Kış ise can sıkıcı ve bunaltıcıdır; zalim bir padişaha benzetilir.Den håller ingen vinterdvala men kan tidvis falla i ett stelt tillstånd (torpor).
Benzetme, "çakırdoğanlı avcı" sözcüğü için qarshyghashy olmaktadır.Jämför med begreppet "licensjakt".
Futbol stili İsveçli futbolcu Zlatan Ibrahimović'e benzetilmektedir. ^ ProfiliFör fotbollsspelaren, se Zlatan Ibrahimović.
Kripteks, bir bisiklet kilidine benzetilebilir.De påminner till utseendet om en cykelpump.
O, kendisini güneşe benzetmektedir.Він має схожість з самим автором.
Çehov'a da benzetilirdi.Ідентифікував себе як чеха.
Kral, yüce kral Tanrı'ya benzetilmektedir.Коран називає його царем, намісником Аллаха.
Bu da sevgili olan bir çifte benzetilir.Гліб із дружиною виглядають такою ж щасливою парою.
Bu durum içi boş kil bir topağın parmakla çökertilmesine benzetilebilir.Таку камеру, наприклад, можна надягнути на зламану руку.
Rock Me şarkısıda efsane grup Queen'in, We Will Rock You şarkısına benzetilmekte.Вони виконували всесвітньо відому пісню групи Queen — We Will Rock You.
Bir yaşam simülasyon oyunu kişiler ve ilişkileri üzerine olabilir veya bir ekosistemin benzetimi olabilir.Гра може бути зосереджена як на персонажах та їх відносинах, так і на симуляції цілої екосистеми.
Teşbih, "benzetmek" manasına gelir.Відповідальність на себе взяла «ІДІЛ».
Benzetilmiş tavlama algoritması, bu yöntemlerden birisidir.Алгоритм цього методу складається з таких кроків.
Benzetme çokgeninin en büyük boyu.Велика кількість послань.
Yeryüzü büyük bir otağa benzetilir.Родина живе однією великою громадою.
Ve beynini masanın üzerindeki dökülen bir kutu süte benzetirler.Також його третє око визирає зі сміттєвої корзини біля столу.
Bunun nedeni yaklaşan klibi Christmas tatili sezonuna benzetmektedir.Пасажиропотік різко збільшується в період курортного сезону в Хорватії.
Çehov'a da benzetilirdi.Je na něm zpodobněna Čechie.
Benzetilmek beni rahatsız etmez.Tam mi to natahování vůbec nevadí.
Rock Me şarkısıda efsane grup Queen'in, We Will Rock You şarkısına benzetilmekte.Společně zahráli píseň We Will Rock You.
Daha çok BMW 3-Serisi (E90)'ne benzetilmektedir.Podrobnější informace naleznete v článku BMW řada 3 (E90).
Glynne'in müzik/ses tarzı Amy Winehouse ve Frank Ocean'a benzetilmektedir.Hudební tvorbu Jess Glynne ovlivnili hudebníci jako Frank Ocean nebo Amy Winehouse.
Akka'daki Khan al-Umdan kulesine benzetilen yapı da aynı amaçla dikilmişti.Vzhledem je dosti podobná věži Chan al-Umdan v Akku, která byla postavena za stejným účelem.
Sōsuke karakteri Miyazaki'nin oğlunun beş yaşındaki haline benzetilmiştir.Postava Sosuke je založena na Mijazakiovom synovi Gorovi Mijazaki když měl pět let.
Henüz düzgün bir kanıt olmamasına rağmen numarasal benzetmeler geçerliliğine destekleyici kanıtlar sunar.Zatím neexistují žádné formální důkazy, výsledky numerických simulací však podporují její platnost.
O, kendisini güneşe benzetmektedir.Předpokládá se, že hlavní hvězda je podobná našemu Slunci.
Akış biçimi ağlayan bir insanın gözyaşlarına benzetildiği için bu adı almıştır.Patří k němu jako patří pláč k dítěti.
Bu, yine İngilizce e-posta anlamına gelen "e-Mail" kelimesinin "email" şekline dönüşmesine benzetilebilir.V angličtině se někdy využívá místo pojmu permission e-mail také pojem „opt-in e-mail“.
Araç tekrar yuvarlaklaştırılan farları ile orijinal 911'e daha çok benzetilmiştir.Přívěsné vozy pak byly přestavěny na vozy řídicí a označeny jako řada 911.9.
Manasın kendisi de zaman zaman Darkana benzetilir.Někdy se ve vzorcích označuje jako Me.
Futbol stili İsveçli futbolcu Zlatan Ibrahimović'e benzetilmektedir. ^ ProfiliJeho fotbalovým vzorem je švédský útočník Zlatan Ibrahimovič.
Futbol stili ile efsane futbolcu Thierry Henry'e benzetilmektedir.Jeho fotbalovým vzorem je Thierry Henry.
Siyah rengi ve parlaklığı zifte benzetilmiştir bu nedenle İngilizcede 'Pitchblende' olarak da bilinir.Chutná mírně štiplavě, po pepři, proto je v němčině označována jako Pfifferling.
Şarkının nakaratı ise Led Zeppelin'in "Stairway to Heaven" adlı şarkısına bir "sözsel anma" olarak benzetildi.Album obsahuje i píseň od Led Zeppelin "Stairway to Heaven".
Benim onunla ilgili bir benzetmem var.Simt o asemănare uimitoare cu ea...
Henüz düzgün bir kanıt olmamasına rağmen numarasal benzetmeler geçerliliğine destekleyici kanıtlar sunar.Deși nu există nicio demonstrație pentru aceasta, simulările numerice aduc dovezi în sprijinul său.
Doğruluk ve kesinlik arasındaki farkı anlatmak için bir hedef benzetmesi yapılabilir.Trebuie făcută deosebirea între validitatea argumentării și corectitudinea concluziei.
Bu eser orijinalin tam bir kopyası değil, heykeltraş Ákos Eleőd tarafından yapılan sanatsal bir benzetmedir.Structura nu este un arc adevărat, ci o decorațiune aplicată pe fosta intrare în castel.
Oyun stili Shaquille O'Neal'a benzetilmektedir.A főhőst Shaquille O'Neal alakítja.
Rock Me şarkısıda efsane grup Queen'in, We Will Rock You şarkısına benzetilmekte.A Queen együttes zenéjére készült We Will Rock You című musical forgatókönyvírója.
O, kendisini güneşe benzetmektedir.A fejedelem olyan mint a nap.
Bazı muzik otoriteleri Nibelungen Yüzüğü eserini dört bölümlü bir senfoniye benzetirler.A Nibelung gyűrűje négy részből áll.
Bu sırada Phileas Fogg, bankayı soyan hırsıza benzetilir.Ekkor a túlbuzgó Fix felügyelő letartóztatja Phileas Foggot, akit bankrablónak tart.
İlk olarak 1970 yılında Richard D. Ryder tarafından ırkçılık kavramına benzetirilerek kullanılmıştır.A fajizmus kifejezést Richard D. Ryder alkotta meg 1970-ben.
Dinleyenler tarafından genelde Bill Haley & His Comets'ın Rock Around The Clock parçasına benzetilir.Ezentúl Bill Haley & His Comets néven zenéltek, egyre közelebb a világhírhez.
Teşbih, "benzetmek" manasına gelir.Ezek igyekeznek "visszatérni", kiegyenlítődni.
Köroğlu kendisini defalarca kurda benzetir.Habitusában hasonlít a varjútövishez.
Mayıs ayında ise GQ adlı dergide Marilyn Monroe’ya benzetilmiş haliyle poz verdi.Márciusban hivatalosan is Marilyn Monroe-ra változtatta a nevét.
Freud bilinci okyanustaki buz dağına benzetir.Kinézetük egy megfagyott tóban úszó jéghegyre hasonlít.
Rutherford atom modeli Güneş Sistemi'ne benzetilmektedir.Ennek hatására indítványozta Rutherford a bolygószerű atommodelljét (ez az ún.
Çehov'a da benzetilirdi.Chávezille viitattiin.
Benzetmenin karşıtları Batı Şeria ve Gazze bölgelerin İsrail Devletinden ayrı olduğunu tartışıyorlar.Kriitikoiden mukaan Gaza ja Länsiranta eivät kuulu Israeliin.
Kripteks, bir bisiklet kilidine benzetilebilir.Peräpyörää voi kuvata polkupyörän takaosaksi.
O, kendisini güneşe benzetmektedir.Kaksi tähdistä muistuttaa Aurinkoa.
Doğruluk ve kesinlik arasındaki farkı anlatmak için bir hedef benzetmesi yapılabilir.Korrespondenssiteoreetikko voi tehdä myös jaon totuuden ja totuudenkaltaisuuden välillä.
Doğruluk ve kesinlik arasındaki farkı anlatmak için bir hedef benzetmesi yapılabilir.Δεν υπάρχουν πρότυπα για την διάκριση μεταξύ αληθείας και ψεύδους.
Comes Around" single'ına benzetildi.Το They Don't Care About Us ήταν το τέταρτο single.
Bu durum içi boş kil bir topağın parmakla çökertilmesine benzetilebilir.Αυτό μπορεί να το αισθανθεί κάποιος βάζοντας το δάκτυλο σε μια ώριμη fistula.
O, kendisini güneşe benzetmektedir.Ταυτίζεται με την πόλη.
Bunun üzerine, her seferinde birine benzetilmekten bıktığını söyledi.Ένοιωθε αδικημένος από το ότι κάθε φορά παραγκωνιζόταν.