Ana içeriğe geç
Sözlük

beraberinde ile cümle

beraberinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bu ikilem, zaman zaman tartışmaları beraberinde getirmektedir.Memore di quel periodo, di tanto in tanto, porta loro del cibo.
R6000 mikro işlemcisi MIPS – II komut setini de beraberinde getirdi.L'R6000 introdusse il set di istruzioni MIPS II.
Ancak şarkı beraberinde çeşitli tartışmalar getirdi.La canzone presenta più temi al suo interno.
Europa'nın kolonizasyonu çeşitli zorlukları beraberinde getirmektedir.Колонизация Европы сопряжена с целым рядом проблем.
Lana ise Paris’ten döner ve beraberinde de yeni erkek arkadaşı vardır.Лана возвращается из Парижа с новыми планами и новым бойфрендом.
Dişi, yumurta kapsülünü (Ootheca) beraberinde taşır.Под ним самка переносит яйца (по одному).
Köye göç edenler beraberinde Ordu'dan gelen göçerlerle de etkileşime geçmiştir.Самый безопасный - пройти в город вместе с послушниками.
2015 yılı yeni değişiklikleri beraberinde getirdi.2015 год принёс ряд очередных изменений в составе коллектива.
Beraberinde hediyeler olur.Давали-ли Вам подарки?
Çorbanın özelliği ekmek ile birlikte değil, beraberinde hamur yutularak yenmesidir.Не то хлеб, что на поле, а то хлеб, что в сусеке.
Symbian^3, beraberinde eski sürümden birçok özelliğini geliştirmiştir.«Рейнджер-6» имел много общего со своими предшественниками.
Siyah püsküllü fes ve beyaz eldiven de beraberinde giyilmekte idi.При себе следует иметь свежие белые перчатки.
Daha sonra da beraberindeki Müslümanlar'la Kâbe'yi tavaf etti.После он встретился с Мухаммадом ал-Йараги во время пребывания его (ал-Йараги) в Согратле.
Albüm birçok ödülü de beraberinde getirdi.Альбом также получил множество наград.
20 Mayıs - ABD'nin eski Başkanı Richard Nixon beraberinde iki işadamı ile aniden Türkiye'yi ziyaret etti.22—30 мая — СССР с официальным визитом посетил президент США Ричард Никсон.
Babası onu cepheye beraberinde götürmek zorunda kaldı.Мужа забирают на фронт.
Bu da iyileştirmeyi beraberinde getirir.Именно это и приводит к излечению.
Ancak bu devletlerin kuruluşları beraberinde uzun iç savaşları da beraberinde getirdi.Они, горожанцы, несли вместе с нами тяготы войны.
Tanrı'nın varlığı konusunu tartışmak, birçok felsefi problemi beraberinde getirir.يثير النقاش حول وجود الله قضايا فلسفية عديدة.
Willett'ın 1907 önerisi, bazı siyasi durumları da beraberinde getirdi.كان قَدَر اقتراح ويليت الذي تقدَّم به عام 1907 رسم خلافاتٍ سياسيَّةٍ مختلفةٍ فيه.
Beraberinde hediyeler olur.ويمنحونه بعض الهدايا.
Çorbanın özelliği ekmek ile birlikte değil, beraberinde hamur yutularak yenmesidir.والمتعة ليست في الكعكة نفسها ولكن في المعنى المرتبط بالكعكة بالنسبة لها.
Fransız Ordusu geri dönüş yolunda çok büyük bir yağma ganimetini de beraberinde götürmekteydi.وقام الرئيس الفرنسي بخطوة جريئة عندما ذهب إلى هناك.
Powerbook ve diğer ürünlerin başarısı cironun artışını da beraberinde getirdi.أدى نجاح الباوربوك وغيرها من المنتجات إلى زيادة الإيرادات.
Böylece devlet kontrolündeki dil ve beraberinde insan düşüncesi de devletin gerçeklik tanımına bağlı kalır.و بهذا يمكن القول بأن وظيفة العلاقات العامة وجدت مع وجود الإنسان نفسه.
Bu defa Georges'ı, kardeşi Pierre'nin beraberinde Montreal'a gelmeye ikna ettiler.Desta vez, eles convenceram Georges, junto com seu irmão Pierre, a irem à Montreal.
Beraberinde köpeğide varmış.Tinha um cão ao seu lado.
Europa'nın kolonizasyonu çeşitli zorlukları beraberinde getirmektedir.A colonização de Europa apresenta inúmeras dificuldades.
Olayların bu şekilde gelişmesi, Eylül 1944'te Budapeşte saldırısını beraberinde getirdi.Foi no âmbito desses eventos a ocorre a Ofensiva de Budapeste em setembro de 1944.
Powerbook ve diğer ürünlerin başarısı cironun artışını da beraberinde getirdi.O sucesso do PowerBook e outros produtos proporcionaram crescentes receitas a empresa.
Nagy ve beraberindeki birkaç kişi ile birlikte, Yugoslavya'nın Belgrad Büyükelçiliği'ne sığındı.Nagy, com alguns outros, foi dado asilo na embaixada da Iugoslávia.
Prensesin beraberinde gelen yüzlerce kişi Malakka'da Bukit Cina'ya yerleşmiştir.A princesa foi com seus 1 500 serviçais, que se assentaram eventualmente em Bukit Cina, em Malaca.
22 Eylül 1538'de de Andrea Doria beraberindeki İspanyol-Ceneviz filosu ile onlara katıldı.Andrea Doria juntou-se a eles com a frota hispano-genovesa a 22 de setembro de 1538.
Şogun yönetimi donanma komutanı Enomoto ve beraberindeki gemiler 26 Ağustos günü Sendai Limanına ulaşır.A frota de Enomoto juntou-se ao porto de Sendai em 26 de agosto.
Düzgün çalışan bir işleyen bellek daha iyi bir uzun süreli bellek kodlamasını beraberinde getirir.Uma boa memória de trabalho está relacionada a uma melhor codificação de memória de longa duração.
Harmanlanmış öğrenme metodunun kullanılması beraberinde birtakım zorlukları da getirmektedir.Necessariamente, nas dificuldades de aprendizagem que apresenta um sujeito, está envolvido também o ensinante.
Şarkının beraberinde getirdiği müzik videosunu Roman White yönetmiştir.Seu vídeo musical acompanhante foi dirigido por Roman White.
Kriz yoksulluk ve işsizliği beraberinde getirmişti.Primeiramente conteve a inflação e desemprego.
( İlerleme engellemeleri, gerilemeyse övgüleri beraberinde getirir. )Hij laat hen binnen en bedankt hen uitvoerig.
Beraberinde hediyeler olur.Hij neemt cadeautjes voor haar mee.
Beraberinde köpeğide varmış.Bij hen loopt een hond.
Bu ise, çok ince bir planlamayı ve yine de birçok güçlüğü beraberinde getirmekteydi.Zij was rond van bouw en zwaar uitgevoerd met veel zeeg.
Babası onu cepheye beraberinde götürmek zorunda kaldı.Daarom nam zijn vader hem mee naar de tempel.
Bu istilalar İtalyan edebiyatı ve sanatıyla teması da beraberinde getirmişti.Ze vonden hun evenknieën in de Italiaanse literatuur en schilderkunst.
Kriz yoksulluk ve işsizliği beraberinde getirmişti.Armoede en werkloosheid namen toe.
Bu politika beraberinde takımyıldız projesini getirdi.Hij werd betrokken bij het transferbeleid van de club.
Albüm 850.000 barajını geçerek büyük bir ticari başarıyı da beraberinde getirmiştir.Het concert voor vijftienhonderd luisteraars werd een commercieel succes.
Birleşme, bazı sorunları da beraberinde getirmişti.De opnames brachten een aantal problemen met zich mee.
İşe yarar cevaplar beraberinde yeni sorular getirenlerdir.De enige nuttige antwoorden zijn die antwoorden die nieuwe vragen oproepen.
Europa'nın kolonizasyonu çeşitli zorlukları beraberinde getirmektedir.Kolonizacja Europy wiąże się z wieloma trudnościami.
Beraberinde hediyeler olur.Kupuję mu prezenty.
Beraberinde köpeğide varmış.Za towarzysza ma psa.
Şogun yönetimi donanma komutanı Enomoto ve beraberindeki gemiler 26 Ağustos günü Sendai Limanına ulaşır.Flota Enomoty dotarła do przystani w Sendai 26 sierpnia.
(Ayrıca bkn: Harut ve marut) Amesha Spentalar: Ahura Mazda beraberindeki yedi ilahi varlıkların ismi.Oznaczają trzy emanacje Ahura Mazdy z 7 dobrymi duchami Amesza Spenta z tychże wierzeń.
22 Eylül 1538'de de Andrea Doria beraberindeki İspanyol-Ceneviz filosu ile onlara katıldı.Dnia 22 września do sił tych dołączyła flota hiszpańsko-genueńska Andrea Dorii.
Daha sonra da beraberindeki Müslümanlar'la Kâbe'yi tavaf etti.Han har sedan dess till och från uppträtt med gruppen.
Beraberindekiler de öldürülür veya köle olarak satılmak üzere tutsak edilir.Många pirater tillfångatogs och dödades eller blev sålda som slavar.
Birleşme, bazı sorunları da beraberinde getirmişti.Fackföreningsrörelsen kom även nu att vålla honom åtskilliga problem.
İsa havarilerinden Petrus, Yakup ve Yuhanna'yı beraberinde alarak yüksek bir dağa çıkar.Vid ett tillfälle tog Jesus med sig Petrus, Jakob och Johannes upp på ett högt berg.
Europa'nın kolonizasyonu çeşitli zorlukları beraberinde getirmektedir.Kolonisation av Mars stöds av en rad organisationer med varierande inriktning.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
beraberinde ile cümle - Sayfa 4 - beraberinde kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App