"Şşş... biliyorsunuz gerçek değiller," betimlemenin bir kenarındalar."Suỵt... bạn biết đó không phải là họ mà," ở ngoài lề của bức ảnh.
"Şşş... biliyorsunuz gerçek değiller," betimlemenin bir kenarındalar."Шшшт... знаете, че всъщност не са те", бе поставено отстрани на изображенията.
"Şşş... biliyorsunuz gerçek değiller," betimlemenin bir kenarındalar."ששש.. אתם יודעים שזה לא באמת הם," שנכתב בצד התמונה.
"Şşş... biliyorsunuz gerçek değiller," betimlemenin bir kenarındalar."شششش.....أتعلمون حقيقة لم يكونوا هم" تم وضعها علي جانب الصورة
"Şşş... biliyorsunuz gerçek değiller," betimlemenin bir kenarındalar.そうイメージの横に付け加えました そしてマーガレット・サッチャーが 獄中のジェフリー・アーチャーを訪ねているところです
Tüm bu betimlemeler bir sürü yaygara yarattı.Al deze beelden zorgden voor flink wat commotie.
Tüm bu betimlemeler bir sürü yaygara yarattı.Alle diese Bilder verursachten einen ziemlichen Aufruhr.
Tüm bu betimlemeler bir sürü yaygara yarattı.그리고 이 사진은 많은 말들을 만들어 냈습니다.
Tüm bu betimlemeler bir sürü yaygara yarattı.Những bức ảnh này đã khuấy động dư luận.
Tüm bu betimlemeler bir sürü yaygara yarattı.Te wszystkie obrazy wywołały falę oburzenia.
Tüm bu betimlemeler bir sürü yaygara yarattı.Toate aceste poze au creat o mare agitatie.
Tüm bu betimlemeler bir sürü yaygara yarattı.Todas estas imágenes estaban creando mucha controversia.
Tüm bu betimlemeler bir sürü yaygara yarattı.Toutes ces photos ont fait scandale.
Tüm bu betimlemeler bir sürü yaygara yarattı.Tutte queste immagini hanno creato una grande confusione.
Tüm bu betimlemeler bir sürü yaygara yarattı. Ve ben mide bulandırıcı bir sanatçı olarak olarak gösterildim.Ez az ábrázolásmód igen nagy felháborodást keltett, és gusztustalan művészként emlegettek.
Tüm bu betimlemeler bir sürü yaygara yarattı. Ve ben mide bulandırıcı bir sanatçı olarak olarak gösterildim.Todas estas imagens começaram a provocar muito burburinho e fui referida como uma artista desagradável.
Tüm bu betimlemeler bir sürü yaygara yarattı.Все эти изображения наделали много шума.
Tüm bu betimlemeler bir sürü yaygara yarattı.Всички тези изображения вдигаха много врява.
Tüm bu betimlemeler bir sürü yaygara yarattı.כל הדימויים הללו יצרו הרבה מהומה.
Tüm bu betimlemeler bir sürü yaygara yarattı.كل هذه الصور التي كانت تثير كثير من الجلبة
Tüm bu betimlemeler bir sürü yaygara yarattı.私はムカつくアーティストとして引き合いに出され マスコミはそれについて書きました
Ve ikona betimlemelerini yapılandırmanın teknikleri vardır..그리고 초상화 같은 이미지를 만들기 위해서 기술이 필요합니다.
Ve ikona betimlemelerini yapılandırmanın teknikleri vardır..וישנן טכניקות לבנות דימויים איקוניים.
Ve ikona betimlemelerini yapılandırmanın teknikleri vardır..وهناك تقنيات لبناء الصور الرمزية
Ve ikona betimlemelerini yapılandırmanın teknikleri vardır..このイメージは 例えば ある意味ぴったりです
Ve ilişkiyi betimleyen bir grafik çizdik.E nós mostramos um gráfico que descreve a relação.
Ve ilişkiyi betimleyen bir grafik çizdik.변수의 관계를 보여주는 그래프를 그려보았습니다 변수의 관계를 보여주는 그래프를 그려보았습니다
Ve ilişkiyi betimleyen bir grafik çizdik.Започваме с 12 инча, всеки ден след това губим по два инча. И показахме графика, която изобразява връзката.
Ve ilişkiyi betimleyen bir grafik çizdik.وقمت بعمل رسم بياني يوضح العلاقة .
Ve sonra ben de bir çeşit betimleme yaptım.Apoi am inceput sa plasticizez.
Ve sonra ben de bir çeşit betimleme yaptım.Então continuei a criar imagens.
Ve sonra ben de bir çeşit betimleme yaptım.En toen maakte ik als het ware afbeeldingen.
Ve sonra ben de bir çeşit betimleme yaptım.E quindi ho costruito un'immagine.
Ve sonra ben de bir çeşit betimleme yaptım.Et en quelque sorte je créais une imagerie.
Ve sonra ben de bir çeşit betimleme yaptım.Ezután készítettem néhány ehhez hasonló képet.
Ve sonra ben de bir çeşit betimleme yaptım.I potem, tak jakby, zaczęłam robić wizerunki.
Ve sonra ben de bir çeşit betimleme yaptım.그리고 나서 저는 이런 이미지들을 또 만들었습니다.
Ve sonra ben de bir çeşit betimleme yaptım.Sau đó tôi bắt đầu tạo dựng hình ảnh.
Ve sonra ben de bir çeşit betimleme yaptım.Und dann erschuf ich sozusagen eine Vorstellung.
Ve sonra ben de bir çeşit betimleme yaptım.Y después estuve creando una especie de imaginería.
Ve sonra ben de bir çeşit betimleme yaptım.А после започнах един вид да създавам образи.
Ve sonra ben de bir çeşit betimleme yaptım.Потом я сделала следующую фотографию.
Ve sonra ben de bir çeşit betimleme yaptım.ואז עשיתי הדמייה.
Ve sonra ben de bir çeşit betimleme yaptım.وبعد ذلك كنت اقوم بعمل الصور
Ve sonra ben de bir çeşit betimleme yaptım.イギリスには 「女王がトイレに座っているのを想像できない」という表現があります
• yalnızca geçmiş veya güncel durumun betimlenmesinin ötesine geçmek;• ir más allá de la mera descripción de la situación pasada o presente;
• yalnızca geçmiş veya güncel durumun betimlenmesinin ötesine geçmek;• ne pas se contenter de simplement décrire la situation présente ou passée;
Yani beden ne olarak betimleniyor?Also, wie ist der Körper beschreibbar?
Yani beden ne olarak betimleniyor?Cum poate fi descris trupul?
Yani beden ne olarak betimleniyor?Dus het lichaam wordt beschreven als wat?
Yani beden ne olarak betimleniyor?Popíšte nám telo.
Yani beden ne olarak betimleniyor?¿Qué describe el cuerpo?
Yani beden ne olarak betimleniyor?Quindi, il corpo è descritto come?
Yani beden ne olarak betimleniyor?Z čeho přesně se skládá tělo?
Yani beden ne olarak betimleniyor?Тело описано как что?
Yani beden ne olarak betimleniyor?То як описується тіло?
Yapılan pek çok portresinde, sadece ülkenin yöneticisinin kullanabileceği takılar,kıyafetlerle betimlenmiş.Socha Nefertiti je zajímavá tím, že zde není představována pouze jako manželka faraona.
Yapılan pek çok portresinde, sadece ülkenin yöneticisinin kullanabileceği takılar,kıyafetlerle betimlenmiş.أهمية خاصة, وذلك لأننا نعتقد انها لم