Tabloda kimliği belirsiz bir çift betimleniyor.È nota anche con il titolo Una coppia impossibile.
Son 'D' belli grupların şeytanı, uğursuz veya satanic betimlenmesini gösterir.L'ultima D è riferita alla raffigurazione di alcuni gruppi come malvagi, demoniaci, o satanici.
Portekizce (Brezilya): Silvio Luiz ve Mauro Beting.Versione brasiliana: Silvio Luiz e Mario Beting.
O, sadece ve olduğu gibi O betimlenemez.Non riusciva a spiegarsi, proprio come me.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.Le sue opere più importanti ritraggono contadini al lavoro nei campi.
"Yes"/"Ças" (demir) bilekli olarak betimlenir.Nell'uso moderno, "bracciale" è sinonimo di braccialetto.
Bu idollerde ayakta ya da oturur durumda kadın figürü betimlenmiştir.Che segga o che stia in piedi, è la statua della bellezza.
Bu üç biçimden yukarıda betimlenmiş olan "B" biçimi, hücrelerde bulunan şartlar altında en sık görülenidir.Di tali conformazioni, la conformazione B è la più frequente nelle condizioni standard delle cellule.
Eserde ayrıca bölgede yaşayan yerli halklar da betimlenmiştir.Il termine fu applicato anche agli abitanti indigeni dell'area.
Johann Weyer onu dev gibi bir atın üzerindeki bir şövalye olarak betimledi.Neloo stemma di Avenhorn è raffigurato un cavallerizzo in sella ad un cavallo.
Cüce olarak betimlenir.Citato come Sihot.
Türkiye'deki jeomorfoloji betimlemeden öteye gitmemektedir.Mattea Serpelloni in La rete non dimentica.
Adam, yeğenleri olan ressama poz veren ailesini izler gibi betimlenmişti.L'uomo infatti considera il nipote come colui che ha ucciso l'amata sorella.
Ayrıca çoğunlukla hamile olarak betimlenmiştir.È inoltre in genere controindicato in gravidanza.
Tüylü, çok büyük ve pis kokulu olarak betimlenir.Un grassone che sembra essere tanto forte quanto tonto.
Videoda, şarkının sözlerinde betimlendiği gibi, gelin pasta benzeri bir gelinlikle damadın yanına gelir.Grazie alla somiglianza della damigella alla sposa promessa, lo scambio ottiene successo.
Eser ölmek üzere olan bir aslanı çok başarılı bir şekilde betimlemektedir.La tragica fine di Leone merita alcune riflessioni.
Lahdin kabartmalarında satrabın hayatından çeşitli sahneler betimlenmiştir.Nella cappella dedicata al beato sono rappresentate alcune scene della sua vita.
Ya da daha önceden algılanmıştır, birincil olarak ya da dolaylı yoldan (bir başkasının betimlemesiyle).Игра вперёд или пас вперёд (неопр.).
Şarkının sözlerinde, yağmur eski aşkı betimlemek amacıyla bir metafor olarak kullanılmıştır.В тексте песни образ дождя используется как метафора для воспоминаний о прошедшей любви.
Toshack daha sonra onları 20 yıllık kariyerinde gördüğü en kötü futbolcular olarak betimledi.Тошак называл «Депортиво» худшей командой, увиденной им за двадцать лет работы.
Oliveira, elde ettiği başarılardan sonra, 4 milyon € karşılığında Real Betis'e transfer olmuştur.Однако в следующем сезоне Оливейра перешёл в «Реал Бетис» за € 4 млн.
Tablo hayatı, ressamın gördüğü şekilde, yani kapalı bir çember olarak betimler.«Прогулка заключённых» символизирует жизнь, подобную, по мнению художника, замкнутому кругу.
Theban Mapping Project: KV17 - Mezar ile ilgili betimlemeler, resimler ve planlar içerir.Theban Mapping Project – план гробницы и другие детали.
Tabloda Baltık Denizi kıyısındaki bir liman günbatımında betimlenmektedir.На картине изображён порт на берегу Балтийского моря во время заката.
Öykü boyunca tekrarlanan kan ve zaman betimlemeleri, fiziksel varoluşu temsil eder.Регулярно встречающиеся образы крови и времени также указывают на вещественность.
Betimleme için yandaki şekle bakınız.).Быть думающей частью).
Son 'D' belli grupların şeytanı, uğursuz veya satanic betimlenmesini gösterir.Третий тест Д — изображение определенной группы как зло — демоническое или сатанинское.
La Liga takımlarından Real Betis'e ev sahipliği yapmaktadır.Домашняя арена команды «Реал Бетис».
Cüce olarak betimlenir.Мыслить как престуаник.
Ancak bazı genel kabul görmüş kriterler bu bozukluğu betimler.С другой стороны, некоторые важные детали делают этот порядок абсурдным.
Taş bilekli olarak betimlenir.Применяется как ювелирный камень.
Her durumda ağız hiç birinde betimlenmemiştir.Голова ни в одной описи не упоминалась.
Bu tablo, bir sistemin betimlemesini konu alır.Это важно понимать, когда смотришь картину.
Tabloda, içinde bir köylü düğününün kutlanmakta olduğu büyük bir tahıl ambarı betimlenmiştir.На картине «Свадебный танец» показано веселье, царящее на многолюдной крестьянской свадьбе.
Röportajlarda, çoğu müzisyen çoğunlukla Ohlin'i içe dönük ve garip bir kişi olarak betimlemişlerdir.Знакомые музыканты описывали Олина как странного интроверта.
Yarışmanın konusu, Müslümanlar' ın İspanya'dan çıkartılışını betimlemek idi.Тем не менее они сочли необходимым проявить солидарность с иммигрантами из Мексики.
Schlafli sembolü ile {4,3n−2,4} olarak betimlenen tüm n-boyutlu hiperkübik petekler öz çifteştir.Все n-мерные гиперкубические соты с символами Шлефли {4,3n−2,4} самодвойственны.
SI ölçü sisteminde betivorlyy birimi Bekerel (Becquerel, Bq) onun ismine ithafen verilmiştir.В его честь названы: Единица активности в системе единиц СИ — беккерель (Bq).
Lahdin diğer uzun kenarında ise bir aslan avı betimlenmiştir.Где-то у подножья этой горы, якобы, прикован цепью бессмертный медведь.
Örneğin, bir sayfadan çalıştırılan betik diğer bir sayfaya ulaşabilecekti.Занятая страница может принадлежать другому процессу.
Tabloda toplam 11 kişi betimlenmiştir.На полотне изображены одиннадцать молодых женщин.
Tabloda Topkapı Sarayı'ndan dönmekte olan elçi alayı betimlenmiştir.В жизнеописании Пророка (сира) аяты помещались в событийный контекст.
Bunu şöyle betimleyebiliriz.Над этим можно призадуматься.
Uçan at olarak betimlenmektedir.Изображается в виде крылатого коня.
O, sadece ve olduğu gibi O betimlenemez.Тем не менее, он отнюдь не так слаб и немощен, как может показаться.
Başında takılı tolgası (miğferi) ile betimlenir.Затем накладывается давящая повязка.
888 yılında yazılan bir tekstte, imparator, Fotios'u yasal piskopos olarak betimler.В одном из писем, датированном 800 годом, Рихбод ещё называл себя епископом.
Genellikle yılan ya da balık biçiminde bir kadın olarak betimlenirler.Так, она часто принимает облик ворона или вороны.
En çok bilinen tabloları, tarlalarda çalışan köylüleri betimlemektedir.В ней слишком мрачными красками описывается положение крестьян, проживающих в деревнях.
Bu vektörler de c hızından yüksek hızlardaki gözlemcileri betimler.Это означает, что оба наблюдателя измеряют одну и ту же скорость c для обоих фотонов.
Betimleme için yandaki şekle bakınız.).أى بعد عن الحق رأيك.)
Ayrıca çoğunlukla hamile olarak betimlenmiştir.كما أنه أيضا شائع في الحمل.
Dong, katıldığı 1 Ekim töreninin görsel betimlemisini oluşturmak için görevlendirdi.كان دونج مكلفا بانشاء صورة مرئية للاحتفال الذي حضره في الأول من أكتوبر .
Eserde, ticaretin önemli olduğu bir dünyada modern bir sokak kadını betimlenmişti.في العمل لم يتم استكمال سيدة الشارع الحديثة في العالم التجاري الذي يكون ذات أهمية .
Yazar, ayrıca, basit görünen betimlemelerin ardında gizli ustalığa da dikkat çeker.ويضيف الكاتب أنه يلفت الأنتباه لمهارة سرية خلف تصوير المشاهد البسيطة.
Sartre ise çaresiz, tuzağa düşürülmüş ve masum bir adam için yaptığı betimlemenin çok olası olduğunu söyledi.قال سارتر كون وصفه للرجل البرىء الذى وقع في الفخ بلا حيلة من المحتمل أن يكون صحيح .
Eserde Osmanlı Sultanı'nın ailesi günlük yaşam içinde betimlenmiştir.في حين أنَّ 18% من الروس الأرثوذكس يُداومون على الصلاة يوميًا.
Tablo, tarihte pubik tüyleri görünen ilk çıplak kadın betimlemesi olarak anılır.فقد ذكر أن تلك اللوحة أول امرأة عارية في التاريخ .
Vücut hatları ince ve orantılı olarak betimlenir.معرفة تركيب الجسد بالشكل الدقيق والصحيح.