Gottfrid Svartholm Warg'ın da beyan ettiği gibi- -TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.Gottfrid Svartholm Warg stateerde... dat de prijs voor een advertentie op TPB 400 euro per week is.
Gottfrid Svartholm Warg'ın da beyan ettiği gibi- -TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.Gottfrid Svartholm Warg trình bày rằng giá cho mỗi quảng cáo trên Pirate Bay là 500 đô-la/ 1 tuần.
Gottfrid Svartholm Warg'ın da beyan ettiği gibi- -TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.Ο Γκότφριντ Σβάρτχολμ Βαργκ δήλωσε... ότι η τιμή για μια διαφήμιση στο TPB... ήταν 500 δολάρια την εβδομάδα.
Gottfrid Svartholm Warg'ın da beyan ettiği gibi- -TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.Готфрид Свартхолм Варг твърди, че... ...цената на банер в "Пиратският Залив" е $500 на седмица.
Gottfrid Svartholm Warg'ın da beyan ettiği gibi- -TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.法学局からの報告では
Gottfrid Svartholm Warg'ın da beyan ettiği gibi--גוטפריד סוורטהולם וורג קבע
Gottfrid Svartholm Warg'ın da beyan ettiği gibi-غوتفريد سفارتهولم" صرّح بأن"
Hatta, bu ifadeyi ilk defa beyan ediyorum.De hecho, ésta es la primera vez que estoy haciendo ésta afirmación.
Hatta, bu ifadeyi ilk defa beyan ediyorum.Może to być nawet miejsce, gdzie pierwszy widzę tę odpowiedź.
Hatta, bu ifadeyi ilk defa beyan ediyorum.في الحقيقة، ان هذه هي المرة الاولى التي اضع هذه العبارة
İkincisi, ve bu gerçek dünyaya ait bir beyandır, ucuzdurlar.A doua caracteristică (o relatare cunoscută pretutindeni) că aceste lucruri sunt ieftine.
İkincisi, ve bu gerçek dünyaya ait bir beyandır, ucuzdurlar.두 번째로, 이것은 현실적이며, 바로 싼 가격 입니다.
İkincisi, ve bu gerçek dünyaya ait bir beyandır, ucuzdurlar.La seconda è una affermazione da mondo reale costano poco.
İkincisi, ve bu gerçek dünyaya ait bir beyandır, ucuzdurlar.La seconde est, et c'est une déclaration triviale, elles sont bon marché.
İkincisi, ve bu gerçek dünyaya ait bir beyandır, ucuzdurlar.Lý do thứ hai, và đây là một phát biểu trong thế giới thực, là chúng rẻ.
İkincisi, ve bu gerçek dünyaya ait bir beyandır, ucuzdurlar.Po drugie, z życia wzięte, są tanie.
İkincisi, ve bu gerçek dünyaya ait bir beyandır, ucuzdurlar.Segundo, y esta es una declaración del mundo real, son económicas.
İkincisi, ve bu gerçek dünyaya ait bir beyandır, ucuzdurlar.Ten tweede, en dit is van belang voor de echte wereld, moeten ze goedkoop zijn.
İkincisi, ve bu gerçek dünyaya ait bir beyandır, ucuzdurlar.Yang kedua adalah, dan ini pernyataan dunia nyata, mereka murah.
İkincisi, ve bu gerçek dünyaya ait bir beyandır, ucuzdurlar.Zweitens, und dies ist eine sehr realistische Bemerkung, sind sie günstig.
İkincisi, ve bu gerçek dünyaya ait bir beyandır, ucuzdurlar.Το δεύτερο είναι, και είναι μια πρόταση του 'πραγματικού' κόσμου, ότι είναι φθηνά.
İkincisi, ve bu gerçek dünyaya ait bir beyandır, ucuzdurlar.Во-вторых, и это правда, они дешевы.
İkincisi, ve bu gerçek dünyaya ait bir beyandır, ucuzdurlar.Второто е, и това е наистина световно твърдение, че те са евтини.
İkincisi, ve bu gerçek dünyaya ait bir beyandır, ucuzdurlar.הדבר השני, וזו הצהרה הלקוחה מהעולם האמיתי, הוא שהם זולים.
İkincisi, ve bu gerçek dünyaya ait bir beyandır, ucuzdurlar.ثانياً، وهذا تعبيرٌ مستقًى من صميم الواقع، هي رخيصة الثمن.
İkincisi, ve bu gerçek dünyaya ait bir beyandır, ucuzdurlar.安いです 十分に安い何かがそこにあれば
Jackson, hikâye anlatmanın her zaman bir durumun birleşik bir görüşe doğru çalışmadığını beyan eder.Jacksona afirma que la narrativa no siempre crea una única visión.
Jackson, hikâye anlatmanın her zaman bir durumun birleşik bir görüşe doğru çalışmadığını beyan eder.Jackson afferma che il racconto delle storie non mira sempre ad un'opinione uniforme su una situazione.
Jackson, hikâye anlatmanın her zaman bir durumun birleşik bir görüşe doğru çalışmadığını beyan eder.Jackson arată că spunerea unei povestiri nu duce mereu la o părere unitară asupra unei situații.
Jackson, hikâye anlatmanın her zaman bir durumun birleşik bir görüşe doğru çalışmadığını beyan eder.Jackson déclare que la narration ne mène pas toujours à une opinion unifiée à propos d'une situation.
Jackson, hikâye anlatmanın her zaman bir durumun birleşik bir görüşe doğru çalışmadığını beyan eder.잭슨은 이야기 하기가 항상 상황을 보는 통일된 의견쪽으로 나아가지는 않는다고 주장합니다.
Jackson, hikâye anlatmanın her zaman bir durumun birleşik bir görüşe doğru çalışmadığını beyan eder.Джаксън заявява, че разказването на истории не винаги води до общо мнение относно сутиацията.
Jackson, hikâye anlatmanın her zaman bir durumun birleşik bir görüşe doğru çalışmadığını beyan eder.Джексон утверждает, что нарратив не всегда приводит к составлению единого мнения о ситуации.
Kısacası beyan edilen gelir, ön ödeme yok, işi olursa iyi olur.Así que una vez declarados tus ingresos, no necesitabas adelantar nada, tal vez un empleo.
Kısacası beyan edilen gelir, ön ödeme yok, işi olursa iyi olur.Dus, verklaard inkomen, geen bijdrage, misschien een baan. En ze controleerden niet eens je krediet.
Kısacası beyan edilen gelir, ön ödeme yok, işi olursa iyi olur.Uvedený příjem, žádná záloha, možná zaměstnání.
Kısacası beyan edilen gelir, ön ödeme yok, işi olursa iyi olur.Zadeklarowane przychody, żadnych przedpłat, jakaś praca.
Kısacası beyan edilen gelir, ön ödeme yok, işi olursa iyi olur.Οπότε εισόδημα που δηλώνετε, χωρίς προκαταβολή και ίσως με δουλειά.
Kısacası beyan edilen gelir, ön ödeme yok, işi olursa iyi olur.Декларираш $10 000 и това е.
Kısacası beyan edilen gelir, ön ödeme yok, işi olursa iyi olur.Заявити про прибуток, не вказавши реальний дохід.
Kısacası beyan edilen gelir, ön ödeme yok, işi olursa iyi olur.そして、銀行は彼らの信用チェックも行いませんでした。
Listedeki her şeyindeki güzelliği açıklayabilecek bir beyanda bulunmak pek kolay olmayacak.Để giải thích cho sự hiện diện của cái đẹp của mọi thứ trong danh sách này thật không dễ.
Listedeki her şeyindeki güzelliği açıklayabilecek bir beyanda bulunmak pek kolay olmayacak.Důvod, který by ozřejmil přítomnost krásy ve všem právě vyjmenovaném, nebude snadné najít.
Listedeki her şeyindeki güzelliği açıklayabilecek bir beyanda bulunmak pek kolay olmayacak.Een uitleg geven die de aanwezigheid van schoonheid in alles op deze lijst verklaart zal niet eenvoudig zijn.
Listedeki her şeyindeki güzelliği açıklayabilecek bir beyanda bulunmak pek kolay olmayacak.Hal yang menjelaskan adanya keindahan dalam semua hal di daftar ini tidaklah mudah.
Listedeki her şeyindeki güzelliği açıklayabilecek bir beyanda bulunmak pek kolay olmayacak.이 모든 것 안에 포함되어 있는 미의 존재를 설명하는 것은 쉽지 않을 것입니다.
Listedeki her şeyindeki güzelliği açıklayabilecek bir beyanda bulunmak pek kolay olmayacak.Nem lesz könnyű olyan leírást adni, ami a szépség jelenlétére az összes esetben magyarázatot ad.
Listedeki her şeyindeki güzelliği açıklayabilecek bir beyanda bulunmak pek kolay olmayacak.Povedať, čo vysvetľuje prítomnosť krásy vo všetkom na tomto zozname nebude ľahké.
Listedeki her şeyindeki güzelliği açıklayabilecek bir beyanda bulunmak pek kolay olmayacak.Una cuenta que explique la presencia de belleza en todo de esta lista no será sencillo.
Listedeki her şeyindeki güzelliği açıklayabilecek bir beyanda bulunmak pek kolay olmayacak.Un resoconto che spieghi la presenza della bellezza in ogni elemento di questa lista non è cosa facile.
Listedeki her şeyindeki güzelliği açıklayabilecek bir beyanda bulunmak pek kolay olmayacak.Μια αιτιολογία που εξηγεί την παρουσία της ομορφιάς σε όλα σε αυτή τη λίστα δεν πρόκειται να είναι εύκολη.
Listedeki her şeyindeki güzelliği açıklayabilecek bir beyanda bulunmak pek kolay olmayacak.Няма да е лесно да дадем обща дефиниция за красота, която да отговаря на всичко в този списък.
Listedeki her şeyindeki güzelliği açıklayabilecek bir beyanda bulunmak pek kolay olmayacak.Почему мы считаем красивым все то, что я сейчас перечислил, объяснить нелегко.
Listedeki her şeyindeki güzelliği açıklayabilecek bir beyanda bulunmak pek kolay olmayacak.Чому ми вважаємо красивим те, що знаходиться в цьому списку, пояснити буде нелегко.
Listedeki her şeyindeki güzelliği açıklayabilecek bir beyanda bulunmak pek kolay olmayacak.לא יהיה קל להסביר את נוכחות היופי בכל הפרטים ברשימה הזו.
Listedeki her şeyindeki güzelliği açıklayabilecek bir beyanda bulunmak pek kolay olmayacak.تقرير يفسر وجود الجمال في جميع الأمور على هذه القائمة لن يكون بالأمر السهل
Listedeki her şeyindeki güzelliği açıklayabilecek bir beyanda bulunmak pek kolay olmayacak.共通する美を説明するのでさえ 簡単ではありません しかしそれでも 私たちが
Madde 16Dinlenme ve kir beyan etme hakkı14. cikk Átvételi elismervény és az illetékes tisztviselő feltüntetése
Madde 16Dinlenme ve kir beyan etme hakkıArticolo 15Obbligo di trasmissione al servizio competente dellistituzione
Madde 16Dinlenme ve kir beyan etme hakkıArticolul 15