Berbattı, gerçekten berbattı.人生で最悪だったことの1つです
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Bättre är vishet än krigsredskap; ty en enda som felar kan fördärva mycket gott.
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Hikmat lebih berguna daripada senjata, tetapi nila setitik merusak susu sebelanga
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Înţelepciunea este mai de preţ de cît sculele de război; dar un singur păcătos nimiceşte mult bine.
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.지혜가 병기보다 나으니라 그러나 한 죄인이 많은 선을 패궤케 하느니라
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.La sagesse vaut mieux que les instruments de guerre; mais un seul pécheur détruit beaucoup de bien.
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Lepší jest moudrost než nástrojové váleční, ale nemoudrý jeden kazí mnoho dobrého.
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Lepsza jest mądrość niż oręże wojenne; ale jeden grzesznik psuje wiele dobrego.
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Meglio la sapienza che le armi da guerra, ma uno sbaglio solo annienta un gran bene
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Mejor es la sabiduría que las armas de guerra, pero un solo pecador destruye mucho bien
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Melhor é a sabedoria do que as armas de guerra; mas um só pecador faz grande dano ao bem.
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Modrost je boljša nego vojno orožje, ali eden grešnik pokazi mnogo dobrega.
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Múdrosť je lepšia ako vojenné nástroje; ale jeden hriešnik zahubí mnoho dobrého.
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Sự khôn ngoan hơn đồ binh khí; nhưng chỉ một người có tội phá hủy được nhiều sự lành.
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Sự khôn_ngoan hơn đồ binh_khí ; nhưng chỉ một người có tội phá_hủy được nhiều sự lành .
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Viisaus on parempi kuin sota-aseet, mutta yksi ainoa syntinen saattaa hukkaan paljon hyvää.
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Visdom er bedre end Våben, men en eneste Synder kan ødelægge meget godt.
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Visdom er bedre enn krigsvåben, men en synder kan ødelegge meget godt.
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Weisheit ist besser denn Harnisch; aber eine einziger Bube verderbt viel Gutes.
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Wijsheid is beter dan oorlogstuig, maar één dwaas bederft veel goeds.
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Η σοφια ειναι καλητερα παρα τα οπλα του πολεμου εις δε αμαρτωλος αφανιζει μεγαλα καλα.
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Мудрость лучше воинских орудий; но один погрешивший погубит много доброго.
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.Мъдростта струва повече от военните оръжия; А един грешник разваля много добри неща.
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.טובה חכמה מכלי קרב וחוטא אחד יאבד טובה הרבה׃
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.الحكمة خير من ادوات الحرب. اما خاطئ واحد فيفسد خيرا جزيلا
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.智 慧 勝 過 打 仗 的 兵 器 . 但 一 個 罪 人 、 能 敗 壞 許 多 善 事
Bilgelik silahtan iyidir, Ama bir deli çıkar, her şeyi berbat eder.智慧 勝過 打仗 的 兵器 . 但 一 個 罪人 、 能敗壞許 多 善事
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Bạn biết đấy, tôi đã làm việc với các nhà máy giết mổ vào những năm 80s khi mà chúng còn rất khủng khiếp.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Die Schlachthöfe in den 80ern, wo ich arbeitete, waren absolut furchtbar.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Nebo třeba když jsem v 80-tých letech pracovala v jatečních podnicích - byly naprosto příšerné.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Ne teurastamot, joiden parissa työskentelin 80-luvulla, olivat aivan kamalia.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Ni vet, några av de slakterier jag jobbade med under 80-talet var helt fruktansvärda.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Pabrik penyembelihan, saya telah bekerja di sana pada tahun 80-an; sangatlah mengerikan.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Slagterierne arbejdede jeg med i 80erne; de var helt forfærdelige.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Stiti, abatoarele, am lucrat cu ele in anii '80; erau pur si simplu ingrozitoare.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Trabalhei em vários matadouros, nos anos 80, eram lugares terríveis.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Tudja, a vágóhíd üzemek, amelyekkel dolgoztam a 80-as években, borzalmasak voltak.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Vous savez, j'ai travaillé sur les abattoirs dans les années 80.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Ξέρετε, τα σφαγεία στα οποία δούλεψα τη δεκαετία του '80, ήταν αληθινά απαίσια.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Знаєте, скотобійні, на яких я працювала в 80-ті роки, були просто жахливі.
Biliyorsun, kesim tesisleri, onlarla çalıştım. 80'lerde kesinlikle berbat yerlerdi.Также, знаете, скотобойни, с которыми я работала в 80-е годы, были просто ужасны.
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "A di atas sedikit-hal bertindak dgn kurang pikir mungkin merusak semua. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "A poco più di-precipitance può rovinare tutto. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "Een beetje over-overhaasting volledig kan ruïneren. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "Egy kis túlzott kapkodás tönkreteheti egész. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "Ein wenig über-Hektik können ruinieren alles. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "Hieman yli-precipitance voi pilata kaiken. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "조금 과잉 급하게 서두름 다 망치 수 있습니다. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "Lidt over-precipitance kan ødelægge alt. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "Lite över-ÖVERILNING kan förstöra allt. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "Malo preveč precipitance lahko pokvari vse. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "Một trong ít sự lật đật có thể làm hỏng tất cả. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "Něco málo přes-překotnost může zničit všechny. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "Niečo málo cez-překotnost môže zničiť všetky. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "Nieco ponad-precipitance może zrujnować wszystko.
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "Un peu plus de promptitude-peut tout perdre. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "Un pic mai mult de-precipitare poate ruina toate. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "Λίγο υπερβολική σπουδή μπορεί να καταστρέψει όλα. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "Немногим более-стремительность может разрушить все. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "Преди малко повече бързина, може да съсипе всички. "