Zihinsel dönüşüm bu prensibin uygulaması olarak betimlenmiştir.La salud mental radicaría en la aceptación activa de este principio.
Uzerindeki betimlemelerden aristokrat bir aileye ait oldugu anlaşılmaktadır.De todo lo que se haya apuntado, se hará una media aritmética.
Betimleme için yandaki şekle bakınız.).Acerca del pensar recostado).
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı, bu hapishaneyi oldukça geniş bir şekilde betimler.La cinta Harry Potter y el prisionero de Azkaban es actualmente la más taquillera de este director.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Todo esto dicho y constatado por los mismo campesinos que trabajan estas tierras.
İspanyol ressam Goya'nın Madrid'de 2 Mayıs 1808 isimli tablosu bu olayları betimler.El cuadro de Goya El dos de mayo de 1808 en Madrid, sobre ese suceso.
Bunun yerine Jack bir gölge olarak betimlenmiştir.Jack pide una prueba de Sobriedad en vez de esta.
En sonuncusu Dark Phoenix'i X-Men Last Stand'de ortaya çıktığı gibi betimler.Regresará en la próxima película de X-Men Dark Phoenix.
Sovyet halkı: Sovyetler Birliği'nde yaşayan yurttaşları betimleyen ön ad.Unión Soviética Unión Soviética - Heredados por sus estados sucesores.
Bu model, elektron yoğunluğunun aromatik halka içindeki dağılımını daha iyi betimler.Este modelo representa más apropiadamente la densidad electrónica dentro del anillo aromático.
Genellikle örnek davranışları olan karakterler olarak betimlenirler.Se colocan usualmente debajo del personaje que las porta.
Betimlemede yazar gördüklerine kişisel yorumlarını katarsa öznel betimleme denir.El personaje, al revisar su propio manuscrito, cree percibir párrafos falsos.
Çevremizde gördüğümüz her şey betimlenebilir.Podemos hacer que usted vea cualquier cosa que nuestra imaginación conciba.
"Yes"/"Ças" (demir) bilekli olarak betimlenir.El carácter para "mian"/"mein" significa 麵 "fideos de trigo".
Genellikle kötü karakterli olarak betimlenirler.Generalmente eran considerados un mal augurio.
Bu karakter ile Poe, ayyaş ve yalancı biri olarak betimleniyordu.Poe era claramente parodiado también como bebedor, mentiroso y maltratador doméstico.
O, sadece ve olduğu gibi O betimlenemez.Esta deposición no ocurre de manera fácil, o por lo menos no tan sencilla como podamos imaginarla.
Bazen bir yılan olarak betimlenir.Viene a volte rappresentato come un serpente.
Stendhal, Dumas gibi geçmişe yönelmek yerine içinde yaşadığı toplumu betimlemeyi yeğledi.Pindaro suggerisce invece che abbia cercato di raggiungere la dimora degli dei come altri prima di lui.
Tabloda kimliği belirsiz bir çift betimleniyor.È nota anche con il titolo Una coppia impossibile.
Son 'D' belli grupların şeytanı, uğursuz veya satanic betimlenmesini gösterir.L'ultima D è riferita alla raffigurazione di alcuni gruppi come malvagi, demoniaci, o satanici.
O, sadece ve olduğu gibi O betimlenemez.Non riusciva a spiegarsi, proprio come me.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Le sue opere più importanti ritraggono contadini al lavoro nei campi.
"Yes"/"Ças" (demir) bilekli olarak betimlenir.Nell'uso moderno, "bracciale" è sinonimo di braccialetto.
Bu idollerde ayakta ya da oturur durumda kadın figürü betimlenmiştir.Che segga o che stia in piedi, è la statua della bellezza.
Şiirin orijinal ismi, "Betimi mi flamur" (Türkçe: Bayrak Sözü)'dur.Il titolo originale del poema è "Betimi i Flamurit" (Giuramento alla bandiera).
Bu üç biçimden yukarıda betimlenmiş olan "B" biçimi, hücrelerde bulunan şartlar altında en sık görülenidir.Di tali conformazioni, la conformazione B è la più frequente nelle condizioni standard delle cellule.
Eserde ayrıca bölgede yaşayan yerli halklar da betimlenmiştir.Il termine fu applicato anche agli abitanti indigeni dell'area.
Johann Weyer onu dev gibi bir atın üzerindeki bir şövalye olarak betimledi.Neloo stemma di Avenhorn è raffigurato un cavallerizzo in sella ad un cavallo.
Cüce olarak betimlenir.Citato come Sihot.
