İsa bütün bunları halka benzetmelerle anlattı. Benzetme kullanmadan onlara hiçbir şey anlatmazdı.這 都 是 耶 穌 用 比 喻 對 眾 人 說 的 話 . 若 不 用 比 喻 、 就 不 對 他 們 說 甚 麼
İsa bütün bunları halka benzetmelerle anlattı. Benzetme kullanmadan onlara hiçbir şey anlatmazdı.這 都 是 耶穌用 比喻 對眾 人說 的 話.若不用 比喻 、 就 不 對他們說甚麼
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.A gdy wszedł w dom od onego ludu, pytali go uczniowie jego o to podobieństwo.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.A když všel do domu od zástupu, tázali se ho učedlníci jeho o tom podobenství.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.Cuando entró en casa, aparte de la multitud, sus discípulos le preguntaron acerca de la parábola
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.Depois, quando deixou a multidão e entrou em casa, os seus discípulos o interrogaram acerca da parábola.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.Dupăce a intrat în casă, pe cînd era departe de norod, ucenicii Lui L-au întrebat despre pilda aceasta.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.És mikor házba ment vala be a sokaság közül, megkérdezék õt tanítványai a példázat felõl.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.In ko odide od ljudstva v hišo, ga vprašajo učenci njegovi o tej priliki.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.Keď potom vošiel od zástupu do domu, pýtali sa ho jeho učeníci na to podobenstvo.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.Khi Ngài vào trong nhà, cách xa đoàn dân rồi, môn đồ hỏi Ngài về lời thí dụ ấy.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.Khi_Ngài vào trong nhà , cách xa đoàn dân rồi , môn_đồ hỏi Ngài về lời thí_dụ ấy .
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.무리를 떠나 집으로 들어가시니 제자들이 그 비유를 묻자온대
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.Lorsqu`il fut entré dans la maison, loin de la foule, ses disciples l`interrogèrent sur cette parabole.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.När han sedan hade lämnat folket och kommit inomhus, frågade hans lärjungar honom om detta bildliga tal.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.Og da han var gået ind i Huset og var borte fra Skaren, spurgte hans Disciple ham om Lignelsen.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.Og da han var kommet inn i et hus, bort fra folket, spurte hans disipler ham om denne lignelse.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.Quando entrò in una casa lontano dalla folla, i discepoli lo interrogarono sul significato di quella parabola
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.Und da er von dem Volk ins Haus kam, fragten ihn seine Jünger um dies Gleichnis.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.Και οτε εισηλθεν εις οικον απο του οχλου, ηρωτων αυτον οι μαθηται αυτου περι της παραβολης.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.И като остави народа и влезе вкъщи учениците Му Го попитаха за притчата.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.И когда Он от народа вошел в дом, ученики Его спросили Его о притче.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.І як увійшов у господа від людей, питали в Него ученики Його про приповість.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.ויהי כאשר שב הביתה מן ההמון וישאלהו תלמידיו על דבר המשל׃
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.ولما دخل من عند الجمع الى البيت سأله تلاميذه عن المثل.
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.耶 穌 離 開 眾 人 、 進 了 屋 子 、 門 徒 就 問 他 這 比 喻 的 意 思
İsa kalabalığı bırakıp eve girince, öğrencileri Ona bu benzetmenin anlamını sordular.耶穌離開眾人 、 進 了 屋子 、 門徒 就 問 他 這比喻 的 意思
İsa onlara başka bir benzetme anlattı: ‹‹Göklerin Egemenliği, tarlasına iyi tohum eken adama benzer›› dedi.예수께서 그들 앞에 또 비유를 베풀어 가라사대 천국은 좋은 씨를 제 밭에 뿌린 사람과 같으니
İsa onlara başka bir benzetme anlattı: ‹‹Göklerin Egemenliği, tarlasına iyi tohum eken adama benzer›› dedi.וישם לפניהם משל אחר לאמר מלכות השמים דומה לאיש אשר זרע זרע טוב בשדהו׃
İsa onlara başka bir benzetme anlattı: ‹‹Göklerin Egemenliği, tarlasına iyi tohum eken adama benzer›› dedi.قدم لهم مثلا آخر قائلا. يشبه ملكوت السموات انسانا زرع زرعا جيدا في حقله.
İsa onlara başka bir benzetme anlattı: ‹‹Göklerin Egemenliği, tarlasına iyi tohum eken adama benzer›› dedi.耶 穌 又 設 個 比 喻 對 他 們 說 、 天 國 好 像 人 撒 好 種 在 田 裡
İsa onlara başka bir benzetme anlattı: ‹‹Göklerin Egemenliği, tarlasına iyi tohum eken adama benzer›› dedi.耶穌 又 設個 比喻 對 他 們說 、 天國 好像 人 撒 好種 在 田裡
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.A hovoril im mnoho v podobenstvách a vravel: Hľa, vyšiel rozsievač, aby rozsieval.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.E falou-lhes muitas coisas por parábolas, dizendo: Eis que o semeador saiu a semear.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Egli parlò loro di molte cose in parabole. E disse: «Ecco, il seminatore uscì a seminare
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.El le -a vorbit despre multe lucruri în pilde, şi le -a zis: ,,Iată, sămănătorul a ieşit să samene.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Entonces les habló muchas cosas en parábolas, diciendo: "He aquí un sembrador salió a sembrar
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.És sokat beszéle nékik példázatokban, mondván: Ímé kiméne a magvetõ vetni,
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Hij vertelde hun onder andere deze gelijkenis:
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Il leur parla en paraboles sur beaucoup de choses, et il dit:
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.I mluvil jim mnoho v podobenstvích, řka: Aj, vyšel rozsevač, aby rozsíval.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.I mówił do nich wiele w podobieństwach i rzekł: Oto wyszedł rozsiewca, aby rozsiewał;
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.In govori jim v prilikah mnogo in pravi: Glej, sejalec je šel sejat.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Ja hän puhui heille paljon vertauksilla ja sanoi: "Katso, kylväjä meni kylvämään.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.예수께서 비유로 여러가지를 저희에게 말씀하여 가라사대 씨를 뿌리는 자가 뿌리러 나가서
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Ngài dùng thí dụ mà giảng nhiều điều cùng họ. Ngài phán như vầy: Có người gieo giống đi ra đặng gieo.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Ngài dùng thí_dụ mà giảng nhiều điều cùng họ . Ngài phán như_vầy : Có người gieo giống đi ra đặng gieo .
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Och han talade till dem mycket i liknelser; han sade: »En såningsman gick ut för att så.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Og han talte meget til dem i Lignelser og sagde: "Se, en Sædemand gik ud at så.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Og han talte meget til dem i lignelser og sa: Se, en såmann gikk ut for å så,
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Und er redete zu ihnen mancherlei durch Gleichnisse und sprach: Siehe, es ging ein Säemann aus, zu säen.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.Και ελαλησε προς αυτους πολλα δια παραβολων, λεγων Ιδου, εξηλθεν ο σπειρων δια να σπειρη.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.И говореше им много с притчи, казвайки: Ето, сеячът излезе да сее;
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.И поучал их много притчами, говоря: вот, вышел сеятель сеять;
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.І промовляв до него багато приповістями, глаголючи: Ото вийшов сїяч сїяти;
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.וירב לדבר אליהם במשלים לאמר הנה הזורע יצא לזרע׃
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.فكلهم كثيرا بامثال قائلا هوذا الزارع قد خرج ليزرع.
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.他 用 比 喻 對 他 們 講 許 多 道 理 、 說 、 有 一 個 撒 種 的 出 去 撒 種
İsa onlara benzetmelerle birçok şey anlattı. ‹‹Bakın›› dedi, ‹‹Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı.他 用 比喻 對 他 們講許 多 道理 、 說 、 有 一 個撒種 的 出去 撒種
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.A povedal im aj podobenstvo: Vidzte fík a všetko stromovie: