Ana içeriğe geç
Sözlük

benzet ile cümle

benzet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Öğrencileri gelip İsaya, ‹‹Halka neden benzetmelerle konuşuyorsun?›› diye sordular.Και προσελθοντες οι μαθηται, ειπον προς αυτον Δια τι λαλεις προς αυτους δια παραβολων;
Öğrencileri gelip İsaya, ‹‹Halka neden benzetmelerle konuşuyorsun?›› diye sordular.И, приступив, ученики сказали Ему: для чего притчамиговоришь им?
Öğrencileri gelip İsaya, ‹‹Halka neden benzetmelerle konuşuyorsun?›› diye sordular.І, приступивши ученики, казали до Него: На що ти глаголеш до них приповістями?
Öğrencileri gelip İsaya, ‹‹Halka neden benzetmelerle konuşuyorsun?›› diye sordular.Тогава се приближиха учениците Му и Му казаха: Защо им говориш с притчи?
Öğrencileri gelip İsaya, ‹‹Halka neden benzetmelerle konuşuyorsun?›› diye sordular.ויגשו אליו התלמידים ויאמרו למה זה במשלים תדבר אליהם׃
Öğrencileri gelip İsaya, ‹‹Halka neden benzetmelerle konuşuyorsun?›› diye sordular.فتقدم التلاميذ وقالوا له لماذا تكلمهم بامثال.
Öğrencileri gelip İsaya, ‹‹Halka neden benzetmelerle konuşuyorsun?›› diye sordular.門 徒 進 前 來 、 問 耶 穌 說 、 對 眾 人 講 話 、 為 甚 麼 用 比 喻 呢
Öğrencileri gelip İsaya, ‹‹Halka neden benzetmelerle konuşuyorsun?›› diye sordular.門徒 進前來 、 問耶穌說 、 對眾 人 講話 、 為甚麼 用 比喻 呢
O halde eğer kendinden ışık saçan bir ışıktan bahsediyorsa, bu Öz için ancak bir metafor/benzetme olabilir.Entonces, si él habla de luz que irradia por sí misma, entonces sólo puede ser una metáfora para el Ser.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.Det anbefales at en simulering prøves først.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.Det rekommenderas att en simulering prövas först.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.Érdemes előbb egy szimulációt kipróbálni.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.Es wird empfohlen, vorher eine Simulation durchzuführen.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.Het wordt aangeraden eerst een simulatie te proberen.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.Il est recommandé de faire tout d'abord une simulation de gravure.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.Je doporučováno nejprve vyzkoušet simulaci.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.우선 모의 기록을 시도해 보시기를 권장합니다.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.On suositeltavaa ensin simuloida poltto.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.Recomenda- se que tente uma simulação primeiro.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.Se recomandă să încercați mai întâi simularea.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.Se recomiendo probar una simulación primero.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.Si raccomanda di utilizzare prima la simulazione.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.Wskazane jest wcześniejsze przeprowadzenie symulacji.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.Προτείνεται η δοκιμή εξομοίωσης πρώτα.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.Препоръчително е първо да пробвате симулация.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.Рекомендуется сначала сделать имитацию записи.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.Рекомендується спочатку спробувати симуляцію.
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.מומלץ לנסות קודם הדמיית צריבה
Önce benzetim yapılması tavsiye edilir.まずシミュレーションを試すことをお勧めします。
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.A gdy sam tylko był, pytali go ci, co przy nim byli ze dwunastoma, o to podobieństwo.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.A když pak byl sám, tázali se ho ti, kteříž při něm byli, se dvanácti, na to podobenství.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.A keď bol sám, opýtali sa ho tí, ktorí boli okolo neho, s tými dvanástimi, na tie podobenstvá.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Cînd a fost singur, ceice erau în jurul Lui împreună cu cei doisprezece, L-au întrebat despre pilde.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.In ko je bil sam, ga vprašajo tisti, ki so bili pri njem z dvanajsterimi, po prilikah.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Khi Ðức Chúa Jêsus ở một mình, những kẻ xung quanh Ngài cùng mười hai sứ đồ hỏi Ngài về các lời thí dụ.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Khi_Ðức_Chúa_Jêsus ở một_mình , những kẻ xung_quanh Ngài cùng mười_hai sứ đồ hỏi Ngài về các lời thí_dụ .
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.예수께서 홀로 계실 때에 함께한 사람들이 열 두 제자로 더불어 그 비유들을 묻자오니
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Lorsqu`il fut en particulier, ceux qui l`entouraient avec les douze l`interrogèrent sur les paraboles.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Mikor pedig egyedül vala, megkérdezék õt a körülötte lévõk a tizenkettõvel együtt a példázat felõl.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Og da han blev ene, spurgte de, som vare om ham, tillige med de tolv ham om Lignelserne.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Og da han var blitt alene, spurte de tolv og de andre som var med ham, om lignelsene.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Quando poi fu solo, i suoi insieme ai Dodici lo interrogavano sulle parabole. Ed egli disse loro
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Quando se achou só, os que estavam ao redor dele, com os doze, interrogaram-no acerca da parábola.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Und da er allein war, fragten ihn um dies Gleichnis, die um ihn waren, mitsamt den Zwölfen.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Οτε δε εμεινε καταμονας, ηρωτησαν αυτον οι περι αυτον μετα των δωδεκα περι της παραβολης.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.И каза: Който има уши да слуша, нека слуша.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Когда же остался без народа, окружающие Его, вместе с двенадцатью, спросили Его о притче.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.Як же був на самоті, питались у Него ті, що з Ним, разом з дванайцятьма, про приповість.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.ויהי בהיותו לבדו וישאלוהו האנשים אשר סביביו עם שנים העשר על המשל׃
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.ولما كان وحده سأله الذين حوله مع الاثني عشر عن المثل.
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.無 人 的 時 候 、 跟 隨 耶 穌 的 人 、 和 十 二 個 門 徒 、 問 他 這 比 喻 的 意 思
Onikilerle öbür izleyicileri İsayla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular.無人 的 時候 、 跟隨 耶穌 的 人 、 和 十二 個 門徒 、 問 他 這比喻 的 意思
Onları iyi benzettiniz.Você deu uma boa surra neles.
Onları iyi benzettiniz.Добре ги ступах.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.C'est un peu comme une assiette de spaghetti. Parfois il vous suffit de manger et de voir ce qui se passe.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Det kan være lidt ligesom en skål spaghetti: sommetider må man bare spise det og se hvad der sker.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Es como un plato de espaguetis. A veces hay que comerlo y ver qué es lo que sucede.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Het lijkt soms op een bord spaghetti: soms moet je gewoon beginnen met eten en zien wat er gebeurt.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Je to tak trochu jako s mísou špaget: někdy to prostě jen musíte sníst a čekat, co se stane.
Onu bir spagetti kasesine benzetebiliriz: bazen ne olduğunu öğrenmek için yemek zorundasınızdır.Kicsit olyan, mint egy tál spagetti: néha enned kell belőle ahhoz, hogy lásd, mi történik.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod