסיכולוגיים.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.بالنسبة لي، يشير الخداع الذهني إلى ذلك النطاق من السحر الذي يتعامل مع التأثيرات النفسية وقراءة الأفكار.
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.読心術効果を扱うマジックです 従来のマジックとは違って 第六感の錯覚を作りだすために
Başınızı karşı, belki de sadece beyin içine sızabilir edeceğiz.머리에 책을 대기만해도 뇌에 내용이 스며드는거죠(농담)
Başınızı karşı, belki de sadece beyin içine sızabilir edeceğiz.言ってることは同じ。
Başka beyin bölgelerinde de etkinlik tespit ettik, Kazanç ve kayıpları hesaplayan bölgede.Našli jsme činnosti také v dalších oblastech mozku - v mozkové oblasti spojené s kalkulací zisku a ztrát.
Başka beyin bölgelerinde de etkinlik tespit ettik, Kazanç ve kayıpları hesaplayan bölgede.Wykryliśmy również pobudzenie w innych okolicach mózgu - w części powiązanej z analizą strat i zysków.
Başka beyin bölgelerinde de etkinlik tespit ettik,저희 팀은
Başka beyin bölgelerinde de etkinlik tespit ettik,Našli smo aktivnosti tudi v drugih možganskih delih.
Başka beyin bölgelerinde de etkinlik tespit ettik,מצאנו פעילות גם באיזורי מוח אחרים --
Başka beyin bölgelerinde de etkinlik tespit ettik,وجدنا النشاط في مناطق الدماغ الأخرى أيضا --
Başka beyin bölgelerinde de etkinlik tespit ettik,損得計算に関連する脳領域です
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.A veces sentimos que el cerebro es determinista, que define quiénes seremos.