beraber ile cümle
beraber kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Beraber DiziDrawn Array
Koleksiyon dizinleri özyinelemeli (altdizinleriyle beraber) olarak taransınWhether Collections folders are scanned recursively
Oyuncu üyelerin, oynadıkları rollerle beraber bir tablosuA table for the cast members, along with the roles they play
Eğer işaretlendiyse, alan ismiyle beraber, bir başlık satırıda eklenecektir.If checked, a header row will be added with the field titles.
Satır numarasıyla beraber dosya adı ya da şablon adı kullanarak durma noktası ekleAdd breakpoint using file name with line number or a template name
Dolu ile beraber Gök Gürültülü Fırtınaweather conditionThunderstorm with Hail
Yağmır ile beraber Gök Gürültülü Fırtınaweather conditionThunderstorm with Rain
Kum veya Toz Fırtınası ile beraber Gök Gürültülü Fırtınaweather conditionThunderstorm with Sand or Dust Storm
Donmuş çiseleme ile beraber normal çiselemeweather forecastDrizzle mixed with freezing drizzle
OYUN BİTTİ, Berabere!GAME OVER. Tie!
Bu oyun berabere bitti. Yeni oyuna başlayınız.The game is drawn. Please restart next round.
% 1 berabere kaldı%1 tied
Oyun berabere!Game is drawn!
Oyun berabereGame is drawn
Virgülle ayrılmış listeler: tüm e- postalar, isimle beraberComma separated list of: allemails, withname
Oyun berabereCommentGame draw
Kimse Mahjongg demedi. Berabere mi?You cannot say Mah Jongg with this hand
& Berabere& Draw
Oyun berabere!!!The game is drawn!!!
kdetv KDELIRC (KDE 3. 2 ve sonrasıyla beraber gelen) ile uzaktan kontrolü destekler.kdetv supports remote controls through KDELIRC (shipped with KDE 3.2 and above.)
Yanyana değil de beraber yaşamaya!FOR Living together instead of living side by side!
Onların o birlik ve beraberliğini görmek çok güzeldi.It felt good to see their unity.
Beraber ağladık orada.We all cried together.
Fotoğraf Zhou Enlai ve Mao Zedong ile beraber 1940 yılında çekildi.The photo was taken in 1940 with Zhou Enlai and Mao Zedong.
CC0 Yaratıcı Beraberlikler.CC0 Creative Commons.
Patlama, ATM ağlarındaki genişleme de dahil olmak üzere bazı yan etkileri de beraberinde getirdi.The boom has had side effects, including an expansion of ATM networks.
Yetkili beraberinde, olası koruma sahalarını belirten 12 harita getirdi.He has brought with him 12 maps setting forth possible protection zones.
Ancak kredilerin artması sorunları da beraberinde getirdi.But, with the increase of credit comes problems.
Denizlispor Fransa'nın Lyon takımını yenerken, Beşiktaş Dinamo Kiev'le 0-0 berabere kaldı.Denizlispor beat France's Lyon, while Besiktas reached a 0-0 draw with Dynamo Kiev.
Şüphesiz, büyüme, kendine özgü ekonomik yararlari da beraberinde getirir.Undoubtedly, enlargement brings about its own economic benefits.
Ancak ölüm olayı endişeleri de beraberinde getirdi.But the killing raises anxieties as well.
Adriyatik Anlaşması ülkeleri için vaatler sorunları da beraberinde getiriyorFor Adriatic Charter countries, promises come with challenges
Son dakika haberi: Japonya beraberliği Hırvatistan’ın Dünya Kupası şansını zora soktuBreaking News: Draw with Japan jeopardizes Croatia's World Cup chances
İstatistikler, her iki takımın da eşit bir mücadele sergileyip beraberliği hak ettiğini doğruluyor.Statistics confirmed that both teams were evenly matched and deserved the draw.
Gotovina'nın tutuklanması bazı tepkileri de beraberinde getirdi.Gotovina's arrest sparked a slew of reactions.
Ansip'in beraberindeki heyette 15 Estonyalı bilişim şirketinden temsilciler yer alıyor.His delegation includes representatives of 15 Estonian IT companies.
Kıbrıs Türk Seçimleri Berabere BittiTurkish Cypriot Election Ends in Draw
Hırvatistan Brezilya karşısında beraberlik arıyorCroatia looking for draw against Brazil
Seller ayrıca sivrisinekleri de beraberinde getiriyor.Furthermore, floods bring mosquitoes.
1 Ocak Pazartesi günü Sofya'da yılbaşı ve AB üyeliği beraber kutlandı. [Getty Images]Revellers in Sofia welcome the New Year and EU accession on Monday (January 1st). [Getty Images]
Kitle iletişim araçlarının çoğalması kaliteyi de beraberinde getiriyor mu?Does the pluralisation of media bring quality?
Ancak seçim yasasının değiştirilmesi iki sorunu da beraberinde getiriyor.Changing the election law brings up two issues, however.
Rapor sevinçle karşılanmasına rağmen, beraberinde endişeler de getirdi.Although the report was cause for celebration, it also fueled concerns.
Bosna Hersek'in benzersiz bir siyasi yapısı var ve bu yapı sorunları da beraberinde getiriyor.Bosnia and Herzegovina has a unique political structure, and with it comes unique problems.
AK'ye göre bu beraberinde önemli ekonomik avantajlar da getirecek.That could imply significant economic benefits, as well, according to the EC.
Birinci yarı golsüz berabere bitti.The first half ended without either team scoring.
Bu durum da beraberinde kendine has sorunlar getiriyor.That poses its own set of challenges.
Karşılaşma, takımın bir Dünya Kupası'nda oynadığı 12. maç ve tarihindeki ilk beraberlikti.It was the team's 12th match at a World Cup tournament and their first draw ever.
İkincilik (berabere) -- Mima LSecond place (tie) -- Mima L
Rama, kendi deyimiyle bir "ültimatomu" da beraberinde getirdi.He brought with him what he described as an "ultimatum".
Beraberlik durumunda bir final karşılaşması yaplacak.In case of a tie, a play-off match will be held.
Dünya çapında, Danimarka, Yeni Zelanda ve Singapur 9,3 puan alarak birincilikte berabere kaldılar.Worldwide, Denmark, New Zealand and Singapore tied for the top spot with scores of 9.3.
Aslen Arnavut'tur.[2] Ağabeyi Onur Arduç ve kardeşi Mert Arduç ile beraber 3 kardeştir.My brother has three brothers and sister Mert Arduç Arduç with honor .
Suffa'da benimle beraber üçyüzü (kişi) geçtiğini gördüm.I happened to see that there were 300 of us in Suffa.
Aynı haritaya girerek konvoylar oluşturup beraber görev yapabilirsiniz.By entering the same map, you can create convoys and work together.
Bununla beraber yurt dışında da oldukça iyi organize olmuştu.Alongside this, the agency was very well organized abroad.
Ulusal Birlik ve Beraberlik ilkesi, Atatürk milliyetçiliğinin zorunlu bir sonucudur.The principle of National Unity and Togetherness is a necessary result of Atatürk's nationalism.
Dedesi ile beraber 1911 yılında gönüllü olarak Trablusgarb savaşına katıldı.He voluntarily participated in the Italo-Turkish War with his grandfather in 1911.
Ayrıca Türk ulusuna seslenerek birlik beraberlik içinde yaşamaları gerektiği öğütlenmiştir.In addition, it was advised that they should live in unity by calling out to the Turkish nation.
Neşe Alten, Diyarbakır'a babası Hasan Alten ile beraber gitmişti.Neşe Alten had gone to Diyarbakır with her father, Hasan Alten.