Türkiye'deki jeomorfoloji betimlemeden öteye gitmemektedir.Mattea Serpelloni in La rete non dimentica.
Adam, yeğenleri olan ressama poz veren ailesini izler gibi betimlenmişti.L'uomo infatti considera il nipote come colui che ha ucciso l'amata sorella.
Ayrıca çoğunlukla hamile olarak betimlenmiştir.È inoltre in genere controindicato in gravidanza.
Tüylü, çok büyük ve pis kokulu olarak betimlenir.Un grassone che sembra essere tanto forte quanto tonto.
Videoda, şarkının sözlerinde betimlendiği gibi, gelin pasta benzeri bir gelinlikle damadın yanına gelir.Grazie alla somiglianza della damigella alla sposa promessa, lo scambio ottiene successo.
Eser ölmek üzere olan bir aslanı çok başarılı bir şekilde betimlemektedir.La tragica fine di Leone merita alcune riflessioni.
Lahdin kabartmalarında satrabın hayatından çeşitli sahneler betimlenmiştir.Nella cappella dedicata al beato sono rappresentate alcune scene della sua vita.
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).Игра вперёд или пас вперёд (неопр.).
Şarkının sözlerinde, yağmur eski aşkı betimlemek amacıyla bir metafor olarak kullanılmıştır.В тексте песни образ дождя используется как метафора для воспоминаний о прошедшей любви.
Toshack daha sonra onları 20 yıllık kariyerinde gördüğü en kötü futbolcular olarak betimledi.Тошак называл «Депортиво» худшей командой, увиденной им за двадцать лет работы.
Tablo hayatı, ressamın gördüğü şekilde, yani kapalı bir çember olarak betimler.«Прогулка заключённых» символизирует жизнь, подобную, по мнению художника, замкнутому кругу.
Theban Mapping Project: KV17 - Mezar ile ilgili betimlemeler, resimler ve planlar içerir.Theban Mapping Project – план гробницы и другие детали.
Tabloda Baltık Denizi kıyısındaki bir liman günbatımında betimlenmektedir.На картине изображён порт на берегу Балтийского моря во время заката.
Öykü boyunca tekrarlanan kan ve zaman betimlemeleri, fiziksel varoluşu temsil eder.Регулярно встречающиеся образы крови и времени также указывают на вещественность.
Betimleme için yandaki şekle bakınız.).Быть думающей частью).
Son 'D' belli grupların şeytanı, uğursuz veya satanic betimlenmesini gösterir.Третий тест Д — изображение определенной группы как зло — демоническое или сатанинское.
Cüce olarak betimlenir.Мыслить как престуаник.
Ancak bazı genel kabul görmüş kriterler bu bozukluğu betimler.С другой стороны, некоторые важные детали делают этот порядок абсурдным.
Taş bilekli olarak betimlenir.Применяется как ювелирный камень.
Her durumda ağız hiç birinde betimlenmemiştir.Голова ни в одной описи не упоминалась.
Bu tablo, bir sistemin betimlemesini konu alır.Это важно понимать, когда смотришь картину.
Tabloda, içinde bir köylü düğününün kutlanmakta olduğu büyük bir tahıl ambarı betimlenmiştir.На картине «Свадебный танец» показано веселье, царящее на многолюдной крестьянской свадьбе.
Röportajlarda, çoğu müzisyen çoğunlukla Ohlin'i içe dönük ve garip bir kişi olarak betimlemişlerdir.Знакомые музыканты описывали Олина как странного интроверта.
Yarışmanın konusu, Müslümanlar' ın İspanya'dan çıkartılışını betimlemek idi.Тем не менее они сочли необходимым проявить солидарность с иммигрантами из Мексики.
Schlafli sembolü ile {4,3n−2,4} olarak betimlenen tüm n-boyutlu hiperkübik petekler öz çifteştir.Все n-мерные гиперкубические соты с символами Шлефли {4,3n−2,4} самодвойственны.
Lahdin diğer uzun kenarında ise bir aslan avı betimlenmiştir.Где-то у подножья этой горы, якобы, прикован цепью бессмертный медведь.
Tabloda toplam 11 kişi betimlenmiştir.На полотне изображены одиннадцать молодых женщин.
Tabloda Topkapı Sarayı'ndan dönmekte olan elçi alayı betimlenmiştir.В жизнеописании Пророка (сира) аяты помещались в событийный контекст.
Bunu şöyle betimleyebiliriz.Над этим можно призадуматься.
Uçan at olarak betimlenmektedir.Изображается в виде крылатого коня.