Neden beyzbol takımında değilsin?Why aren't you on the baseball team?
Biraz beykın ve yumurta istiyor musun?Do you want some bacon and eggs?
Beyaz giymiş kadın ünlü bir aktris.The woman in white is a famous actress.
Siz beyler neden bana söylemediniz?Why didn't you guys tell me?
Beyaz bir kedisi vardı.He had a white cat.
Beynimin olmadığını mı söylemek istiyorsun?Are you trying to say I don't have any brain?
Onun beyaz köpeği var.He has a white dog.
Çocuklar beyzbol kartlarını takas ettiler.The kids traded baseball cards.
insan beyni hakkında öğrenilecek hala pek çok şey vardır.There are still many things left to learn about the human brain.
Lazer yazıcım yalnızca siyah beyaz yazdırır.My laser printer only prints in black and white.
Tom'un beyin ölümü açıklandı.Tom has been declared brain dead.
İki küçük tavşan, beyaz tavşan ve siyah tavşan, büyük bir ormanda yaşadılar.Two small rabbits, a white rabbit and a black rabbit, lived in a large forest.
Şimdi biraz beyzbol oynayalım.Now, let's play some baseball.
Siz beyler benim hakkımda mı konuşuyorsunuz?Are you guys talking about me?
Siz beyler bu kadar erken saatte ne yapıyorsunuz?What are you guys doing up so early?
Tom beyzbolla ilgilenmiyor gibi görünüyor.It looks like Tom isn't interested in baseball.
Mazeretler beyan etmeyeceğim.I'm not going to make excuses.
Beyler, bugün geldiğiniz için çok teşekkürler!Guys, thanks a lot for coming today!
En sevdiğim spor beyzboldur.Baseball is my favorite sport.
Beyzbolla ilgileniyor musun, Tom?Are you interested in baseball, Tom?
Üç elbise kazandım, biri beyaz ve ikisi yeşil.I've won three dresses, one white and two green.
En koyu renkli inek bile yalnızca beyaz süt verir.Even the blackest cow only gives white milk.
Sola döndüğünüzde beyaz bir bina göreceksiniz.When you turn to the left, you'll see a white building.
Bu Papatya beyazdır.The daisy is white.
Beyaz ayılar Arktika'da yaşar.White bears live in the Arctic.
Beyaz bluz ve kırmızı etek giyiyordu.She was clothed in a white blouse and red skirt.
Kırmızı bluz ve beyaz etek giyiyordu.She was clothed in a red blouse and white skirt.
Beyin hasarı doğuştandı.The brain damage was congenital.
Beyzbolu bırakmanı istemiyorum.I don't want you to quit baseball.
Onlar sek beyaz şarap içiyorlardı.They were drinking dry white wine.
Beyaz şarap daha soğuk olmalı.The white wine should be colder.
Tom, beyin fırtınası toplantısında şeytanın avukatı rolünü oynadı.Tom played the role of devil's advocate at the brainstorming meeting.
Memur bey, ben hiçbir şey yapmadım!Police officer, I didn't do anything!
Hz. İsa Beytüllahim'de doğdu.Jesus was born in Bethlehem.
Tom kırmızı şarabı, beyaz şaraba tercih eder.Tom prefers red wine to white wine.
Her zaman siyah ve beyaz değildir.It's not always black and white.
Bu siyah ve beyaz değil.It's not black and white.
Şüphelilerin yarısı beyazdı.Half the suspects were white.
Ben beyazdan bıktım.I'm sick of white.
Tom bir beyzbol eldiveni giyiyor.Tom is wearing a baseball glove.
Duvarlar beyaz sıvalıdır.The walls are white plaster.
Tom yıllardır vergi beyannamesi vermemiş.Tom hasn't filed a tax return in years.
Beyler, kadeh kaldırmak istiyorum.Gentlemen, I'd like to propose a toast.
O, beyin ameliyatı değil.It's not brain surgery.
Tom beyaz bir adam gibi geliyor.Tom sounds like a white guy.
Tom beyaz bir adam gibi görünüyor.Tom sounds like a white guy.
Lütfen bu beyefendiye kim olduğumu söyler misin?Would you please tell this gentleman who I am?
Tom gerçek bir beyefendi olduğunu kanıtladı.Tom proved to be a real gentleman.
Beyler, sizin hiç kendinize saygınız yok mu?Don't you guys have any self-respect?
Beyninin yıkanmış olduğunu düşünüyorum.I think you've been brainwashed.
Her şey beyaz.Everything is white.
Tom beyzbolu severdi.Tom used to like baseball.
Tom beyzbol izlemeyi sevmeyen tanıdığım tek kişi.Tom is the only person I know who doesn't like watching baseball.
Beyzbol izliyorum.I've been watching baseball.
Tom beyzbol hakkında gerçekten çok şey biliyor.Tom really knows a lot about baseball.
Takıma girmek için yeterince iyi bir beyzbol oyuncusu olduğumu hiç düşünmedim.I never thought I was a good enough baseball player to make the team.
Tom bir beyefendi gibi davrandı.Tom behaved like a gentleman.
Tom bir beyefendiydi.Tom has been a gentleman.
Tom'un bir beyzbol kartı koleksiyonu var.Tom has a baseball card collection.
Tom'un profesyonel bir beyzbol oyuncusu olduğunu biliyor muydun?Did you know that Tom used to be a professional baseball player?