bey ile cümle

bey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Eskiden zenciler ve beyazlar için ayrı tuvaletler vardı, hatırlıyor musun?- So it's fair for everyone and people don't get upset or sad.
- Greetings Erdoğan Bey. - Where are you? I'm at the hospital Erdoğan Bey.- Brush your teeth, too!
Burada beyzbol oyuncuları görüyorsunuz.Here you see baseball players.
Beyazlar ise birleşimi.White is the synthesis.
Çünkü kepekli tahıl -- beyaz unla güzel, tatlı bir ekmek yapmak kolay.Because whole grain -- it's easy with white flour to make a good-tasting bread.
Beyaz un tatlı.White flour is sweet.
Beyaz ekmek, genel olarak, nişasta, ve nişastayı sindirince -- Nişasta nedir?It's mainly starch, and starch, when you break it down -- what is starch?
Ah... Kücük bey..Oh... that... that... master is...
Aman tanrim..böyle yakisikli bir kücük beyi hayatimda hic görmedim... onlara imrendimOh, my...I've never seen such a handsome Young Master.. I envy them.
"Sen ki her konuyu bu beyefendinin önce Bu bana söyleyebilir. ""You may say before this gentleman anything which you may say to me."
Tekke ya da dikkatimi açmak tapınakta beyefendinin odaları.Lodge, or turn my attention to the gentleman's chambers in the Temple.
Tekke ve bir beyefendi dışarı fırladı.Lodge, and a gentleman sprang out.
"Çok acıttı zavallı beyefendi mi?" Diye diye sordu."Is the poor gentleman much hurt?" she asked.
Sherlock Holmes ile beyaz, geri sendeleyerek hayal kırıklığı ve sürpriz.Sherlock Holmes staggered back, white with chagrin and surprise.
Beynindeki bir kıymık gibi seni deli ediyordu. Seni bana getiren işte bu his.like a splinter in your mind driving you mad.
Beyninin içi bir hapisane.A prison for your mind.
-Bu yüzden beyaz atı takip ettim sonra da...So, I was following this white horse and then...
-Sevdiği kadının boynu bem beyaz ve bir o kadarda güzel...The neck of the girl he loved was so very white and so very beautiful...
Beyin akımı dalgaları inceleniyor ve grafik halinde görebiliriz.These brainwaves are being analyzed and we can see them as a graph.
Bu mavi çizgi benim beyin dalgalarım.That blue line there is my brainwave.
Gerçek zamandaki beyin sinyallerim çevrilip kaydediliyor.It's the direct signal being recorded from my head, rendered in real time.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.You're actually looking inside my head as I speak.
Bu arada, beyin dalgalarıma istediğiniz zaman bakabilirsiniz.By the way, feel free to check in on my head at any time.
Yani uygulamalar üretebilirsiniz, daha odaklı beyinlere ödül veren gibi.So you can create applications that reward focused brain states.
Onun beyin bir şey düşünüyordum, ben ilahi çabasındadır onun benim düşünce.While he was thinking one thing in his brain, I was endeavoring to divine his thought in mine.
Onun beyaz meme onu yeterince ihanet değil mi?Did not his white breast enough betray him?
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.His white breast, the stillness of the air, and the smoothness of the water were all against him.
İnsan beyninin işlevlerini anlayabilmek için çeşitli çalışma metodları var.Well, there are many ways of approaching the functions of the human brain.
Bu açıklama, hasarlı beynine göre tek anlamlı açıklama.It's the only interpretation that makes sense to your damaged brain.
Normalde görsel sinyaller göz içerisine gelir ve beynin görme bölgelerine giderler.Normally, visual signals come in, into the eyeballs, go to the visual areas in the brain.
O bölgeye beynin yüz bölgesi denilebilir, değil mi?You can call it the face area of the brain, right?
Peki, beyindeki bu karmaşık devre nasıl kurulmuş?OK, how is all this complex circuitry set up in the brain?
Ve bu durum beynin ağında karmaşa yapıyor buna öğrenilmiş felç deniyor.And this gets wired into the circuitry of the brain, and we call this learned paralysis, OK?
Çünkü, beyin büyük bir algı karmaşası yaşıyor.It's because the brain is faced with tremendous sensory conflict.
Şimdi, ya bu gen beynin her yerinde ifade edilirse, herşey çapraz bağlı mı olur?Now, what if this gene is expressed everywhere in the brain, so everything is cross-connected?
Eğer aşağı inersek, beyaz kullanıyormuşum....So if we go down-- woops, I'm using white.
Çoğunlukla beyaz, zengin, tüzel bir gruptu şehri uygun temsil etmiyordu.It was predominantly a white, rich, corporate group that was not representative of the city.
Bütün mağazalarının çatılarını beyaza boyadılar.They painted the roofs of all their stores white.
Ama çıkıyor bana bu insan çekmek olduğunu beyin sapında bu küçük hatalar.But it turns out-- let me draw this human-- that they had these little bugs in their brain stem.
Teşekkürler, beyler bayanlar,Thank you, ladies and gentlemen.
Beyni görmek için şuradan kesebilirim ve kesiğimi değiştirebilirim.Maybe I can cut there, see the brain, and I can change my cut.
[beyzbol sopası vuruşu sesi] [koro müziği][sound of baseball bat hitting] [choral music]
Beyaz ve mavi köpekbalıklarımız var.We have white sharks and blue sharks.
Ve şimdi Google Okyanus ile okyanusa bir beyaz köpekbalığı koyabiliriz.And now with Google's Oceans, we can actually put a white shark in that ocean.
Beyaz köpekbalığını kurtarabiliriz.We can save the white shark.
Beyin büyülemek.Brain magic.
Beyin büyülemek ne ile ilgilidir?What's brain magic all about?
Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir.Brain magic to me indicates that area of magic dealing with psychological and mind-reading effects.
Bir beyaz köpek balığı.He's a great white shark.
Aynı banyodaki dev bir mürekkepbalığı ile beyaz balinayı düşünün.So, imagine a great white shark and a giant squid in the same bathroom.
Mükemmel beyaz bir mermer parçası olduğunu anlıyorsunuz.And you see you have a beautiful piece of white alabaster.
Bu günlerde, olayların beynimizde yer edebilmesi için aksiyon filmi gibi mi olması lazım?Does stuff have to look like an action movie these days to exist in the front of our brain?
Odada bunları yapacak beyinlerin ve paranın olduğuna inanıyorum.I think we have the money and brains in the room to do that.
Bu beynin bin yıllık bir çizimi.This is a thousand-year-old drawing of the brain.
Yaklaşık son yüz yıla kadar, kimse bunu beyin ile yapamıyordu.And up until a little more than a century ago, nobody was able to do that with the brain.
Kimse beynin kablolarına göz atamamıştı.Nobody had had a glimpse of the brain's wiring.
Eğer beyni bir bilgisayar olarak düşünürseniz, bu da transistörü.And if you're thinking of the brain as a computer, this is the transistor.
Bu, örnek olarak, dilimlenmiş bir fare beynini serotonin taşıyıcılarına karşı lekeleyen bir antikor.This, for example, is an antibody staining against serotonin transporters in a slice of mouse brain.
Akılcı davranışlara da kortikal davranış diyordu. Beynin korteksiyle ilgili davranışAnd behavior that was rational, he called cortical behavior, referring to the cortex of the brain.
Sanırım bu beyler Hindistan'da kafalarına kulaklıklarını takmış dinliyorlar.I think basically it's like these guys in India with headsets, you know, listening in.

İlgili Sayfalar