Ana içeriğe geç
Sözlük

berrak ile cümle

berrak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tam da düğün sırasında Berrak düğünü basar.Ils organisent une fausse cérémonie de mariage.
Tom berrak mı?¿Tom es lúcido?
Bu şekliyle şarkıların ses berraklığında olağanüstü bir artış sağlandı.Al mismo tiempo las canciones se acortan dramáticamente.
Nimrim adı pınar, su kaynağı, berrak su anlamındadır.Font de ferro:(fuente de hierro) Fuente que debe su nombre al sabor del agua que allí brota.
Suları çok berrak ve derindir.Sus aguas son limpias y profundas.
Nimrim adı pınar, su kaynağı, berrak su anlamındadır.I nostri nomi si avvicendavano or su, or giù, come i ceci nell'acqua bollente».
Yatıştırır ve düşüncelere berraklık verir.Calmati e potrai allora riflettere.
İstisnai güzellikte ve berraklıkta zekaya sahip bir adamdı." dedi.Era bella a vedersi, con una bocca bella».
Çözücüler genellikle berrak ve renksiz sıvılardır ve çoğunun karakteristik bir kokusu vardır.I solventi sono solitamente liquidi chiari e incolori e spesso presentano un odore caratteristico.
Birsen Berrak Tüzünataç (d.Lo stesso Pistoclero dice (Bac.
Nehirde kürek çekmeye devam ettikçe, suyun berraklığı beni afallattı.Чистота воды поражала меня, пока я продолжал грести по реке.
Daha sonra Cevahir, Berrak'tan ayrılmıştır ve kentine geri dönmüştür.После выхода из комы, он принял решение расстаться с ней и вернулся к семье.
Kelimelere gelen ekler anlaşıldığında berrak bir mana çıkarılır.Перед любым словом, начинающимся с гласной, полагается ставить точку.
Vättern Gölü, çok temiz ve berrak bir suya sahip olması ile tanınır.Озеро так названо в связи с его чистой, прозрачной водой.
Halk rivayetlerine göre Dede Korkut aydın, berrak gözlü dev kızından dünyaya gelmiştir.ووفقا للروايات الشعبية فإن دده قورقوت وُلِد من ابنة عملاق عينه براقةٌ ومضيئة.
Serinlerken, berraklaşıyorlar.وعندما يبرد، يتم تقطيعه.
İstisnai güzellikte ve berraklıkta zekaya sahip bir adamdı." dedi.وشعره سهلٌ واضحٌ بعضه وجدانيٌ وبعضه في المديح.»
Tam da düğün sırasında Berrak düğünü basar.A fim de que permaneça pura a instituição do casamento.
Daha sonra Cevahir, Berrak'tan ayrılmıştır ve kentine geri dönmüştür.Vervolgens slaat hij de opstandige boer in elkaar en de rust is teruggekeerd.
Zihnin berraklaşıp hafızanın gelişmesi gibi.Ontwikkelen van het geheugen.
İdrarım berraktır.Mijn urine is helder.
İnşa için 30.000 ton kar ve 4.000 ton berrak buz buz kullanılır.Do jego budowy zużywa się 30000 ton śniegu i 4000 ton lodu.
Vättern Gölü, çok temiz ve berrak bir suya sahip olması ile tanınır.Jeziorko charakteryzuje się czystą i przejrzystą wodą.
Suları çok berrak ve derindir.Zamieszkuje wody dość głębokie i otwarte.
Kelimelere gelen ekler anlaşıldığında berrak bir mana çıkarılır.Gdy ktoś zrozumie formy, słowa mogą być zapomniane.
Akvaryum iyi filtrelendirilmeli, su berrak olmalıdır.Woda powinna być dobrze filtrowana i napowietrzana.
Vättern Gölü, çok temiz ve berrak bir suya sahip olması ile tanınır.Sjöarna är kända för sitt extremt rena och fina vatten.
Normal taze idrar berraktır.У свіжому стані умовно їстівний.
Göl suyu sırça gibi berraktır.Нуртують води озера, мов дзвін.
Daha sonra Cevahir, Berrak'tan ayrılmıştır ve kentine geri dönmüştür.Na přímluvu hraběte Kutajsova mu je však posléze navrátil a (ke své škodě) mu dovolil vrátit se zpět.
Berrak sesi ve türküleri özgün yorumuyla dinleyenlerin hayranlığını kazanmıştır.Hovořil pak jasným a zvučným hlasem, kterým si získával srdce posluchačů.
Çünkü beyazsu yeraltından berrak bir şekilde çıkar.Katastrálně spadá pod Bílou.
Normal taze idrar berraktır.Curbe cu curbură normală constantă.
Tam da düğün sırasında Berrak düğünü basar.Persze, a nászéjszakát is egyedül kell töltenie.
Su tatlı ve berrak olup, herhangi bir madensel tuz ihtiva etmemektedir.Se tulee olla kirkasta, väritöntä ja sen tulisi sisältää kivennäisaineita.
Vättern Gölü, çok temiz ve berrak bir suya sahip olması ile tanınır.Søen er kendt for sit mørkeblå og meget rene vand.
Hayranları sesinin son derecede berrak olduğunu söyliyorlar.De mener i hvert fald, at mennesker er frygtelig larmende.
Tam da düğün sırasında Berrak düğünü basar.De ber selve mørket til bryllup.
Daha sonra Cevahir, Berrak'tan ayrılmıştır ve kentine geri dönmüştür.Setelah itu mereka diampuni dan kepemilikan tanah mereka dikembalikan.
Suları çok berrak ve derindir.Amat murni airnya bening dan dalam.
Kelimelere gelen ekler anlaşıldığında berrak bir mana çıkarılır.Setiap kata yang dieja dengan benar akan mendapatkan satu poin.
Çünkü beyazsu yeraltından berrak bir şekilde çıkar.Bulunya yang putih berkilau menjuntai ke bawah.
Vättern Gölü, çok temiz ve berrak bir suya sahip olması ile tanınır.ヴェッテルン湖は、透明かつ良質な水で有名である。
Çünkü beyazsu yeraltından berrak bir şekilde çıkar.舷部は紫地に白いすじが入る。
Zihnin berraklaşıp hafızanın gelişmesi gibi.酔うと記憶が盛大にすっ飛ぶ模様。
Adada birbirinden güzel plajların yanı sıra; berrak, temiz ve doğal bir deniz bulunmaktadır.観光客も少ないが、島には静かで自然のままの美しい白浜のビーチがある。
En yüksek olan göl Salzata (Açma) ismi dibi görünebilecek kadar berrak suyundan kaynaklı verilmiştir.湧水のそばには妙見社が祀られており、湧水の名の由来にもなっている。
Nimrim adı pınar, su kaynağı, berrak su anlamındadır.惟有長江水,無語東流。
En yüksek olan göl Salzata (Açma) ismi dibi görünebilecek kadar berrak suyundan kaynaklı verilmiştir.斯基納河以其垂釣而聞名,其中鮭魚最為著名。
Çoğunlukla berrak, renksiz sıvılardır (sarı bir katı olan oktafloronaftalen bir istisnadır).这一点与其他黄色雀类不同(橙额黄雀鹀除外)。
Akvaryum iyi filtrelendirilmeli, su berrak olmalıdır.零件必須非常乾淨,氣體要純淨。
Elmasların kıymeti dört faktörle ilgilidir: Kesilme, renk, büyüklük (karat) ve berraklıktır.四寶魚乾煲仔飯:用鱔乾、比目魚乾、蚌乾和馬齊子(生晒的魚乾和魚卵乾)四種不同的魚乾,再加入少許的臘肉。
Sesi berrak, tatlı ve sık tekrarlı bir prup prupdur.他的聲音清澈而且柔軟,偶爾非常有力及少許有意的沙啞嗓音。
Yatıştırır ve düşüncelere berraklık verir.חבר, הרחב ולטש את רעיונותיך.
Bu şekliyle şarkıların ses berraklığında olağanüstü bir artış sağlandı.Međutim, udah zraka za vrijeme pjevanja je postao više izražen.
Çözücüler genellikle berrak ve renksiz sıvılardır ve çoğunun karakteristik bir kokusu vardır.Rozpúšťadlá sú zvyčajne číre a bezfarebné kvapaliny a väčšina má charakteristický zápach.
Genelde berrak, soğuk tatlısuda yaşamayı tercih ederler.Imága obvykle uprednostňujú južné, teplé svahy.
Normal taze idrar berraktır.Stūkso Normainių piliakalnis.
Romanları berrak bir dile sahip ve kolay anlaşılır olarak tanımlanmaktadır.Jos tekstai artimi šnekamajai kalbai, taigi lengvi suprasti.
Pencereler, berrak buz kalıplarından oluşturulur.Aknad jääst ilusti puhtad.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod