Ana içeriğe geç
Sözlük

beslenme ile cümle

beslenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yavruların beslenmesi bir ay sürer.يستغرق نمو الريش لدى الصغار ما يُقارب الشّهر.
Temel amacı insanların sağlıklı beslenmesidir.لكن ذلك لا يعني أن السكان سيبدأون بالأكل بطريقة صحية.
Mary Clarke, Jean Hewart, Katherine Fry ve birkaç kişi daha zorla beslenmekten öldü.وقد توفيت كل من “ماري كلارك” و”جين هيوارت” و”كاثرين فراي” وغيرهن نتيجة لما تعرضن له من إطعام قسري بالقوة.
Bu aylar boyunca kendisi hiç beslenmez.حيث لا تأكل شيئاً طول هذه الفترة.
Beslenmesi gereken yavrular 21-27 gün arasında palazlanır.وبالتغذية الجيدة فان الصغار تكبر خلال 21-27 يوما.
Hayvanlar karotenoidleri sentezleyemezler ve onları beslenme yoluyla elde etmek zorundadırlar.فالحيوانات لا تستطيع أن تصنع طعامها مثل النباتات، لذلك عليها أن تبحث وتسعى وراء غذائها.
"Yeme Bozukluklarında Beslenme".عدم إزعاج الكلب أثناء تناول الطعام.
Zwieback çocukların beslenmesi için kullanılır.اشباع حاجات الطفل من الطعام.
Daha sonra, beslenme uzmanı ve yazar Don Lemmon ile 19 Aralık 2003'te evlendi.Asia Carrera casou-se com o nutricionista e escritor Don Lemmon em 19 de dezembro de 2003.
John Harvey Kellogg Adventist sağlıklı beslenme çalışmasını başlatanlardan biriydi.John Harvey Kellogg foi um dos pioneiros que trabalhou na área da saúde.
Buna beslenme mutantı denir. ^ Beadle GW, Tatum EL (15 November 1941).Beadle GW, Tatum EL (15 de novembro de 1941).
Daha büyük yavrular ebeveynlerinin ağzına beslenmek için uzanabilmektedir.As crias mais velhas chegam á boca dos pais para obter comida.
Zwieback çocukların beslenmesi için kullanılır.Estes vinhos devem ser consumidos quando jovens.
Hastalarda yetersiz beslenmeye bağlı olarak ağırlık kaybı görülebilir.Tubo de alimentação pode ser necessário em mulheres que estão a perder peso.
Bu da daha başarılı beslenme olanaklarına izin verir.Permite ainda que o paciente se alimente com maior facilidade.
Beslenme Dergisi.Revista de Nutrição.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Após cerca de uma semana, eles são capazes de colocar suas cabeças nas bolsas dos pais e se alimentar.
Uygun bakım ve beslenme uygulanmalıdır.Alimentação Saudável e Nutrição.
Göl dip kaynaklarından beslenmektedir.Este lago é alimentado a partir de fontes subterrâneas.
Sütten kesildikten sonra 6 aylık olana kadar günde üç-dört kez beslenmeleri gerekir.Deve ser tomada antes das refeiçoes, 3 a 4 vezes por dia.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Sobretudos são normalmente usados no inverno para aquecer mais.
Etçil hayvnaların beslenme alışkanlıkları kendi aralarında değişir.A taxa de obtenção das almas dos inimigos varia entre eles.
Kedilerde yaşlanma, cins, boyut ve beslenme düzenine bağlıdır.O envelhecimento em cães depende da raça, tamanho e dieta.
Solucana benzeyen dilleri beslenmelerine yardımcı olur.Nós utilizamos a língua para trabalhar o alimento.
Beslenmesi gereken yavrular 21-27 gün arasında palazlanır.Os filhotes já nascem emplumados, permanecendo no ninho de 21 a 25 dias.
Yavrular 6 ila 8 haftalık olduklarında ortalıkta gezinmeye, yüzmeye ve toplu olarak beslenmeye başlar.Por 6 a 8 semanas, eles vagam, ocasionalmente nadam e podem praticar a alimentação comunitária.
Dünya nüfusunun yarısından fazlası için beslenmede büyük bir önem taşır.Interessa, por isso, quase à metade da população do mundo.
Bugün, teriyerlerin çoğu evcil hayvan olarak beslenmektedir.Hoje eles são comumente mantidos como companheiros de família por muitos donos de animais na China.
Erginleri çeşitli beslenme alışkanlıkları gösterir.Os tripes possuem hábitos alimentares muito diversificados.
Çubukların konumu ve yapısı beslenme tarzı ile yakından ilişkilidir.A nutrição dos poliquetas está diretamente relacionada ao seu hábito de vida.
Carlisle gibi o da insan yaşamına değer vermiş ve hiçbir zaman insan kanıyla beslenmemiştir.Diferente da família Cullen, ele ingere sangue humano como comida.
