Ana içeriğe geç
Sözlük

beraat ile cümle

beraat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Abisiyle birlikte mahkemeye çıkan Yaman beraat eder ancak abisi hapse girer.Frank è nella cella col prete, quando entra il procuratore.
Her iki bakanda bu davadan beraat etmiştir.I due investigatori accettano il caso.
Kendisi bile bu konuda suçlanmış (örneğin Rosa Luxembourg olayı) fakat sonra beraat etmişti.Sarah Rosa si è vista costretta a farlo, ma sarà ugualmente incriminata.
Daha sonra yapılan duruşmalar, 2004 yılında Yargıtay'ın beraat kararı ile sonuçlandı.Tale esito divenne definitivo con la sentenza d'appello dell'anno successivo.
Mahkeme sonucu yazar, beraat etti.Il giudice, convinto, lo assolve.
Beraat ettikten sonra idare mahkemesi kararıyla görevine geri döndü.A seguito di una richiesta di perdono viene riammesso alla facoltà.
Haziran 1840'ta Rodos Yahudi cemaati resmi olarak beraat edildi.В июле 1840 года еврейская община Родоса была официально признана невиновной.
Sanıklar beraat ederler.Допрашивает свидетелей.
1996'da Bulgar Yüksek Mahkemesi tarafından beraat etti.Реабилитирован Верховным судом Республики Болгария в 1996 году.
1906'da verilen kararla Dreyfus beraat etti.Дрейфус был помилован лишь в 1906 году.
Açıklanan kararlar ile 592 sanıktan 123'ü beraat etti.Обвинение было предъявлено по 123 пунктам.
Yerel mahkeme tarafından verilen beraat kararı 22 Mart 2016 tarihinde Yargıtay tarafından da onandı.Правительство обжаловало решение, которое суд 16 марта 2016 года оставило без изменений.
Temyiz sonucu bu davadan da beraat etti.Клятва затрудняла это дело..
Tekrar görülen davada yerel mahkeme, ikinci kez beraat kararı verdi.Областное управление юстиции вновь — уже в третий раз — обжаловало это решение.
Vakili Rad, Aralık 1994'te hapis cezasına çarptırıldı ancak Sarhadi beraat etti.Вакили Рад, в декабре 1994 года, был приговорён к пожизненному заключению, Сахради — оправдан.
Yargılandığı tüm davalardan Yargıtay aşamasında beraat etti.Этой версии он придерживался в ходе всего судебного процесса.
Said Nursi, mahkemede beraat etti.Гейтс давал показания на последовавшем суде.
Mahkeme, Poyraz'ın beraatine karar verdi.Суд чести полностью оправдал Полякова.
Askeri mahkemede yargılandı ve beraat etti.حوكم أمام المحكمة العسكرية وتمت تبرئته.
Sanıklar sonunda beraat etti.تم إسقاط التهم في نهاية المطاف.
Erişim tarihi: 20 Aralık 2008. ^ "Nokta'ya 'darbe günlükleri'nden beraat, soruşturmanın genişlemesine ret".«يوم الامتحان يوم الحقيقة» (الثانية في الجملة: خبر) «حانت لحظة الحسم» (لحظة: فاعل).
Her iki bakanda bu davadan beraat etmiştir.قدم الزوجان دعوى قضائية في ذلك.
1986 yılnda tekrar tutuklandıktan sonra çıkarıldığı mahkemeden beraat ederek serbest bırakıldı.وتم إطلاق سراحه عام 1986 قبل موعد انتهاء محكوميته.
141 ve 146'dan beraat etti.سبقه عقد 1440 ولحقه عقد 1460.
Ağır Ceza Mahkemesi beraat kararı verdi.[5][3]
Vakili Rad, Aralık 1994'te hapis cezasına çarptırıldı ancak Sarhadi beraat etti.Vakili Rad foi condenado a prisão perpétua em dezembro de 1994, enquanto Zeyal Sarhadi foi absolvido.
Prof.Dr.Yücel Aşkın ise davanın ilk duruşmasında beraat etmiştir.Dr. Bridges repetiu o seu testemunho do primeiro julgamento.
Böylece La Fayette, kullanılan 630 oyun 406'sını toplayarak beraat etti.La Fayette é absolvido por 406 votos entre os 630 votantes.
Beraat kararı Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından da onanmıştır.O recurso em mandado de segurança foi julgado pela Quinta Turma.
5 yıllık yargılamalardan sonra beraat etti.O processo foi resolvido depois de cinco dias de depoimentos.
Suç isnadı sonucunda mahkumiyet veya beraat kararı verilmesi ile son bulur.E justamente estes dados embasam uma sentença condenatória ou absolutória.
Yargılandığı tüm davalardan Yargıtay aşamasında beraat etti.Todavia, foi absolvida em todos os processos a que respondeu na Justiça.
Yapılan yargılama sonunda suçsuzluğu anlaşıldı ve beraat etti.O processo terminou declarando a sua inocência.
Sonuçta, yazar davadan beraat etti.Entretanto, o juiz concedeu ganho de causa ao Paduano.
Haziran 2004 yılında Yargıtay'ın kararı ile beraat etmiştir.De zaak kwam in juni 2004 voor de rechter.
Sonra yargılandı ve beraat etti.Hij werd nadien gearresteerd en berecht.
Suç isnadı sonucunda mahkumiyet veya beraat kararı verilmesi ile son bulur.Uiteindelijk beslist de rechtbank in een gemotiveerd vonnis of arrest.
2 yıl cezaevinde kaldı, delil yetersizliğinden beraat etti.Na twee maanden opsluiting werd hij bij gebrek aan bewijs vrijgelaten.
Diğer iki sanık beraat etti.Twee andere verdachten wachten nog op hun proces.
Polisler, ilk iki yargılamada beraat etmişlerdi.Beiden zijn dus overleden voordat de aanklagers hun eerste aanklachten uitbrachten.
Yargılandığı İstiklal Mahkemesi'nden beraat etti.Het gerechtshof veroordeelde hem conform de gestelde eis.
Hakkında açılan yolsuzluk davasından 2009 yılında beraat etti. ^ "Nerdesin sevgilim".Maartje Wortel debuteerde in 2009 met de verhalenbundel Dit is jouw huis bij De Bezige Bij.
Delil yetersizse sürgün veya beraat kararı veriliyordu.Voor veroordeling was een bekentenis of een betrouwbare getuigenverklaring nodig.
Günzberg 1928 yılında beraat etti.BASK werd in juni 1928 ontbonden.
Kitap basıldıktan 5 ay sonra toplatıldı ama beraat etti.De single verscheen pas vijf maanden na de uitgave van Meat is murder.
Manisalı genç, suçlamalardan beraat etti.Chłopaka oczyszczono z zarzutów.
Yargılandığı tüm davalardan Yargıtay aşamasında beraat etti.W czasie procesu sąd oddalił wszystkie stawiane wobec niego oskarżenia.
Diğer iki sanık beraat etti.Dwóch oskarżonych został uniewinnionych.
Söz konusu davada davalı radyo yönetmeni beraat etmiştir.Nieprawidłowościami podczas aukcji zajęła się prokuratura.
Tren şefi Köksal Coşkun ise beraat etti.Kierowca podręczną gaśnicą opanował sytuację.
Hitler Gençliği rolüyle barışa karşı suç işlemekle suçlandı fakat bu suçtan beraat etti.Wojtyła chronił go przed wymiarem sprawiedliwości do końca życia, mimo że wiedział o jego przestępstwach.
Mahkeme beraat kararı verdi.Sąd podjął decyzję.
Günzberg 1928 yılında beraat etti.W czerwcu 1928 roku BASK został rozwiązany.
Dava beraatle sonuçlandı ve tutukluların çoğu Aralık 1955'te serbest bırakıldı.Większość skazanych zwolniono z więzienia w Boże Narodzenie roku 1951.
Açıklanan kararlar ile 592 sanıktan 123'ü beraat etti.Wizerunek pieczętny z 1293, zapis sądowy z 1392.
Oxford vatana ihanetten yargılandı, fakat akıl hastalığı sebebiyle beraat ettirildi.Oxford anklagades för högförräderi, men friades på grund av sinnessjukdom.
Vakili Rad, Aralık 1994'te hapis cezasına çarptırıldı ancak Sarhadi beraat etti.Vakili Rad dömdes till livstids fängelse i december 1994, men Sarhadi frikändes.
Sezar duruşmada Clodius'a karşı bir delil sunmayınca genç adam beraat etti.Caesar lade dock ej fram några bevis mot Clodius vid rättegången, och denne frikändes.
141 ve 146'dan beraat etti.Därefter följde 144 och 145.
Temyiz sonucu bu davadan da beraat etti.Erkännandet ifrågasattes även av en utredning kring brottet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod