Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Den rettferdiges leber nærer mange, men dårer dør, fordi de er uten forstand.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Des Gerechten Lippen weiden viele; aber die Narren werden an ihrer Torheit sterben.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.의인의 입술은 여러 사람을 교육하나 미련한 자는 지식이 없으므로 죽느니라
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Le labbra del giusto nutriscono molti, gli stolti muoiono in miseria
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Les lèvres du juste dirigent beaucoup d`hommes, Et les insensés meurent par défaut de raison.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Los labios del justo apacientan a muchos, pero los insensatos mueren por falta de entendimiento
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Môi miệng người công bình nuôi dạy nhiều người; Nhưng kẻ ngu dại chết, vì thiếu trí hiểu.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Môi miệng người công_bình nuôi_dạy nhiều người ; Nhưng kẻ ngu_dại chết , vì thiếu trí hiểu .
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Os lábios do justo apascentam a muitos; mas os insensatos, por falta de entendimento, morrem.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Perkataan orang yang baik, merupakan berkat bagi banyak orang; kebodohan orang bodoh membunuh dirinya sendiri
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Rtové spravedlivého pasou mnohé, blázni pak pro bláznovství umírají.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Rty spravedlivého pasú mnohých, a blázni zomierajú preto, že sú bez rozumu.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Ustnice pravičnega sitijo mnoge, neumni pa mrjo, ker jim nedostaje uma.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Van de woorden van een rechtvaardig mens kunnen velen leren, maar dwazen sterven door gebrek aan inzicht.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Vanhurskaan huulet kaitsevat monia, mutta hullut kuolevat mielettömyyteensä.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Wargi sprawiedliwego wiele ich żywią; ale głupi dla głupstwa umierają.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Τα χειλη του δικαιου βοσκουσι πολλους οι δε αφρονες αποθνησκουσι δι' ελλειψιν φρενων.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Уста праведного пасут многих, а глупые умирают от недостатка разума.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.Устните на праведния хранят мнозина; А безумните умират от нямане на разум.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.שפתי צדיק ירעו רבים ואוילים בחסר לב ימותו׃
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.شفتا الصدّيق تهديان كثيرين. اما الاغبياء فيموتون من نقص الفهم.
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.義 人 的 口 教 養 多 人 . 愚 昧 人 因 無 知 而 死 亡
Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, Ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür.義人 的 口教 養 多 人 . 愚昧 人 因 無知 而 死亡
Eğer insanları beslerseniz, onları önemsediğinizi gösterirsiniz. Onlara bir şeyler veriyor olursunuz.Se nutri la gente, significa che ti prendi cura, stai dando, stai offrendo.
Elimizde beşler var, beş bölü beş de bire eşit olacak.1*5 е 5, значи ти имаш 5/5 и 5/5 е напълно същото като 1.
Elimizde beşler var, beş bölü beş de bire eşit olacak.1 επί 5 ίσον 5... άρα έχετε 5/5 και 5/5 είναι ακριβώς το ίδιο πράγμα με το 1.
Elimizde beşler var, beş bölü beş de bire eşit olacak.따라서 너느 5/5라는 결과를 얻게 되고, 5/5는 1과 정확하게 같은 거야
Elimizde beşler var, beş bölü beş de bire eşit olacak.A 5 lomeno 5 je stejné jako 1.
Elimizde beşler var, beş bölü beş de bire eşit olacak.Ekkor 5 per 5-öt kapunk, 5 ötödöt, ami nem más, mint 1.
Elimizde beşler var, beş bölü beş de bire eşit olacak.Tak więc macie 5/5, a 5/5 jest dokładnie tym samym co 1.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.Ak si dokážeme uchovať viac pozitívnych pocitov minulosti, stane sa to normou.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.A pokud si dokážeme zachovat pozitivnější pohled na minulost, stane se novou normou.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.Dacă putem menține sentimentele pozitive despre trecut, ele devin norma.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.Dan bila kita bisa mempertahankan perasaan lebih positif tentang masa lalu, dan itu menjadi norma baru.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.En als we die positievere gevoelens over het verleden kunnen volhouden, wordt dat de nieuwe norm.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.És amennyiben fenn tudjuk tartani a múltunkkal kapcsolatos pozitívabb érzéseinket, akkor az válik új normává.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.E se pudermos manter os sentimentos mais positivos em relação ao passado, isso torna-se a nova norma.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.Jeśli potrafimy utrzymać pozytywne nastawienie do przeszłości, stanie się ono nową normą.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.그리고 만약 우리가 과거에 대한 긍정적 느낌을 지닐 수 있다면 그것이 새로운 표준이 되는 것입니다.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.Og hvis vi kan fastholde de mere positive følelser, vi har til fortiden, bliver det den nye norm.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.Se riusciamo a mantenere più sensazioni positive del passato, quella diventa la nuova norma.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.Si nous pouvons maintenir les sentiments plus positifs à propos du passé, cela devient la nouvelle norme.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.Und wenn wir die positiveren Gefühle mit der Vergangenheit verbinden können, dann wird das zur neuen Norm.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.Và nếu ta có thể duy trì những cảm xúc tích cực về quá khứ, nó sẽ trở thành một chuẩn mực mới.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.Y si somos capaces de tener sentimientos más positivos sobre el pasado, esto se convierte en la nueva norma.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.Και αν μπορούμε να διατηρούμε τα πιο θετικά συναισθήματα για το παρελθόν, τότε αυτό γίνεται ο νέος κανόνας.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.Ако поддържаме по-позитивни чувства към миналото, това става новата норма.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.И, если мы можем сохранить более позитивные чувства о прошлом, это станет новой нормой.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.Якщо згадка про минуле викликатиме в нас позитивні почуття, це ввійде в норму.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.ואם נוכל לשמר את הרגשות החיוביים יותר לגבי העבר, הם יהפכו לנורמה החדשה.
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.وان استطعنا ان نحافظ على الافكار والمشاعر الايجابية حيال الماضي سوف نصنع عصب جديد
Geçmişle ilgili daha olumlu hisler beslersek, yeni bir norm oluşur.保つことができれば それが新しい常態になります 温度調節器をリセットするようなものです
Gökyüzündeki kuşları... ...her şeye kadir tanrı besler.Burung-burung di langit tidak menabur dan menuai... ...namun Bapamu di surga memelihara mereka.
Gökyüzündeki kuşları... ...her şeye kadir tanrı besler.Nebeské ptactvo neseje ani nesklízí, ale náš Otec na nebesích jej živí.
Gökyüzündeki kuşları... ...her şeye kadir tanrı besler.Ptaki nie sieją i nie koszą... ...ale Ojciec niebieski karmi je wszystkie.
Gökyüzündeki kuşları... ...her şeye kadir tanrı besler.Ptice na nebu ne sejejo in ne žanjejo... ...temveč jih hrani njihov nebeški Oče.
Gökyüzündeki kuşları... ...her şeye kadir tanrı besler.Τα πουλιά στον ουρανό do not sow or reap... ...αλλά ο ουράνιος Πατέρας τα ταΐζει.
Gökyüzündeki kuşları... ...her şeye kadir tanrı besler.Птиците в небето няма да сеят и жънат... ...но вашият небесен Отец ще ги нахрани.
Kendisinden korkanları besler, Antlaşmasını sonsuza dek anımsar.(110:5) Пищу дает боящимся Его; вечно помнит заветСвой.
Kendisinden korkanları besler, Antlaşmasını sonsuza dek anımsar.Ban vật thực cho kẻ kính sợ Ngài , Và nhớ lại sự giao_ước mình luôn_luôn .