Risk faktörleri arasında yoksulluk, beslenme bozukluğu, ormanların tahribi ve şehirleşme sayılabilir.Entre os fatores de risco estão a pobreza, a desnutrição, desmatamento e urbanização.
Her şeyden önce bu insanların beslenmesi gerekmektedir.Para estes, era necessário alimentos.
Ergenlik yıllarında beslenme bozukluğu yaşadı, anoreksiya nevroza tanısı aldı.Durante a adolescência, sofreu de anorexia.
Erginlerin beslenmesiyle ilgili fazla bilgi bulunmuyor.Nada se sabe sobre a polinização deste gênero.
Çok az görülür ve beslenme veya üreme ekolojisi hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.Há pouca pesquisa sobre essa espécie, limitando-se o conhecimento de sua ecologia e potencial de cultivo.
Lignan kaynakları: 2007'de yapılan bir çalışma beslenmede memeli lignan öncüllerinin karmaşıklığını gösterir.Bronnen van lignanen: Een onderzoek uit 2007 laat de complexiteit van lignaanprecursors in de voeding zien.
Göl, flamingolar için beslenme ve üreme alanıdır.Het is ook het belangrijkste voedsel en leefgebied voor de flamingo.
Hayvanlar bu süreç içinde aşırı derecede beslenmemelidir.Beide dieren eten gedurende deze periode niet.
Bir haftalık olduktan sonra yavrular, kafalarını ebeveynlerinin boğaz kesesine sokup beslenmeye başlarlar.Na ongeveer een week steken de jongen de kop diep in de keel van de ouders om opgekropt eten te bemachtigen.
Prostat büyümesinden korunmak için nasıl beslenmek gerekir?.Het dient ter bescherming van de onvolgroeide sporangia.
Bunun nedeni yavruların en son beslenmesidir.Daardoor is het eten van de laatsten verser.
Beslenme Etçil Etobur OtoburEetstoornis Boulimie Eetverslaving Eetbui
İlkbaharda tekrar faaliyete geçerek beslenme ve gelişimlerini devam ettirirler.In het voorjaar worden ze weer actief en komen ze omhoog.
Bunun yanında kümes hayvanları da beslenmektedir.Daar is het (gegrilde) vlees een delicatesse.
Uyku esnasında veya beslenme yetersizliklerinde bazal metabolizma normalden düşüktür.Een tekort aan vocht tijdens en na de menopauze is normaal.
Narlıgöl yer altından sıcak su kaynaklarıyla beslenmesi nedeniyle minarelce zengin, suları acı bir göldür.Dankzij de zachte maar warme lente heeft Lapta rijke waterbronnen en een vruchtbare grond.
İçlerinden biri, beslenme tarzlarını anlatacak bir kelime ihtiyacından söz etti.Hij zocht naar een manier om uitdrukking te geven aan de wijze van leven in deze cultuur.
280 büyükbaş, 850 küçükbaş hayvan beslenmektedir.850 personen te voeden.
Çok az görülür ve beslenme veya üreme ekolojisi hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.Hoewel de soort algemeen wordt genoemd, is er weinig bekend over de ecologie en de voortplantingsbiologie.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Tijdens de winter leven ze in de warme, voedselarme wateren en teren ze voornamelijk op hun vetreserves.
Her şey yiyici hayvanlardır, ama en çok et ile beslenmeyi severler.Ze voeden zich met elk soort vlees, en houden ervan om hiervoor op jacht te gaan.
Sonunda küçük kız yetersiz beslenmeden ölür.Hij stierf vrij jong aan nierfalen.
Risk faktörleri arasında yoksulluk, beslenme bozukluğu, ormanların tahribi ve şehirleşme sayılabilir.Risicofactoren zijn onder meer: armoede, ondervoeding, ontbossing en verstedelijking.
Beslenmeleri neredeyse sadece karınca ve termitlerden oluşur.Zijn voedsel bestaat voornamelijk uit termieten en mieren.
Kediler de köpekler gibi günde iki kez ve olabildiğince çeşitli yiyeceklerle beslenmelidir.Het is de gewoonte voor Joden om op deze dag zo veel mogelijk verschillende vruchten te eten.
Mandıracılık, süt üreten sığırların beslenmesine dayanan bir tür hayvancılık alanıdır.Duidelijk herkenbaar is de melkkelder, kenmerkend voor een veeteeltbedrijf.
Beslenme kaynakları zayıftır.De infrastructuur van Mat is slecht.
Bunun yanında kümes hayvanları da beslenmektedir.Feed the Beast - In Lies the Truth (ang.).
Tip 2 diyabetin başlangıcı, doğru beslenme ve düzenli egzersizle önlenebilir veya geciktirilebilir.Cukrzycy typu 2 można zapobiegać lub ją opóźnić poprzez prawidłowe odżywianie i regularne ćwiczenia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod