Ana içeriğe geç
Sözlük

besler ile cümle

besler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
59
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.De natuur voedt de hartcellen in je lichaam met een zeer, zeer dichte bloedtoevoer.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.Die Natur nährt die Herzzellen in ihrem Körper mit Hilfe einer sehr, sehr dichten Blutversorgung.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.În corpul uman, ele sunt hrănite de natură cu un flux sangvin foarte dens.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.원래 여러분 몸안의 심장세포들은 매우매우 촘촘한 혈관 공급체를 통해 양분을 공급합니다.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.La Naturaleza las alimenta con un suministro de sangre muy, muy densa.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.La nature nourrit les cellules cardiaques de votre corps avec un apport en sang très, très dense.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.Luonto ravitsee sydänsoluja kehossa erittäin tiheällä verisuonistolla.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.Natura zaopatrza je w bardzo dużą ilość krwi.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.Naturen fodrer hjertecellerne i din krop med en meget, meget tyk blodforsyning.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.Naturen förser hjärtcellerna i era kroppar med en mycket, mycket tät tillgång på blod.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.Nel corpo, la natura nutre le cellule del cuore con un apporto di sangue molto, molto denso.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.Příroda zásobuje srdeční buňky v našem těle pomocí velmi, velmi velkého množství krve.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.Príroda živí srdcové bunky v našom tele pomocou veľmi, veľmi hustého zásobovania krvou.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.Η φύση θρέφει τα καρδιακά κύτταρα στο σώμα μας με μια πάρα πολύ πλούσια παροχή αίματος.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.Клетки сердца постоянно получают кровь в естественных условиях.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.Природа живить серцеві клітини у вашому тілі дуже, дуже потужним кровотоком.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.Природата храни сърдечните клетки в тялото ви с доста, много наситен кръвен приток.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.הטבע מאכיל את תאי הלב בגוף שלכם עם אספקת דם מאוד צפופה.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.تغذي الطبيعة خلايا القلب في جسدك بتموين كثيف جدا من الدم.
Vücudumuz kalp hücrelerini onlara bol miktarda kan sağlayarak besler.血液の供給を受けています 実験室では
Yani bunların hepsi birbirini besler.¿cómo van a llevar una empresa? Todo esto funciona en conjunto.
Yani bunların hepsi birbirini besler.Das befruchtet sich alles gegenseitig.
Yani bunların hepsi birbirini besler.Deci toate astea se auto-completează.
Yani bunların hepsi birbirini besler.Dus dit werkt allemaal samen.
Yani bunların hepsi birbirini besler.따라서 이 모든것을 갖추어야 합니다.
Yani bunların hepsi birbirini besler.On prend donc tout en compte.
Yani bunların hepsi birbirini besler.To wszystko tworzy twój wizerunek.
Yani bunların hepsi birbirini besler.Tutto si tiene, dunque.
Yani bunların hepsi birbirini besler.Vậy tất cả đều có liên hệ với nhau.
Yani bunların hepsi birbirini besler.Все факторы сводятся вместе.
Yani bunların hepsi birbirini besler.И така всичко това се вписва.
Yani bunların hepsi birbirini besler.אז זה הכל מזין אחד את השני
Yani bunların hepsi birbirini besler.إذن كل هذه الأمور تعمل في إتجاه واحد.
Yani bunların hepsi birbirini besler.では 上手になるのに一番いいのは いいものを見ること
Yiyecekleri geri getirirler ve larvaları beslerler.De tager det med tilbage og giver det til larverne.
Yiyecekleri geri getirirler ve larvaları beslerler.Ele aduc hrana şi o dau larvelor.
Yiyecekleri geri getirirler ve larvaları beslerler.Ellas tan solo lo acarrean y se lo dan de comer a las larvas.
Yiyecekleri geri getirirler ve larvaları beslerler.Elles ramènent la nourriture et nourrissent les larves.
Yiyecekleri geri getirirler ve larvaları beslerler.먹잇감을 들고와서 유충들에게 먹일 뿐이죠.
Yiyecekleri geri getirirler ve larvaları beslerler.Portano il cibo nel nido, per le larve.
Yiyecekleri geri getirirler ve larvaları beslerler.Przynoszą pożywienie, aby nakarmić larwy.
Yiyecekleri geri getirirler ve larvaları beslerler.Sie bringen die Nahrung zurück zum Bau und verfüttern sie den Larven.
Yiyecekleri geri getirirler ve larvaları beslerler.Ze brengen het naar huis en geven het aan de larven.
Yiyecekleri geri getirirler ve larvaları beslerler.Носят го обратно и хранят с него ларвите.
Yiyecekleri geri getirirler ve larvaları beslerler.Они почти совсем не едят, а только кормят личинки.
Yiyecekleri geri getirirler ve larvaları beslerler.הן מביאות את האוכל בחזרה ומאכילות איתו את הזחלים.
Yiyecekleri geri getirirler ve larvaları beslerler.فإنهم يحضرون الطعام ليطعمونه لليرقات.
Yiyecekleri geri getirirler ve larvaları beslerler.食糧アリが食糧を持ってくると上部の小室へと投げ込みます
Yumurtlar, larvaları besler-- karıncalar önce yumurta olarak başlayıp sonra larvaya dönüşürler.Depune ouă, hrăneşte larvele -- aşadar o furnică începe prin a fi ou şi apoi larvă.
Yumurtlar, larvaları besler-- karıncalar önce yumurta olarak başlayıp sonra larvaya dönüşürler.Elle pond ses œufs, nourrit les larves -- donc une fourmi nait dans un œuf, ensuite c'est une larve.
Yumurtlar, larvaları besler-- karıncalar önce yumurta olarak başlayıp sonra larvaya dönüşürler.Hun lægger æg, hun fodrer larverne -- så en myre starter som et æg, så er det en larve.
Yumurtlar, larvaları besler-- karıncalar önce yumurta olarak başlayıp sonra larvaya dönüşürler.알을 낳고, 유충을 먹입니다. 개미는 알에서 태어나 곧 유충이 됩니다.
Yumurtlar, larvaları besler-- karıncalar önce yumurta olarak başlayıp sonra larvaya dönüşürler.Sie legt Eier, sie füttert die Larven -- Ameisen schlüpfen aus Eiern und werden dann zu Larven.
Yumurtlar, larvaları besler-- karıncalar önce yumurta olarak başlayıp sonra larvaya dönüşürler.Ze legt eitjes en voedt de larven. Een mier begint als een eitje en wordt dan een larve.
Yumurtlar, larvaları besler-- karıncalar önce yumurta olarak başlayıp sonra larvaya dönüşürler.Она откладывает яйца и кормит личинки, которыми становятся муравьи, вылупившись из яйца.
Yumurtlar, larvaları besler-- karıncalar önce yumurta olarak başlayıp sonra larvaya dönüşürler.Тя снася яйца, храни ларвите... мравката започва като яйце, после е ларва.
Yumurtlar, larvaları besler-- karıncalar önce yumurta olarak başlayıp sonra larvaya dönüşürler.היא מטילה ביצים, היא מאכילה את הזחלים - הנמלה מתחילה כביצה, אז היא זחל.
Yumurtlar, larvaları besler-- karıncalar önce yumurta olarak başlayıp sonra larvaya dönüşürler.لتضع بيضها، وإنها تقوم بتغذية اليرقات -- حتى تبدأ النملة من البيضة، ثم تكون يرقة.
Yumurtlar, larvaları besler-- karıncalar önce yumurta olarak başlayıp sonra larvaya dönüşürler.脂肪を吐き出して幼虫を育てます
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod