Ana içeriğe geç
Sözlük

beslenme ile cümle

beslenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Beslenme öğelerini kayaların üstünde bulunan algler oluşturur.Si nutre prevalentemente delle alghe che crescono sulle rocce.
Bu çalışma sayesinde koalanın esaret altında beslenmesi ile ilgili detaylı incelemelerde bulunmuştur.Realizzano, tra l'altro, un accurato studio sull'alimentazione di questa popolazione.
Yavruların beslenmesi bir ay sürer.L'incubazione delle uova dura un mese.
Ancak kediler iyi bir beslenme ile 20 yıldan fazla yaşayabilirler.Possono vivere a lungo con una aspettativa di vita attorno ai 20 anni.
Sonunda küçük kız yetersiz beslenmeden ölür.La povere ragazza morirà di disperazione poco dopo il decesso dell'uomo.
Bazıları beslenme caydırıcısıdır ve savunma amaçlı kullanılır.Motivi possono avere effetti emotivi ed essere usati a scopo di propaganda.
Beslenme kaynakları zayıftır.Cause : carenze alimentari.
Hastalıktan korunma yolları arasında sigarayı bırakma ve sağlıklı beslenme sayılabilir.La prevenzione comprende smettere di fumare e una dieta sana.
Bu derinliğe güneş ışığı erişmediği için beslenme yalnızca ekolokasyon ile yapılır.Normalmente la luce del sole non penetra a quella profondità, così si nutre usando solo l'ecolocazione.
Evde beslenmelidir.Trofie fatte in casa.
Beslenme yöntemleri kendilerine özgüdür ve emme yoluyla beslenirler.I loro unici scopi sono nutrirsi di carne umana e muoversi.
Bu aylar boyunca kendisi hiç beslenmez.Tuttavia, può restare senza cibo per mesi senza soffrirne.
Bugün mahallede sadece büyükbaş besi hayvanları beslenmektedir.Oggi all'alpe vengono trasferite solo pecore.
Organik gıda, doğal beslenmede kullanılan çeşitli ürünler.Carne separata meccanicamente, prodotto della lavorazione della carne.
Amerikan Beslenme Koleji Dergisi.Ácoma Rivista internazionale di studi americani.
Katya sağlıklı beslenme ile ilgili bir dergi okuyor.Катя читает журнал о здоровом питании.
Katya sağlıklı beslenme ile ilgili bir yayını takip ediyor.Катя читает журнал о здоровом питании.
Doktorlar günde üç öğün beslenmeyi salık veriyorlar.Врачи советуют трёхразовое питание.
Doktorlar günde üç öğün beslenmeyi tavsiye ediyorlar.Врачи советуют трёхразовое питание.
Karada geçen iki ile üç ay boyunca bir erkek neredeyse hiç uyumaz ve beslenmez.Находясь на суше от двух до трёх месяцев, самец почти не ест и не спит.
Amerika Klinik Beslenme Dergisi.Американский журнал клинического питания.
Buna beslenme mutantı denir. ^ Beadle GW, Tatum EL (15 November 1941).Используется устаревший параметр |month= (справка) Beadle G. W., Tatum E. L. (15 November 1941).
Tanrılar insanları yaratmış ve onların dualarıyla beslenmektedirler.Боги создали людей, чтоб те служили им и делали их жизнь более приятной.
Beslenme noktasına (iletim hattının bağlandığı) bağlıdır.Всеядны, с уклоном в растительную пищу.
1922 yılının başlarında babası kötü beslenmeden dolayı zatüreden öldü.В начале 1942 года от голода умер отец.
Göl dip kaynaklarından beslenmektedir.Озеро питается водой сероводородного источника.
Uygun bakım ve beslenme uygulanmalıdır.Необходимо соблюдение правильного рациона питания и физические упражнения.
Yavruların beslenmesi bir ay sürer.Выкармливание птенцов взрослыми всего продолжается около месяца.
280 büyükbaş, 850 küçükbaş hayvan beslenmektedir.Многоразовые яйца и зачатие 888 детей.
Beslenme tercihleri oldukça geniştir.Выбор кормов очень широкий.
6 hafta sonra ilk kez katı gıdalarla da beslenmeye başlayıp, 7 ay sonra sütü tamamen bırakırlar.Через 3 недели они впервые принимают твёрдую пищу, через 4 недели они отлучаются.
Ancak bu beslenme diyeti sürekli olmamalıdır.Фертильность при этом сохранятся не всегда.
Arnold, kötü beslenme ve æbsent kullanımının AIP'yi daha da kötüleştirdiğini önermektedir.Форман считает, что именно принятие пищи могло повлечь ухудшение состояния здоровья.
Hatta beslenmeye de ihtiyaç duymaz.Да и так тоже не прочь поесть.
İnsanlar üzerindeki etkisi tarımın ötesine geçerek bir doğal beslenme ve yaşam hareketini oluşturdu.Последний вид также был интродуцирован за пределы своего природного ареала и выращивается для еды.
Beslenme ve ilaç tedavisi.Психотерапия и медикаментозное лечение.
Beslenme Etçil Etobur OtoburЭтчеверри Эчеберриа Эчеверия
Daha büyük yavrular ebeveynlerinin ağzına beslenmek için uzanabilmektedir.Позднее птенцы сами могут брать пищу из рта родителей.
Zwieback çocukların beslenmesi için kullanılır.Рожок — бутылочка для кормления детей.
Annesi ise bir beslenme uzmanıdır.Является экспертом в области питания.
Anneler genç yavrularını avlanmak üzere terk ederler ve döndükten sonra onları beslenmeleri için çağırırlar.Он отдаёт их матери только на время кормления, а потом опять их забирает.
Bu aylar boyunca kendisi hiç beslenmez.В этот период они не питаются.
Potasyum beslenmede hayati bir mineraldir.Большое значение имеет картофель как источник минеральных веществ.
Bu durum, alanda kalabalık kuş topluluklarının beslenmesine imkân sağlamaktadır.Можно сказать, что и сейчас многие жители выращивают этих птиц.
Kadınların sağlık ve beslenme gibi birincil bakım hakkı vardır.Женщины и их дети имеют право на первую помощь и питание.
Daha sonra, beslenme uzmanı ve yazar Don Lemmon ile 19 Aralık 2003'te evlendi.وبعد ذلك تزوجت في 19 ديسمبر 2003 بالكاتب والخبير الغذائي دون ليمون.
Ekonomi önemli ölçüde dışsal ranttan beslenmektedir; bu yüzden, güçlü bir yerli üretime gereksinim yoktur.يعتمد الاقتصاد على الإيجار للخارج بشكل كبير وبالتالي مامن حاجة لقطاع إنتاجي محلي قوي.
Bir bakıma, çeşitli beslenme alışkanlıkları bir diğerini etkilemiştir.وبطريقة ما، فقد أثرت عادات الأكل المختلفة علي بعضها البعض.
Palazlanmış kuşlar bir iki hafta kadar daha ebeveynler tarafından beslenmeye devam eder.تستمر الفراخ الإطعام بواسطه ابويهما إلى أسبوع أو أسبوعين آخرين .
Her kişinin bireysel beslenme gereksinimlerinin bulunmaktadır.فلكل واحد منهم احتياجاته الخاصة من المواد الغذائية.
Beslenmenin esas olarak tahıllara dayanması, demir eksikliğinin önemli bir nedeni olarak görülmektedir.و لا ينتهي التشخيص هنا بل يجب البحث عن المسبب الأساسي لنقص الحديد.
Diğer araştırmalar da travmanın ve beslenme eksikliklerinin olası etkilerini incelemiştir.بحث آخر قام بدراسة الدور المحتمل للنقص الغذائي أو الصدمات النفسية.
1970-75 yıllarında Ankara Gazi Üniversitesi’nde Ev Ekonomisi Beslenme okumuştur.و خلال أعوام 1970 – 1975 درست الإقتصاد المنزلي و التغذية في جامعة غازي بأنقرة.
Beslenme ile safra taşı oluşumu arasında kesin bir bağlantı gösterilememiştir.لم يثبت وجود علاقة واضحة بين النظام الغذائي وتكوين الحصاة.
Tip 2 diyabetin başlangıcı, doğru beslenme ve düzenli egzersizle önlenebilir veya geciktirilebilir.يُمكن تأجيل أو الوقاية من السكري النمط الثاني من خلال التغذية السليمة وممارسة الرياضة بشكلً مُنتظم.
Beslenme ve ilaç tedavisi.الغذاء والدواء.
Hücrenin beslenmesine yardımcı olur.ولكنها تقوم بدور رئيسي في تغذية الخلية.
Ülkede dört milyon kişinin yetersiz beslenmeye bağlı sorunlar ile karşı karşıya kaldığı ifade edilmiştir.ومن المعتقد اليوم أن واحداً من بين تسعة أشخاص لا يتمتع بالوصول الكافي إلى الغذاء.
Tüp hastada acıya neden olmaz ve hastaların yine de dışarıdan beslenmelerine engel olmaz.الانبوبة ليست مؤلمة ولا تمنع المرضى من تناول الطعام بالفم، إذا رغبوا في ذلك.
Daha büyük yavrular ebeveynlerinin ağzına beslenmek için uzanabilmektedir.وتتمدد الصغار الأكبر سناً على مناقير الأباء لكي تتغذي.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
beslenme ile cümle - Sayfa 6 - beslenme kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App