Kar taneleri büyük beyaz tavuklar gibi görününceye kadar gittikçe büyüdü.The snow-flakes became larger and larger, till they appeared like great white chickens.
Kar taneleri, en sonunda büyük beyaz kuşlara benzeyene kadar büyüdü de büyüdü.The snow-flakes seemed larger and larger, at last they looked like great white fowls.
Beyaz çikolata isterim.I would like white chocolate.
Beyaz bir tekne görünmeye başladı.A white boat came into sight.
Bu yıl beyaz bir Noel geçireceğiz gibi görünüyor.It looks like we're going to have a white Christmas this year.
Size nasıl yardım edebilirim, beyefendi?How can I help you, sir?
Bir yasayı mı çiğnedim, memur bey?Have I broken a law, officer?
Sizin için ne yapabilirim beyler?What can I do for you guys?
Tom bir beyefendi idi.Tom was a gentleman.
Tom'un beyaz bir köpeği var.Tom has a white dog.
Beyzbolda daha iyi olmak istiyorum.I want to become better at baseball.
Beyzbol oynamada daha iyi olmak istiyorum.I want to become better at playing baseball.
Tom, Mary'nin beyaz elbisesinin her yerine kırmızı şarap döktü.Tom spilled red wine all over Mary's white dress.
Onun beyaz ayakkabıları koyu kırmızı izler bırakıyor.Her white shoes leave dark red traces.
Prens beyaz bir at istiyor.The prince wants a white horse.
Bu beyzbol sopasını arabamın bagajında tutuyorum.I keep this baseball bat in the trunk of my car.
Tom Jackson bu çok yenilikçi arabanın arkasına beyin.Tom Jackson is the brain behind this very innovative car.
Süt gece bile beyazdır.Milk is white even at night.
Siyah bir tavuk bile beyaz yumurtalar yumurtlar.Even a black hen lays white eggs.
Siz beyler onu gördünüz mü?Have you guys seen her?
Siz beyler bugün onu gördünüz mü?Have you guys seen him today?
Siz beyler onu tanıyor musunuz?Do you guys know her?
Tom bir beyefendi.Tom is a gentleman.
Tom John'u bir beyzbol sopasıyla yere yıktı.Tom knocked out John with a baseball bat.
Tom beyaz bir gömlek giyiyor.Tom is wearing a white shirt.
Dan Meksika'da beyin kanserinden öldüDan died of brain cancer in Mexico.
O, on yaşında iken Tom'a beyin tümörü teşhisi kondu.Tom was diagnosed with a brain tumor when he was ten years old.
Son zamanlarda düşen kar, dağı beyaza boyadı, bu gerçekten güzel.The snow that fell recently has coloured the mountain white, it is truly beautiful.
Satürn üzerindeki beyaz lekelerin, güçlü fırtınalar olduklarına inanılır.The white spots on Saturn are believed to be powerful storms.
Beyaz renk, odanın daha büyük görünmesini sağlar.White makes the room look bigger.
Denizyıldızları beyinsiz yaratıklardır.Starfish are brainless creatures.
Dan beyzbolla bile ilgili değildi.Dan wasn't even interested in baseball.
Dan beyaz bir üstünlük yanlısı olduğunu ortaya koydu.Dan revealed he was a white supremacist.
Sadece o kadının beyaz olmadığını biliyorsun.You know that woman is not just Caucasian.
Sadece beyaz olmadığı için onun garip olduğunu düşünüyorsun.You think that she is strange because she is not just Caucasian.
İlkel insanların modern insanlardan daha büyük beyni vardı.The Neanderthals had a bigger brain than modern humans.
Dan, beyaz tenis ayakkabılarını giydi.Dan wore white tennis shoes.
Dan, Linda'nın cinayetin beyni olduğunu düşünüyor.Dan thinks that Linda was the mastermind of the murder.
Beyzbol'u gerçekten seviyorsun, değil mi?You really like baseball, don't you?
Sen beyzbol takımında mısın?Are you on the baseball team?
Tom beyzbol takımında mı?Is Tom on the baseball team?
Tom bir beyzbol oyuncusu olmak istiyor.Tom wants to be a baseball player.
Bu, beyin ameliyatı değil, biliyorsun.It's not brain surgery, you know.
Siz beylerin neyi var?What's the matter with you guys?
O benim beyzbol sopam değil.That's not my baseball bat.
Ne zaman beyzbolu sevmeye başladın?When did you start liking baseball?
Tom beyzbolla ilgili değildi.Tom wasn't interested in baseball.
Tom beyzbolla ilgilenmiyordu.Tom wasn't interested in baseball.
Siz beyler ne hakkında fısıldıyorsunuz?What are you guys whispering about?
Çiftlik evi gizemli bir biçimde beyazlaştı.The farm house has mysteriously turned white.
Tom genellikle beyaz tenis ayakkabısı giyer.Tom usually wears white tennis shoes.
Tom bile beyzbolla ilgilenmiyor.Tom isn't even interested in baseball.
Bir beyefendi kız arkadaşına çiçekler almalı.A gentleman should buy his girlfriend flowers.
Bir beyefendi kız arkadaşı için kapıları açmalı.A gentleman should open doors for his girlfriend.
Bir beyin fırtınası öğretmenim var.I have a brainstorm teacher.
Tom arkadaşlarıyla bir beyzbol maçı izliyor.Tom is watching the baseball game with his friends.
Ne içiyorsun, beyaz mı kırmızı mı?What are you drinking, white or red?
Tom siyah kot ve beyaz t-shirt giyiyordu.Tom wore black jeans and a white T-shirt.
Agrafili insanlar bir beyin hasarı nedeniyle yazı yazamazlar.People with agraphia can't write due to a brain injury.
Siz beyler ne görmeye gittiniz?What did you guys go see?