Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "Трохи більш-стрімкість може зруйнувати все. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "קצת על-precipitance עלול להרוס הכול. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. "قد يزيد قليلا ، الإندفاع الخراب كل شيء. "
Biraz aşırı sabırsızlık tüm berbat edebilir. ""そして今?"
Bir başka nokta da, piller de berbattır.Aan de andere kant zuigen batterijen ook.
Bir başka nokta da, piller de berbattır.Alta chestiune este ca si bateriile ne exaspereaza.
Bir başka nokta da, piller de berbattır.A másik dolog az, hogy az elemek is egy szívás.
Bir başka nokta da, piller de berbattır.E poi, anche le pile fanno schifo.
Bir başka nokta da, piller de berbattır.Hal lainnya adalah, baterai juga menjengkelkan.
Bir başka nokta da, piller de berbattır.전선만이 아니라 건전지도 골칫덩어리입니다.
Bir başka nokta da, piller de berbattır.la otra cosa es, las pilas también apestan.
Bir başka nokta da, piller de berbattır.Les batteries, ça craint aussi.
Bir başka nokta da, piller de berbattır.Môt điều nữa là pin cũng dở òm.
Bir başka nokta da, piller de berbattır.Osobną kwestią jest to, że baterie też są do bani.
Bir başka nokta da, piller de berbattır.Zum anderen: Batterien sind ebenfalls "beschissen".
Bir başka nokta da, piller de berbattır.Το άλλο ζήτημα είναι ότι και οι μπαταρίες είναι χάλια.
Bir başka nokta da, piller de berbattır.Другото е, че батериите също са скапани.
Bir başka nokta da, piller de berbattır.И еще: батарейки тоже замотали.
Bir başka nokta da, piller de berbattır.העניין השני הוא, שגם סוללות שואבות כח. (באנגלית - גם דפוקות)
Bir başka nokta da, piller de berbattır.الشي الأخر هو أن البطاريات سيئة كذلك
Bir başka nokta da, piller de berbattır.これはもう死ぬほど最悪です
Bir çuval inciri berbat etmiştim.E io sapevo che avevo rovinato tutto.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Ich wusste, ich hatte das total versaut.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Ik wist dat ik de hele zaak had verpest.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.I wiedziałem, że totalnie schrzaniłem wszystko.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.저는 완전히 일이 잘못되어가고 있다는걸 알았죠.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Me dí cuenta que lo había echado todo a perder.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Și am știut că am dat-o rău de tot în bară.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Tôi biết tôi đã làm hỏng mọi chuyện.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Une fois de plus, j'essayais de comprendre ce qu'il fallait faire.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Ήξερα πως τα είχα χαλάσει όλα.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Знаех, че тотално съм провалил нещата.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Я знал, что все испортил.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.וידעתי שהרסתי לגמרי את הכל.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.و أدركت أنني قد أفسدت الأمر برمته تماما.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.どうすれば良いか考えました
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün. Ev berbat bir halde.Tal vez tuvieron la casa a cargo por una semana, y está en un estado terrible.
Birinci Aşama, fark edeceksiniz, şöyle diyor: "Hayat Berbat."자, 1단계에서는 "인생은 엿같아"라고 말하는 것을 알아챌 수 있었을 것입니다.
Birinci Aşama, fark edeceksiniz, şöyle diyor: "Hayat Berbat."Bây giờ, Giai đoạn thứ Nhất, bạn sẽ chú ý thấy, nói rằng, kiểu như "Đời chán thật."
Birinci Aşama, fark edeceksiniz, şöyle diyor: "Hayat Berbat."Ei bine, Stadiul 1, veți observa, spune de fapt "Viața e oribilă".
Birinci Aşama, fark edeceksiniz, şöyle diyor: "Hayat Berbat."En la Etapa 1, notaran, dice, de hecho, "La vida Apesta."
Birinci Aşama, fark edeceksiniz, şöyle diyor: "Hayat Berbat."Le message de l'état Un, en gros, c'est "La vie est nulle."
Birinci Aşama, fark edeceksiniz, şöyle diyor: "Hayat Berbat."Ora, il Livello 1, ve ne accorgerete, in sostanza dice "La vita fa schifo."
Birinci Aşama, fark edeceksiniz, şöyle diyor: "Hayat Berbat."Sie bemerken, Stufe Eins sagt im Prinzip "Das Leben ist beschissen."
Birinci Aşama, fark edeceksiniz, şöyle diyor: "Hayat Berbat."Úroveň jedna prakticky říká "Život nestojí za nic"
Birinci Aşama, fark edeceksiniz, şöyle diyor: "Hayat Berbat."Το Στάδιο Ένα αν παρατηρήσετε λέει, "Η ζωή είναι χάλια."
Birinci Aşama, fark edeceksiniz, şöyle diyor: "Hayat Berbat."Как вы поняли, девиз Уровня Один, это фактически "Жизнь - дерьмо".
Birinci Aşama, fark edeceksiniz, şöyle diyor: "Hayat Berbat."כפי שתשימו לב שלב אחד אומר בעצם "החיים מסריחים"
Birinci Aşama, fark edeceksiniz, şöyle diyor: "Hayat Berbat."الآن، المرحلة الأولى، ستلاحظون، تقول، في الواقع، " الحياة بائسة ."
Birinci Aşama, fark edeceksiniz, şöyle diyor: "Hayat Berbat."「パフォーマンスの3つの法則」という
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Była sobie raz straszna choroba atakująca dzieci.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.C'era una volta un'orribile malattia che colpiva i bambini.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Cu mult timp în urmă, exista o boală înfiorătoare care afecta copiii.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.En gång för länge sedan, fanns en hemsk sjukdom som drabbade barn.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Era uma vez uma doença medonha que afectava crianças.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Er was eens een vreselijke ziekte die kinderen trof.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Es gab einmal eine furchtbare Krankheit, die Kinder befiel.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Había una vez una enfermedad espantosa que afectaba a los niños.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Il était une fois une maladie redoutable qui affectait les enfants.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.옛날 옛적에 아이들에게 치명적인 병이 있었습니다.