Ana içeriğe geç
Sözlük

benzet ile cümle

benzet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Ðoạn , Ngài phán cùng họ một lời ví_dụ rằng : Hãy xem cây vả và các cây khác ;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Ðoạn, Ngài phán cùng họ một lời ví dụ rằng: Hãy xem cây vả và các cây khác;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.E disse loro una parabola: «Guardate il fico e tutte le piante
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Et il leur dit une comparaison: Voyez le figuier, et tous les arbres.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Hij maakte het hun duidelijk met deze gelijkenis: "Let eens op de vijgeboom of op een andere boom.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.In pove jim priliko: Poglejte smokvo in vse drevje:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.I pověděl jim podobenství: Patřte na fíkový strom i na všecka stromoví.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.I powiedział im podobieństwo: Spojrzyjcie na figowe drzewo i na wszystkie drzewa;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Ja hän puhui heille vertauksen: "Katsokaa viikunapuuta ja kaikkia puita.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.이에 비유로 이르시되 무화과나무와 모든 나무를 보라
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Monda pedig nékik egy példázatot: Tekintsétek meg a fügefát és minden fákat:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Och han framställde för dem en liknelse: »Sen på fikonträdet och på alla andra träd.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Og han sa en lignelse til dem: Se på fikentreet og alle trær:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Og han sagde dem en Lignelse: "Ser Figentræet og alle Træerne;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Propôs-lhes então uma parábola: Olhai para a figueira, e para todas as árvores;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Şi le -a spus o pildă: ,,Vedeţi smochinul şi toţi copacii.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Und er sagte ihnen ein Gleichnis: Sehet an den Feigenbaum und alle Bäume:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Y les dijo una parábola: --Mirad la higuera y todos los árboles
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.Και ειπε προς αυτους παραβολην Ιδετε την συκην και παντα τα δενδρα.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.И каза им притча: Погледнете смоковницата и всичките дървета.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.И сказал им притчу: посмотрите на смоковницу и навсе деревья:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.І сказав приповість їм: Бачте смоківницю і всякі дерева:
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.וידבר אליהם משל ראו את התאנה ואת כל העצים׃
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.وقال لهم مثلا. انظروا الى شجرة التين وكل الاشجار.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.耶 穌 又 設 比 喻 對 他 們 說 、 你 們 看 無 花 果 樹 、 和 各 樣 的 樹 . 他 發 芽 的 時 候 、 你 們 一 看 見 自 然 曉 得 夏 天 近 了
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın.耶穌 又 設 比喻 對 他 們說 、 你 們 看 無花果 樹 、 和 各 樣 的 樹 . 他 發芽 的 時候 、 你 們 一 看 見 自然 曉 得 夏天 近 了
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.A povedal im aj podobenstvo a riekol: Ktoréhosi bohatého človeka zem hojne zarodila.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.Disse poi una parabola: «La campagna di un uomo ricco aveva dato un buon raccolto
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.Entonces les refirió una parábola, diciendo: --Las tierras de un hombre rico habían producido mucho
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.És monda nékik egy példázatot, szólván: Egy gazdag embernek bõségesen termett a földje.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.Et il leur dit cette parabole: Les terres d`un homme riche avaient beaucoup rapporté.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.I powiedział im podobieństwo, mówiąc: Niektórego człowieka bogatego pole obfity urodzaj przyniosło.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.Ja hän puhui heille vertauksen sanoen: "Rikkaan miehen maa kasvoi hyvin.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.또 비유로 저희에게 일러 가라사대 한 부자가 그 밭에 소출이 풍성하매
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.Lalu Yesus menceritakan perumpamaan ini, "Adalah seorang kaya. Ia mempunyai tanah yang memberi banyak hasil
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.Ngài lại phán cùng chúng lời vinh dự nầy: Ruộng của một người giàu kia sinh lợi nhiều lắm,
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.Ngài lại phán cùng chúng lời vinh_dự nầy : Ruộng của một người giàu kia sinh_lợi nhiều lắm ,
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.Och han framställde för dem en liknelse; han sade: »Det var en rik man vilkens åkrar buro ymniga skördar.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.Og han fortalte dem en lignelse og sa: Der var en rik mann hvis jord bar godt;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.Og han sagde en Lignelse til dem: "Der var en rig Mand, hvis Mark havde båret godt.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.Pověděl jim také i podobenství, řka: Člověka jednoho bohatého hojné úrody pole přineslo.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.Pove jim pa priliko, rekoč: Nekemu bogatemu človeku je njiva obilo obrodila.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.Propôs-lhes então uma parábola, dizendo: O campo de um homem rico produzira com abundância;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.Şi le -a spus pilda aceasta: ,,Ţarina unui om bogat rodise mult.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.Und er sagte ihnen ein Gleichnis und sprach: Es war ein reicher Mensch, das Feld hatte wohl getragen.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.Ειπε δε προς αυτους παραβολην, λεγων Ανθρωπου τινος πλουσιου ηυτυχησαν τα χωραφια
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.И каза им притча, като рече: Нивите на един богаташ родиха много плод.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.И сказал им притчу: у одного богатого человека был хороший урожай в поле;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.Сказав же приповість до них, глаголючи: В одного багатого чоловіка вродила добре земля;
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.וישא משלו ויאמר אליהם לאמר שדה איש עשיר אחד עשה תבואה הרבה׃
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.وضرب لهم مثلا قائلا. انسان غني اخصبت كورته.
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.就 用 比 喻 對 他 們 說 、 有 一 個 財 主 、 田 產 豐 盛
İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: ‹‹Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi.就 用 比喻 對 他 們說 、 有 一 個財主 、 田產豐盛
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?A povedal im aj podobenstvo: Či azda môže slepý viesť slepého? Či nepadnú obaja do jamy?
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?Disse loro anche una parabola: «Può forse un cieco guidare un altro cieco? Non cadranno tutt'e due in una buca
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?Entonces les dijo una parábola: "¿Acaso puede un ciego guiar a otro ciego? ¿No caerán ambos en el hoyo
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?E propôs-lhes também uma parábola: Pode porventura um cego guiar outro cego? não cairão ambos no barranco?
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?Han framställde ock för dem denna liknelse: »Kan väl en blind leda en blind? Falla de icke då båda i gropen?
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?Hän sanoi heille myös vertauksen: "Eihän sokea voi sokeaa taluttaa? Eivätkö molemmat lankea kuoppaan?
İsa onlara şu benzetmeyi de anlattı: ‹‹Kör köre kılavuzluk edebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi?Han sa også en lignelse til dem: Kan en blind lede en blind? kommer de ikke begge til å falle i grøften?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod