Alcatraz'dan kaçış Frank Morris ve Anglin kardeşlerin hapisten kaçışını betimliyor.FBI:n mukaan Frank Morrisin ja Anglinin veljeksien piti paeta Angel Islandille.
Zaman geçtikçe yazıtlar resimlerin önüne geçmiş ve betimlenen sahneler gittikçe azalmıştır.Tämä tapahtui muuttamalla hahmojen ja tapahtumien vauhtia hitaammaksi.
Texas’ın ve Texas toplumunun renkli betimlemesidir.Tyyli imi vaikutteita Texasin rock- ja folkpiireistä.
Albüm kapağı, albümün başlığını betimler niteliktedir.Albumin kansikuva on Sillanpään itsensä suunnittelema.
Yeni roman kavramını ise natüralizm, realizm ve romantizm kavramlarından ayrı olarak betimlemiştir.Ilmaisussa on mukana niin naturalistista realismia kuin romantiikan ilmaisua.
Mısır metinleri tanrıların vücutlarını detaylı olarak betimler.Τα αιγυπτιακά κείμενα περιγράφουν τα σώματα των θεών με λεπτομέρεια.
Öykü boyunca tekrarlanan kan ve zaman betimlemeleri, fiziksel varoluşu temsil eder.Οι εικόνες του αίματος και του χρόνου υποδεικνύουν την σωματική υπόσταση.
Genetikçiler kalıtımı betimlemede şema ve semboller kullanırlar.Οι γενετιστές χρησιμοποιούν διαγράμματα και σύμβολα για να περιγράψουν την κληρονόμηση.
Bu bağlamda, Skamander tanrısı aslında, Skamander nehrinin tanrı şeklinde betimlenmesidir.Έτσι σε περίπτωση κρίσης ο πατέρας των θεών συμβουλεύεται το ασώματο κρανίο.
Kara Yılan olarak betimlenir.Απεικονίζεται ως cobra uraeus.
Bu eser dört tablo hâlinde Rus kahramanı İlya Muromets'in hayatı ve ölümünü betimlemektedir.Η συμφωνία παρουσιάζει σε τέσσερις «πίνακες» τις περιπέτειες και το θάνατο του Ρώσου ήρωα Ίλια Μούρομετς.
Bazen bir yılan olarak betimlenir.Ο Αξούχος αναφέρεται μερικές φορές ως σκλάβος.
Balkan geleneğinde hajduk efsaneleştirilmiş bir kahraman olarak betimlenmiştir.Πολέμησε στους Βαλκανικούς Πολέμους ως δόκιμος με βαθμό αρχικελευστή.
Muhtemelen hacıların zor yaşamını betimleyebilmek için kullanılmıştır.Αυτό οφείλεται πιθανώς στην ιδέα ότι οι γάτες θα μπορούσαν εύκολα να ταϊστούν.
O, sadece ve olduğu gibi O betimlenemez.Δεν μπορούμε να γνωρίζουμε το Υπέρτατο Ον απόλυτα ή όπως είναι καθ' εαυτό.
Tabloda toplam 11 kişi betimlenmiştir.Το φεγγάρι τελικά εντοπίστηκε σε έντεκα από τις εικόνες.
Bunun yerine Jack bir gölge olarak betimlenmiştir.Han er i stedet afbildet som en skygge.
Bu büyük hikâye; karanlıkla aydınlığın mücadelesinde aydınlığın zaferi olarak betimlenmektedir.Festivalen er lysets (det godes) højtidelighedsholdelse, som vinder over mørket (det onde).
Bu betimlemelere uygun bir insan ancak Dinozorlar çağına uygun olabilir.Den tid de tilbringer sammen er lykkelig for Dinas vedkommende.
Örnek olarak yakınlardaki volkanik Hasan Dağı'nı patlaması olduğu düşünülen bir betimleme açığa çıkarılmıştır.I midten af billedet findes en aftegning, der er tolket som vulkanen Hasan Dağı, der kan ses fra Çatalhöyük.
Pişmiş toprak figürin parçaları insan ve hayvan betimlemeleridir.De mangefarvede kalkmalerier består af mennesker og dyrefigurer.
Çeşitli satir betimlemeleri.Kendskab til mange jutsuer.
Szilárd daha sonra olayı şu şekilde betimledi: “Anahtarı döndürdük ve parıldamaları gördük.Samtidig viste de teksten "We've turned the lights out.
"Yes"/"Ças" (demir) bilekli olarak betimlenir.Cementering med jern angives med "sm". o.
Bunların bir kısmı jaguar-insanı betimler.Nogle af disse personer har præget frimureriet.
Ak Yılan olarak betimlenir.Kebechet blev afbildet som en slange.
Numa, "Romalılara tanrıları insan ya da hayvan şeklinde betimlemeyi yasaklamıştır.Han sier at Numa «forbød romerne å representere guddommen i formen av enten mann eller uhyre.
Bu karakter ile Poe, ayyaş ve yalancı biri olarak betimleniyordu.Pulque ble på den tiden stigmatisert og sett på som en drikk for de fattige og fortapte.
Yaratılışın üçüncü ve dördüncü günlerini betimlemektedir.Fabrikken drives i dag av 3. og 4. generasjon.
Kısa boylu bir erkek şeklinde betimlenir.Et lite samfunn i balanse, tilsynelatende.
Romalı stoacı filozof Seneca da, Sirius’u Mars’tan daha koyu kırmızılıktaki bir varlık olarak betimlemişti.Seneca hadde også beskrevet Sirius som dypere rød i fargen enn Mars.
Bu, Beckett'ın bir karakteri bu şekilde betimlediği ilk çalışma değildi.Men dette var ikke første gang Bjørnstad hadde hatt denne oppgaven.
Bunu şöyle betimleyebiliriz.Det er mulig å fravike dette.
Doğa betimlemeleri de görülmektedir.Man kan også se hen til naturlover.
Bazen bir yılan olarak betimlenir.Lahamu fremstilles noen ganger som en slange.
"Eski" olarak betimlenmesinin nedeni bira için uzun sayılabilecek, bir yıla varan yaşlandırma işlemidir.Termen betydde egentlig «ungt øl», som en motsetning til øl som hadde modnet i lang tid.
Dong, katıldığı 1 Ekim töreninin görsel betimlemisini oluşturmak için görevlendirdi.Dong ditugaskan untuk membuat sebuah perwakilan visual dari upacara 1 Oktober, dimana ia hadir.
Numa, "Romalılara tanrıları insan ya da hayvan şeklinde betimlemeyi yasaklamıştır.Numa melarang rakyatnya menggambarkan dewa dalam bentuk manusia atau hewan.
Jonathan Hyde, Joseph Bruce Ismay rolünde: Ismay filmde zengin ve cahil bir adam olarak betimlendi.Jonathan Hyde sebagai Joseph Bruce Ismay: Ismay digambarkan sebagai seorang pria kaya dari kelas satu.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Lukisan-lukisan terkenalnya menggambarkan warga desa sedang bekerja di ladang.
Çok güçlü olarak betimlenir.Hal ini dianggap sangat tidak efisien.
Ayrıca çoğunlukla hamile olarak betimlenmiştir.Umumnya terjadi hanya pada ibu hamil.
Bir cenaze töreni olanca sadeliği ile betimlenmiştir.Ia dimakamkan dengan upacara kemiliteran penuh penghormatan.
Tanrıça olarak tanımlanan bu figürinlerin ikişer oyukla gözler betimlenmiştir.Perbedaan dua pandangan ini dapat diibaratkan sebagai pedang yang bermata dua.
Elinde bir yola (meşale) ile betimlenir.Sedangkan untuk memimpin gabungan wanua maka di kepalai Kepala Walak.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Những bức tranh nổi tiếng nhất của ông mô tả nông dân làm việc trên đồng ruộng.
Ressam bu tablosunda halası ve eşini iki kızlarıyla birlikte betimlemiştir.Hình này là một phần của tranh vẽ ông và hai người con.
Genetikçiler kalıtımı betimlemede şema ve semboller kullanırlar.Các nhà di truyền học sử dụng các biểu đồ và biểu tượng để mô tả sự di truyền.
Tanrıça çoğu kez çıplak betimlenir.Cô thường được miêu tả khỏa thân.
Eleştirmenler, Darcy'nin Macfadyen betimlemesi hakkında görüş ayrılığına düştüler.Người ta quan tâm đến việc Mary cảm nhận như thế nào về cái chết của Darnley.
Theban Mapping Project: KV17 - Mezar ile ilgili betimlemeler, resimler ve planlar içerir.Theban Mapping Project: KV52 – bao Gồm bản đồ chi tiết của hầu hết các ngôi mộ.
Ayrıca çoğunlukla hamile olarak betimlenmiştir.Có thai nhiều lần.
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).元からあるものに対して加工を加える、もしくは加えた場合などに使われる。
Tabloda Topkapı Sarayı'ndan dönmekte olan elçi alayı betimlenmiştir.美親がALCAを引退するきっかけとなった使者。
Betimleme için yandaki şekle bakınız.).あくまでも考え方の指針である)。
Her durumda ağız hiç birinde betimlenmemiştir.すべての話で顔は描かれていない。
Filmde bu grup, Oompa-Loompalar olarak betimlenmiştir.』はこの作品のオマージュと見られている。
Tabloda, çıplak bir kadın iki giyinik erkekle kırda piknik yaparken betimlenmiştir.その主たる理由は、ピクニックで2人の着衣の男性とともにいる裸の女性を描いたことである。
Kara Yılan olarak betimlenir.本来は黒い蛇の姿。
O, sadece ve olduğu gibi O betimlenemez.言葉にできず、捉えようもないその姿を、ありのままに。