Arabasının benzini bitince, arabadan iner ve otostop çekmeye başlar.Na een tijdje gereden te hebben, zet ze de auto stil en begint te huilen.
Hibrit (melez) otomobillerin amacı benzin sarfiyatını azaltmaktır.De reductie met waterstofgas geeft benzylamine.
Alfredo kendisine ait olan bir benzin istasyonunda çalışmaktadır.Derochette was een pompbediende die in een benzinestation te Elsene werkte.
1886 - Karl Benz, benzinle çalışan ilk otomobilin patentini aldı.1886 – Karl Benz opatentował swój pierwszy automobil.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Zatrzymują się na stacji benzynowej.
Kademeli benzin enjeksiyonu.Kłamstwa na temat benzyny bezołowiowej.
Bir Total benzin istasyonu.Istnieje stacja benzynowa.
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.Ostatnich więźniów zamordowano tuż przed ucieczką, ich ciała spaliły się tylko częściowo i są pochowane wokół.
1895 - Rochester, New York'tan George B. Selden, benzinle çalışan otomobil için ilk ABD patentini aldı.1895 – George B. Selden opatentował pierwszy amerykański samochód.
Mahallenin girişinde benzin istasyonu bulunmaktadır.Przy zjeździe znajduje się stacja benzynowa.
Standart bir otomobil 100 km'de 6 litre benzin harcamaktadır.Samochód średnio zużywa tylko 6,9 litra benzyny na 100 km.
O güne dek benzin konusunda yapılan en iyi araştırma Alman kimyageri Friedrich Kekulé tarafından yapılmıştı.Podstawy współczesnej analizy kationów zostały opracowane przez niemieckiego chemika Carla Freseniusa.
Enerji verimliliği teşvik etmek amacıyla araba sahipliği ücretleri ve benzin vergileri uygulanır.W cenie paliwa znajdują się opłaty wspierające efektywność energetyczną.
Daha sonra SS muhafızları fazla ceset yakmak için ek benzin kutuları getirdi ve cesetler yakıldı.Napastnicy oblali ciała zabitych benzyną i podpalili.
Burada birtakım tuhaf olaylar yaşadıktan sonra benzinliğin sahibi olan adama yolu sorarlar.W chwilę po zdarzeniu okoliczni mieszkańcy próbowali ukraść wyciekające paliwo.
Maddi sıkıntı yüzünden benzincide çalışıp, araba camı sildiğini söylemiştir.Nagle czuje swąd przypalonego tosta i słyszy samochód.
1895 - Rochester, New York'tan George B. Selden, benzinle çalışan otomobil için ilk ABD patentini aldı.1895 – George B. Selden beviljas USA:s första patent för en automobil.
İlk buharlı otomobilini 1894'te ve ilk benzinli otomobilini de 1896'da yaptığını iddia etmiştir.Han byggde sin första ångbil 1894 och 1896 en bensindriven prototyp.
Panzer IA 57 beygirlik Krupp M305 4-silindirli benzinli motoru bulunuyordu.Första versionen av Panzer I hade en Krupp M305 bensinmotor på 44kW (60hk).
Ancak bu ayrım benzin kullanım verimiyle karıştırılmamalıdır.De bör inte förväxlas med dieselolja som är ett helt annat bränsle.
Daha sonra bir benzin istasyonu açacak kazanca ulaşır.Man har även öppnat en bensinstation igen.
Arabalardan birisinin benzini bitene kadar ekip yola devam etmeyi sürdürür.Där fortsatte bussarna att rulla tills bränslet tog slut.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Därefter fortsätter färden till stationen.
En yakın banka ve benzin istasyonu Ayancık'tadır.Närmaste lanthandel samt bensinmack ligger i Bograngen.
Bir benzin istasyonu olup insan etinden barbekü yapmaktadır.Idag finns där en bensinstation och frisör.
İstanbul'da benzin ve su sıkıntısı sürüyor.Det pumpas fortfarande upp en del olja och gas i Pennsylvania.
Mevcut 2.5 litre V6 benzinli versiyonu olmasına rağmen 2.5 litre turbo dizel, Japonya'da yaygındır.Серед двигунів 2.5 турбо дизель широко поширений в Японії, хоча є 2.5 V6 бензин версії.
1886 - Karl Benz, benzinle çalışan ilk otomobilin patentini aldı.1886 року Карл Бенц запатентував перший автомобіль.
Bir Total benzin istasyonu.Тут знаходиться газорозподільна станція.
Bir saat sonra siyahi birinin işlettiği bir benzin istasyonuna sığınır ve elinde bir balkabağı maskesi vardır.Через якийсь час до нього під'їжджає чорношкірий чоловік, в бензобаку машини якого скінчився бензин.
Tankerler doldurulunca benzinliğe geri döneceklerdir.Паливо може поступати в карбюратори самопливно при відмові бензонасоса.
Motor serisi dört benzinli ve beş dizel motorlar tipi içerir.Нова лінійка двигунів складається з чотирьох бензинових і трьох дизельних моторів.
En yakın benzin istasyonu nerede?Де найближча заправка?
SS muhafızları, cesetleri daha da yakmak için ilave benzin kutuları getirdi.Příslušníci SS přinesli další benzín k dalšímu pálení mrtvol.
Benzin istasyonunda çalışmaktadır.Práce na ropné plošině .
Benzinli motor, bir tür içten yanmalı motordur.Řadový motor je typ pístového spalovacího motoru.
Herkes, yakınlardaki benzin istasyonunda, şövalyeler tekrar saldırmadan birlik olmaya çalışır.Při návštěvě jedné z bojových jam na ně opět zaútočí vzpurní obyvatelé.
1886 - Karl Benz, benzinle çalışan ilk otomobilin patentini aldı.Roku 1886 Karl Benz sestrojil Benz Patent Motorwagen číslo 1, první automobil se spalovacím motorem.
Yakıt sistemi olarak benzin veya dizel motor kullanılmaktadır.V prodeji bude jak benzínový tak naftový motor.
Tahrik ünitesi: Güç üniteleri dizel, benzinli, elektrik motorludur.Další dělení Dle typu motoru: spalovací, elektrické.
Kirk içeri seslenerek benzine ihtiyaçları olduğunu söyler; fakat içeriden herhangi bir cevap gelmez.Kirk klepe na dveře a volá, ale zevnitř se nikdo neozývá.
Bildiğiniz üzere 2 zamanlı motorlar benzin + yağ karışımı ile çalışmaktadır.Motorul în doi timpi funcționează cu amestec de benzină și ulei.
1886 - Karl Benz, benzinle çalışan ilk otomobilin patentini aldı.În 1886, Carl Benz patentează aici primul său automobil.
"Şarja takamazsanız hibrit araba sadece şaşalı bir benzinli araçtır."Fără interesul pe care-l stârnește francul, fotbalul e ca un motor lipsit de benzină … ”.
Ayrıca fırın ve benzin istasyonu da bulunmaktadır.În același timp, aici mai există industria bumbacului și a petrolului.
İlk buharlı otomobilini 1894'te ve ilk benzinli otomobilini de 1896'da yaptığını iddia etmiştir.Ford va continua să lucreze în timpul său liber iar în 1896 va finaliza primul său automobil.
Fakat sıradan bir benzinli bir aracın mil başına masrafı 10 pens’dir.Echivalentul unui metru cub de gaze este de 10 kWh.
Tankerler doldurulunca benzinliğe geri döneceklerdir.A sonkolyt benzinben oldják, majd az oldatból elpárologtatják a benzint.
Bu Tank yakıt olarak dizel benzin, mazot, gazyağı, JP-4 veya JP-8 jet yakıtı kullanılabilir.Üzemanyaga lehet gázolaj, bármilyen motorbenzin vagy JP–4 illetve JP–8 típusú kerozin.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Épp csatlakozásra vár a pályaudvaron.
1880 — Amerika’da George Brayton benzin yakıtlı motor yaptı.1872-ben George Brayton szabadalmat nyújtott be motorjára.
Bu sorunla ilgili olarak Ocak 2006'da yalnızca kurşunsuz benzin kullanımı planlanıyordu.A városban csupán 2006 elején vezették be az ólommentes benzin kötelező használatát.
Benzin istasyonunda çalışmaktadır.Benzinben ázik a barikád.
1886 - Karl Benz, benzinle çalışan ilk otomobilin patentini aldı.1886 – Karl Benz patentoi ensimmäisen toimivan bensiinikäyttöisen auton.
Diğer taraftan İsveç, benzinli araç kullanımını 2025 yılında yasaklayacak bir yasa çıkartmıştır.Ehdotusten mukaan bensiinillä ja dieselillä kulkevat autot kiellettäisiin vuonna 2025.
Yarış bittikten sonra attığı zafer turu sırasında René Arnoux'un benzini bitmişti.Kilpailun voitti Renault'lla ajanut René Arnoux.
Tahrik ünitesi: Güç üniteleri dizel, benzinli, elektrik motorludur.Käyttövoimana kaasu, Diesel tai sähkö.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Yhdessä he kulkevat rautatieasemalle asti.
27 Ocak 2009 tarihinde benzin istasyonundan, LPG çalmakla suçlanan türkücü gözaltına alındı.Pihlavan työväentalo paloi 28. heinäkuuta 2011 poliisin epäilyn mukaan tuhopoltossa.
Yakıt Tüketimi: 100 kilometrede 34 litre benzin.Polttoainesäiliö: 140 l.