Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Amit tönkretett az az élmény emléke.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Apa yang rusak adalah ingatan tentang kesan itu.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Cái mà nó đã phá hủy là ký ức về sự trải nghiệm.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Ce sont les souvenirs de l'expérience qui avaient été gâchés.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Det, der var blevet ødelagt, var erindringen om oplevelsen.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Het had de herinneringen aan de ervaring verknoeid.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.망쳤다고 하는 끽끽 소리는 경험 된 기억입니다.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Lo que se había echado a perder fueron los recuerdos de esa experiencia.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Mitä se tuhosi, oli muisto tuosta kokemuksesta.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.O que tinha estragado foram as recordações da experiência.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Pokazilo to jeho spomienky na zážitok.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Quello che era stato rovinato era il ricordo dell'esperienza.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Vad det hade förstört var minnena av upplevelsen.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Was es ruiniert hatte waren die Erinnerungen an die Erfahrung.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Zepsuło jedynie wspomnienie doświadczenia.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Zkažena byla vzpomínka na ten prožitek.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Εκείνο που χάλασε ήταν η ανάμνηση του βιώματος.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Онова, което то бе съсипало, бяха спомените от преживяването.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Це зіпсувало спогад про досвід.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.Это испортило воспоминание о переживании.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.מה שזה הרס זה את הזיכרונות מהחוויה.
Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.ما تخرّب كان هو ذكريات التجربة.
Berbat oldu, mahvoldu, bitti.Zrujnowane, zmienione w gówno. Martwe.
Berbat onaltı tüm saat Daha önce geçmesi gerektiğini hesaplarken orada yatıyordu나는 dismally 열여섯 전체 시간은 제가 전에 경과해야한다는 계산도하다
Berbat onaltı tüm saat Daha önce geçmesi gerektiğini hesaplarken orada yatıyorduLežal sem dismally izračuna, da mora biti ves čas sixteen preteči, preden sem
Berbat onaltı tüm saat Daha önce geçmesi gerektiğini hesaplarken orada yatıyorduLežel jsem tam zoufale výpočtu, že šestnáct celé hodiny musí uplynout, než jsem by naděje na vzkříšení.
Berbat onaltı tüm saat Daha önce geçmesi gerektiğini hesaplarken orada yatıyorduOtt feküdtem komoran kiszámításához sixteen egész órát kell eltelnie, mielőtt
Berbat onaltı tüm saat Daha önce geçmesi gerektiğini hesaplarken orada yatıyorduשכבתי שם חרוץ חישוב זה שש עשרה שעות כולו צריך לחלוף לפני שאני
Berbat onaltı tüm saat Daha önce geçmesi gerektiğini hesaplarken orada yatıyorduأضع هناك حساب ذريعا أن ستة عشر ساعة كاملة يجب أن ينقضي قبل أن
Berbat onaltı tüm saat Daha önce geçmesi gerektiğini hesaplarken orada yatıyordu復活を望むことができる。ベッドの中で16時間!私の腰のくびれ
Berbat şiirler yazıyor ve onun için kazaklar örüyordum.Dla niego pisałam okropne wiersze i dziergałam swetry.
Berbat şiirler yazıyor ve onun için kazaklar örüyordum.Et je lui écrivais des poèmes atroces et je lui tricotais des pulls.
Berbat şiirler yazıyor ve onun için kazaklar örüyordum.Iar eu scriam poezii îngrozitor de proaste și tricotam pulovere pentru el.
Berbat şiirler yazıyor ve onun için kazaklar örüyordum.Ikzelf schreef vreselijke poëzie en breide truien voor hem.
Berbat şiirler yazıyor ve onun için kazaklar örüyordum.Io gli scrivevo poesie orribili e gli facevo dei maglioni.
Berbat şiirler yazıyor ve onun için kazaklar örüyordum.그를 위해 서투른 시를 쓰고 스웨터를 짜곤했습니다.
Berbat şiirler yazıyor ve onun için kazaklar örüyordum.Und ich selbst habe ganz schreckliche Gedichte geschrieben und Pullover für ihn gestrickt.
Berbat şiirler yazıyor ve onun için kazaklar örüyordum.Và lúc đó tôi viết những bài thơ khủng khiếp và đan áo len cho anh ấy.
Berbat şiirler yazıyor ve onun için kazaklar örüyordum.А аз пишех ужасна поезия и му плетях пуловери.
Berbat şiirler yazıyor ve onun için kazaklar örüyordum.А я в те дни писала ужасные стихи и вязала ему свитера.
Berbat şiirler yazıyor ve onun için kazaklar örüyordum.ואני עסקתי בכתיבת שירה גרועה וסרגתי לו סוודרים.
Berbat şiirler yazıyor ve onun için kazaklar örüyordum.وكنت أكتب شعرا سيئا وكذلك قمت بحياكة معطفا له.
Berbat şiirler yazıyor ve onun için kazaklar örüyordum.フェミニストは私たちを嫌って 最初から終わりまで全てが
Berbatsınız! Sizi böcek kafalılar!니가 제일 기분 나빠 이 주꾸미같이 생겨가지구!
Berbattı, gerçekten berbattı.Afschuwelijk, echt afschuwelijk.
Berbattı, gerçekten berbattı.Borzasztó, igazán borzasztó.
Berbattı, gerçekten berbattı.Brutto, molto brutto.
Berbattı, gerçekten berbattı.Ce fut dur, vraiment dur.
Berbattı, gerçekten berbattı.Horrible, realmente horrible.
Berbattı, gerçekten berbattı.Hrozné, opravdu hrozné.
Berbattı, gerçekten berbattı.Îngrozitor, cu adevărat îngrozitor.
Berbattı, gerçekten berbattı.정말로 끔찍했습니다
Berbattı, gerçekten berbattı.Okropne, naprawdę okropne.
Berbattı, gerçekten berbattı.Schrecklich, wirklich schrecklich.
Berbattı, gerçekten berbattı.Tồi tệ, thật tồi tệ
Berbattı, gerçekten berbattı.Ήταν πραγματικά πολύ άσχημο.
Berbattı, gerçekten berbattı.Ужасно, было действительно ужасно.
Berbattı, gerçekten berbattı.Ужасно, наистина ужасно.
Berbattı, gerçekten berbattı.נורא, ממש נורא.
Berbattı, gerçekten berbattı.فكان شئً محزناً بالفعل