Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››E eu te sustentaria com o trigo mais fino; e com o mel saído da rocha eu te saciaria.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››I nemici del Signore gli sarebbero sottomessi e la loro sorte sarebbe segnata per sempre
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››In živil bi ga bil s pšenico najboljšo in z medom iz skalovja bi te bil sitil.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››jeg nærede dig med Hvedens Fedme, mættede dig med Honning fra Klippen!"
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››내가 또 밀의 아름다운 것으로 저희에게 먹이며 반석에서 나오는 꿀로 너를 만족케 하리라 하셨도다
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››L-aş hrăni cu cel mai bun grîu, şi l-aş sătura cu miere din stîncă.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››Los habría sustentado con la suculencia del trigo; con miel de la roca te habría saciado.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››Ta sẽ lấy màu mỡ ngũ cốc mà nuôi họ. Và làm cho ngươi được no nê bằng mật ong nơi hòn đá.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››Ta sẽ lấy màu_mỡ ngũ_cốc mà nuôi họ . Và làm cho ngươi được no_nê bằng mật_ong nơi hòn đá .
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››Tetapi umat-Ku akan Kuberi makan gandum pilihan, dan Kukenyangkan dengan madu hutan.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››Tí, ktorí nenávidia Hospodina, boli by sa mu lichotne korili, a ich čas by bol trval až na veky.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››und ich würde sie mit dem besten Weizen speisen und mit Honig aus dem Felsen sättigen.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››και ηθελε θρεψει αυτους με το παχος του σιτου, και με μελι εκ πετρας ηθελον σε χορτασει.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››И Той щеше да ги храни с най-изрядната пшеница; И с мед от скала щях да те наситя.
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››ויאכילהו מחלב חטה ומצור דבש אשביעך׃
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››وكان اطعمه من شحم الحنطة. ومن الصخرة كنت اشبعك عسلا
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››他 也 必 拿 上 好 的 麥 子 給 他 們 喫 . 又 拿 從 磐 石 出 的 蜂 蜜 、 叫 他 們 飽 足
Oysa sizleri en iyi buğdayla besler, Kayadan akan balla doyururdum.››他 也 必 拿上 好 的 麥子給 他 們喫 . 又 拿從 磐石 出 的 蜂蜜 、 叫 他 們飽足
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?A jak se takové město krmilo?
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?Allora, come si nutriva una città di questo genere?
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?Alors comment une telle ville se nourrissait-elle ?
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?Bagaimana kota seperti ini memberi makan dirinya sendiri?
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?¿Cómo se abastecía una ciudad así?
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?Cum a reuşit un astfel de oraş să se hrănească?
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?Então, como é que uma cidade destas se alimentava?
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?Hoe voedde een stad zoals dit zichzelf?
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?이 정도 규모의 도시가 어떻게 스스로를 지탱할 수 있었을까요?
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?Så hvordan kunne en by som Rom forsyne sine indbyggere?
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?So wie ernährte sich eine solche Stadt?
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?Szóval egy ilyen város hogyan tartotta fenn magát?
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?Vậy một thành phố như thế đã tự nuôi sống mình bằng cách nào?
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?W jaki sposób żywność trafia do miasta tej wielkości?
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?Πώς λοιπόν τροφοδοτείτο μια τέτοια πόλη;
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?А как се е изхранвал такъв град?
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?Как же такой город мог себя прокормить?
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?Тож як таке місто себе годувало?
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?שהיו, למעשה מרכזי חלוקת מזון ריכוזיים, רוחניים
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?إذا كيف تقوم مدينة كهذه بإطعام نفسها؟
Peki bunun gibi bir şehir kendini nasıl besler?答えは 私が「古代のフードマイル」と呼ぶものにあります
Sürecin kendi bile ateşi beslerEL PROCESO en si mismo alimenta el fuego ...
Ve bu çocukları kötü gıdayla beslerseniz, onlara bunu öğretirsiniz. Bütün mesele bundan ibaret.Kiedy podajemy im niezdrowe jedzenie, tego właśnie się uczą.
Ve bu çocukları kötü gıdayla beslerseniz, onlara bunu öğretirsiniz.E quando nutrite questi bambini con cibo spazzatura, questo è quello che apprendono.
Ve bu çocukları kötü gıdayla beslerseniz, onlara bunu öğretirsiniz.Als je deze kinderen slecht voedsel geeft, is dat wat ze leren.
Ve bu çocukları kötü gıdayla beslerseniz, onlara bunu öğretirsiniz.Et quand vous nourrissez ces enfants avec de la mauvaise nourriture, c'est ce que qu'ils apprennent.
Ve bu çocukları kötü gıdayla beslerseniz, onlara bunu öğretirsiniz.Iar cand le dai acestor copii mancare proasta, asta invata.
Ve bu çocukları kötü gıdayla beslerseniz, onlara bunu öğretirsiniz.In ko hraniš otroke s škodljivo hrano, je to tisto, česar se naučijo.
Ve bu çocukları kötü gıdayla beslerseniz, onlara bunu öğretirsiniz.그런데 이 아이들이 해로운 음식을 먹게되면,
Ve bu çocukları kötü gıdayla beslerseniz, onlara bunu öğretirsiniz.Mindez erről szól.
Ve bu çocukları kötü gıdayla beslerseniz, onlara bunu öğretirsiniz.Quando damos comida nociva às crianças é isso que elas aprendem.
Ve bu çocukları kötü gıdayla beslerseniz, onlara bunu öğretirsiniz.Und wenn die den Kindern schlechtes Essen geben, dann ist es eben das, was sie lernen.
Ve bu çocukları kötü gıdayla beslerseniz, onlara bunu öğretirsiniz.Và khi bạn cho cho trẻ em ăn thực phẩm tồi, đó là những gì chúng học.
Ve bu çocukları kötü gıdayla beslerseniz, onlara bunu öğretirsiniz.Y cuando alimentas a esos chicos con mala comida eso es lo que aprenden. Así que de eso trata todo esto.
Ve bu çocukları kötü gıdayla beslerseniz, onlara bunu öğretirsiniz.И когда их там кормят плохой едой, они и этому учатся.
Ve bu çocukları kötü gıdayla beslerseniz, onlara bunu öğretirsiniz.וכשמאכילים את הילדים האלו באוכל גרוע,
Ve bu çocukları kötü gıdayla beslerseniz, onlara bunu öğretirsiniz.وعندما تطعم هؤلاء الأبناء طعاماً سيئاً
Ve bu çocukları kötü gıdayla beslerseniz, onlara bunu öğretirsiniz.子供はそれを学ぶ それが問題なのです
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.Alam memberi makan sel jantung di dalam tubuh Anda dengan darah yang sangat pekat.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.A natureza alimenta as células dos nossos corações com um fornecimento muito muito denso de sangue.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.A természet a szívet nagyon nagyon sűrű vérellátással táplálja.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.Cơ chế tự nhiên nuôi sống tế bào cơ tim trong cơ thế bạn bằng đường cung máu dày đặc.