Ana içeriğe geç
Sözlük

beslemek ile cümle

beslemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İlginç bir kişi olmak için aklınızı beslemek ve egzersiz yaptırmak zorundasınız.To be an interesting person you have to feed and exercise your mind.
Anne bebeği beslemek için kendi sütünü kullanır.The mother used her own milk to nourish the baby.
Benim için hayvan beslemek mümkün mü?Is it possible for me to raise the animal?
Bütün aileyi beslemek için burada yeterince var.There is enough here to feed the whole family.
O, büyük ailesini beslemek zorundaydı.He had to feed his large family.
O, kuşları beslemek için istekliydi.She was eager to feed the birds.
Boş ümit beslemek istemiyorum.I don't want to raise false hopes.
Köpeğimi köpek mamasıyla beslemekten ne zaman vazgeçmeliyim?When should I stop feeding my dog puppy food?
Kedimi beslediğim aynı şeyle köpeğimi beslemek uygun mudur?Is it OK to feed my dog the same thing that I feed my cat?
Köpeğinizi beslemek için en iyi zaman ne zamandır?When is the best time to feed your dog?
Oyundan sonra, o, köpeğini beslemek için doğruca eve gitti.After the game, he went straight home to feed his dog.
O, köpeğini her gün etle beslemek için yeterince zengin değildi.She wasn't wealthy enough to feed her dog meat every day.
Son on yıldır köpeğimi kuru köpek maması ile beslemekteyim.For the past 10 years, I've fed my dog dry dog food.
Aileni beslemek için yeterli yiyecek bulamazsan ne yaparsın?What'll you do if you can't find enough food to feed your family?
Tom parkta kuş beslemek istiyor.Tom wants to feed the birds in the park.
Güvercinleri beslemek yasaktır.Feeding pigeons is prohibited.
Onların işi sığır beslemektir.Their job is to feed the cattle.
Ailemi beslemek için yeterli yiyecek almaya zar zor gücüm yetiyor.I can barely afford to buy enough food to feed my family.
Tom, köpeğini kuru köpek mamasıyla beslemek istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to feed his dog dry dog food.
Ben sadece çocuklarımı beslemek için biraz para kazanmaya çalışıyorum.I'm just trying to make some money to feed my children.
Güvercinleri beslemek hoşuma gider.I enjoy feeding the pigeons.
Bir aileyi asgari ücretle beslemek zordur.It's hard to support a family on minimum wage.
Tom burada olsa köpeği beslemek zorunda olmam.If Tom were here, I wouldn't have to feed the dog.
Eğer evcil hayvanını beslemek istiyorsan, ona iyi davranmalısın.If you want to feed your pet, you must treat it well.
Bu herkesi beslemek için yeterli yiyecek değil.This isn't enough food to feed everyone.
Ben sadece ailemi beslemek için yeterli para kazanmak istiyorum.I just want to make enough money to feed my family.
Plasentanın rolü fetusu beslemektir.The role of the placenta is to nourish the foetus.
Bizim sadece üç kişiyi beslemek için yeterli yiyeceğimiz var.We only have enough food to feed three people.
Kurtlanmış meyve ile beni beslemekten vazgeç.Stop feeding me wormy fruit.
Yaşadığım apartmanda hayvan beslemek yasak.Pets aren't allowed in the apartment building where I live.
Hayvanat bahçesine gelen ziyaretçilere hayvanları beslemek için izin verilmez.Visitors to the zoo are not allowed to feed the animals.
Mary bebeği anne sütü ile beslemek istiyor ama o yeterince süt yapmıyor.Mary wants to breastfeed her baby, but she's not making enough milk.
Tom atları beslemek için dışarı çıktı.Tom has gone out to feed the horses.
Çocuklarımı beslemek için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to feed my children.
Herkesi beslemek için yeterli yiyeceğimizin olduğunu sanmıyorum.I don't think we have enough food to feed everyone.
Bir dairede köpek beslemek doğrudur.It is right to keep a dog in a flat.
Bir dairede köpek beslemek doğru değildir.It is not right to keep a dog in a flat.
Tavukları beslemek zorundayım.I have to feed the chickens.
Bu yüksek bant genişliği, SoC'nin 12 çekirdekli PowerVR 7 Serisi GPU'yu beslemek için gereklidir.This high bandwidth is necessary to feed the SoC's 12-core PowerVR 7 Series GPU.
Patrick'e karşı hisler beslemektedir—ama bir yandan da uzun zamandır Jon ile sevgilidir.He has feelings for Patrick—though he is in a long term relationship with Jon.
Eisenberg, kedileri çok sevmektedir ve hayvan beslemekle ilgilenmektedir.Eisenberg is fond of cats and has been involved in fostering animals.
Daigo babasına kin beslemektedir ve annesine iyi bakmadığı için kendini suçlu hissetmektedir.Daigo feels hatred towards his father and guilt for not taking better care of his mother.
İlk önceliği hazineyi beslemekti.His first priority was to replenish the treasury.
Milano'nun Expo 2015 adaylığı, Gezegeni Beslemek, Yaşam İçin Enerji teması altındadır.The Milan Expo in 2015 focused on Feeding the planet.
Çok iyi yedirip, çok iyi beslemek lazım gelirdi.She was extremely hospitable and fed them well.
Kendisi "onlarla savaşmak yerine onları beslemek gerek" biçiminde bir çağrı yapmıştır Mormonlara.He encouraged their helping to "feed them rather than fight them".
İkta sahibi olan birçok bey belirlenmiş bir sayıda asker beslemekle yükümlüdür.And there was a good way off from them a herd of many swine feeding.
Sokaktaki kimsesiz kedileri bırakamayan Sorata, odasında 7 kedi beslemektedir.He cannot resist taking in stray cats, and he ends up keeping seven of them in his room.
Cavaradossi arkadaşıdır ve aynı siyasi fikirleri beslemektedir.He is Artorius's colleague and friend who shares similar beliefs.
Francis'e sempati beslemektedir, bazen konuşarak onu teselli etmeye çalışır.Only Maria feels comfortable around him and talks to him constantly.
5.000 kişiyi beslemek ilk 2009 yılında başlattığım bir etkinlikti.Feeding the 5,000 is an event I first organized in 2009.
İşiniz bittiğinde gözeneklerinizi beslemek için bundan kullanabilirsiniz.When you're done, use !#^@*#@ because your pores are clear and can absorb active ingredient better
İşte o kadar Amerikan tarım arazisi tutuyordu o atları beslemek.That's the percentage of American agricultural land it took to feed the horses.
Şimdi düşünün ki küçük bir bebeğiniz var ve bu bebeği beslemek zorundaydınız.Now imagine if you gave birth to a little baby, and you had to feed this thing.
İnsanları beslemek mi?Feed people?
İnsanları beslemek, kundaliniyi mi uyandıracak?How does feeding people raise kundalini?
Tüm bu aktiviteler satış modelini beslemek için geliştirilmiştir.All of these activities are designed to feed the sales model.
Hepimizi beslemek, giydirmek, ve barındırmak ve makul hayatlar yaşatmak imkansız olduğundan değil.It's not that it's not possible to feed, clothe and house us all and have us live decent lives.
Bu, devletin çocuklarımızı beslemek için uygun gördüğü şey.That's what the government says is okay to feed our kids.
Hayır, zaten dünyayı beslemek için yeterli olandan fazla kalori ürettiğimiz için değil.No, not because we already produce enough calories to more than feed the world.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod