Beyefendi nerede?The master?
Bu buzları eritir beyefendi.General Mandrake? Yes, Juliet? Oh
Siz beyefendi eğer beni takip etmekte yeterince iyi olursanızSir John. Oh. Forgive me, my child.
Solumda oturan beyefendi çok meşhur, belki fazlasıyla meşhur birisi,The gentleman to my left is the very famous, perhaps overly famous,
Ama beyefendi, baţka satýrlar da var.Hoje é o dia nacional de eleição.
Ve bize bunu nasıl yaptığını gösteren bu resmi gönderecek kadar da kibar bir beyefendi.And he was kind enough to post this and give us the reveal.
Eğer bana Ben olarak sesleniyorsanız o beyefendiyle konuşuyorsunuz.If you say Ben you're talking to that guy.
Güzeldir, ama gerçekte, bir beyefendiyle evlenme ihtimali çok azdır.She's pretty, but in reality, she has little prospect of marrying a gentleman.
Doğal olarak Mary, "Açıkçası ben beyefendi değilim" diye cevapladı.Naturally Mary replied 'Well, obviously I'm no gentleman.')
Jonathan Swift tarafından "çok sağduyulu ve zeki bir beyefendi" olarak övüldü.He was praised by Jonathan Swift as "a gentleman of very great sense and wit".
Samuel Norton (1548–1621), İngiliz taşra beyefendisi ve simyacıdır.[1]Samuel Norton (1548–1621) was an English country gentleman and alchemist.[1]
Dayısı Hayri Beyefendi'dir.Ihr Kollege ist ein gutaussehender Mann.
İngilizliği ve beyefendi hareketleri İngilizlere onu sevdirmiştir.Die Engländer brachten die Vorliebe nach Amerika.
Ben henüz nazik bir beyefendiyle tanışmadımJe n'avais jamais rencontré un homme aussi gentil.
Bir beyefendi gibi giyinir ancak bir şaklaban gibi konuşur ve hareket eder.Il s'habille comme un gentleman mais il parle et agit comme un clown.
Burada sizi görmek isteyen bir beyefendi var.Voici un monsieur désirant vous rencontrer.
Dayısı Hayri Beyefendi'dir.Le gentilé est Cognerois.
Beyefendi çok meşhur bir piyanisttir.El señor es un pianista muy famoso.
Seni görmek isteyen bir beyefendi var.Hay un caballero que quiere verte.
İsminiz nedir, beyefendi?¿Cuál es su nombre, señor?
Tom gerçek bir beyefendi.Tom es un verdadero caballero.
Tam bir beyefendidir.Es un caballero verdadero.
Sayın Kılıçdaroğlu'nun, son derece beyefendi, düzgün ve dürüst bir insan olduğunun yakinen şahidiyim."Soy, Señor, su humilde y obediente servidor.»
Tamamen siyah giyinmiş beyefendi kim?Chi è il signore vestito completamente di nero?
Beyefendiler sarışınları tercih eder.Gli uomini preferiscono le bionde.
Burada sizi görmek isteyen bir beyefendi var.C'è qui un signore che desidera vederla.
Tam bir beyefendidir.Il gentiluomo perfetto.
Dayısı Hayri Beyefendi'dir.Kuentz però è un bel signore.
Şu beyefendi genellikle bir şapka giyer.Тот господин, как правило, носит шляпу.
Meyhanenin eski sahibi, beyefendiliğiyle hatırlanan İzzettin Bey'dir.Пожилой владелец магазина вежливо её приветствует.
Don, Lâtin dillerinde beyefendi anlamına gelir.An significa senhor na língua suméria.
Tom her zaman bir beyefendiydi.Tom sempre foi um cavalheiro.
Genel Müdür Beyefendi'ye, geminin süvarine ve bütün mürettebatına teşekkür ederim.Het hoofd van de me'lavim had aan boord het bevel over alle opvarenden, inclusief de kapitein en de bemanning.
Tam bir beyefendidir.Een echte fijne vent.
O bir beyefendi.Hij is een heer.
O bir beyefendidir.Hij is een heer.
Şu beyefendi genellikle bir şapka giyer.Die meneer draagt meestal een hoed.
İsminiz nedir, beyefendi?Wat is uw naam, meneer?
Tam bir beyefendidir.To prawdziwy dżentelmen.
İngilizliği ve beyefendi hareketleri İngilizlere onu sevdirmiştir.Perspektywa objęcia tronu przez Anglika nie spodobała się francuskim panom.
Dayısı Hayri Beyefendi'dir.Jest zubożałym szlachcicem.
Dayısı Hayri Beyefendi'dir.Det är en barsk herre.
Genel Müdür Beyefendi'ye, geminin süvarine ve bütün mürettebatına teşekkür ederim.Akterut finns hytter för befälet och de flesta i besättningen.
Bu beyefendi ilginç sorular soruyor.Цей пан задає цікаві запитання.
Tam bir beyefendidir.Opravdový gentleman.
Beyefendi bunun kimin arabası olduğunu biliyor mu?Știe domnul a cui este maşina aceasta?
Adnan Bey: Varlıklı, 50 yaşlarında bir İstanbul beyefendisi.Stefi néni: Szegény, elözvegyült ötven év feletti hölgy.
Bir beyefendi öyle bir şeyi asla yapmazdı.Egy úriember sosem tenne ilyet.
Phileas Fogg, kimsenin hakkında hiçbir şey bilmediği zengin ve kibar bir İngiliz beyefendisidir.Ο Φιλέας Φογκ ήταν ένας πλούσιος εκκεντρικός τζέντλεμαν, ο οποίος είχε πολλές φαεινές ιδέες.
Hoş geldiniz, hanımefendiler ve beyefendiler!Καλωσήρθατε, κυρίες και κύριοι!
Tam bir beyefendidir.En Rigtig Gentleman.
Dayısı Hayri Beyefendi'dir.Son Goten er Gokūs andre sønn.
Tam bir beyefendidir.是一位紳士。
Dayısı Hayri Beyefendi'dir.(동사) 상호는 매우 훌륭한 사람이다.
Dayısı Hayri Beyefendi'dir.Той е мъдър джентълмен.
Ah, caným kocacýđým, kýzlarýmýzdan birini o beyefendiyle hayal edemez misiniz?Můj drahý manželi! Dokážeš si ho představit s jednou z našich dcer?
Ah, caným kocacýđým, kýzlarýmýzdan birini o beyefendiyle hayal edemez misiniz?Oh mon cher mari ! Imaginez-le avec l'une de nos filles !
Ah, caným kocacýđým, kýzlarýmýzdan birini o beyefendiyle hayal edemez misiniz?О, мой дорогой муж, разве вы не можете представить себе его с одной из наших дочерей?
Ah... Özür dilerim beyefendi. Aman yani hanımefendi!Uh... es tut mir leit Herr.. ich meinte Frau..!
Ah... Özür dilerim beyefendi. Aman yani hanımefendi!とっとと消えて!