İki eserin kompozisyonları arasında az sayıda benzerlik de vardır.Pomiędzy obiema kompozycjami różnice są minimalne.
Bu düzenek vinç ile benzerlik taşımaktadır.Konstrukcja będzie podobna do ELT.
Çok sayıda benzerlikler göstermektedir.Wiele cech było podobnych.
Bu tip halılar, Selçuklu dönemi halıları ile benzerlik gösterir.Ich cechą charakterystyczną jest podobny czas dzielenia się drobnoustrojów.
Homeopatinin temel yasası olan benzerlik yasasını ve homeopati öğretisini ortaya attı.Publikował broszury na temat homeopatii i zasady jarstwa.
Her iki filmin de karakterleri ve konusu büyük benzerlikler gösterir.Obaj tworzyli obrazy o podobnej tematyce i nastroju.
Çoğu özelliği Times New Roman ile benzerlik göstermektedir.Jednym z widocznych przykładów jest Georgia, mająca bardzo podobny krój do Times New Roman.
Bu varsayımsal telaffuz ile Avrupa dillerinde geçen Hun kelimesi benzerlik göstermektedir.Wykazał on radykalne podobieństwo sanskrytu do języków europejskich.
İnsana olan benzerlik uzaktır.Ord som ember (människa) uttalas således .
Castellaneta'nın normal konuşma sesi, Homer ile benzerlik göstermiyor.Dan Castellanetas normala röster har ingen likhet med Homers.
Aristokratın yaşamıyla Chateaubriand'ınki arasında benzerlikler vardı.Detta stämmer verkligen på Chateaubriand själv.
Mutfağı da aynı yöreyle benzerlikler gösterir.Köken fick samma storlek som i radhusen.
E. frontalis türü ile oldukça benzerlik gösterir.Arten liknar mycket E. latissima.
Köy kültürü Niğde kültürüyle oldukça benzerlik taşır.Spridningen i Norden följer kulturens gränser relativt väl.
Dilleri, Hitit dili ile benzerlik göstermektedir.Utvecklingen av språket liknar den av interlingua.
Aykroyd konu hakkında "Elbette ki benzerlikler var.Terrängen runt ‘Ayn Murquş är varierad.
Aktopraklık A, Ilıpınar V tabakasıyla benzerlik göstermektedir.Ar är ett ytmått med enhetssymbolen a.
İsa'nın yüzü Rafael'in yüzüyle bazı benzerlikler taşır.Av Jesus är alltjämt ansiktet med glorian synligt.
Dış özellikleri Avrupa'daki Focke-Wulf Fw 190'la benzerlik gösteriyordu.Dessutom licenstillverkades Focke-Wulf Fw 190.
Bu tür bebeklerdeki biriyle benzerlik neredeyse ideal olabilir.Схожість з людиною у таких ляльок може бути майже ідеальною.
Bazı modeller insan vücudundan daha büyük benzerlik etkisi yaratmak için sıcak su ile doldurulabilir.Деякі моделі можуть наповнюватися теплою водою, для створення більшого ефекту подоби людського тіла.
Yukarda belirtilen benzerlikler bir yana, birçok filogenetik ağaç bu ikisini beraber gruplandırır.Враховуючи подібність, зазначену вище, багато генетичних дерев розташовують ці дві групи разом.
Benzerlik sadece aynı yöne yönelen evrimden kaynaklanır.Відносна схожість полягала тільки в зовнішньому вигляді.
Şehir Los Angeles, New York ve San Francisco şehirlerine benzerlik taşımaktadır.Воно нагадує Нью-Йорк, Лос Анджелес і Сан-Франциско.
Benzerlikleri kadar, farklılıkları da çok fazla.”Дорівнює вона майже двократній брехні!» .
Kimyasal özellikleri tungsten ile benzerlik gösterir.За хімічними характеристиками подібні до гарбників.
Gemilerin en önemli benzerlikleri gövdeleridir.Це і є основна різниця між суднами.
Bu benzerlik üniversite kurulu tarafından belirlenir.Саме така система створена в університеті.
Castellaneta'nın normal konuşma sesi, Homer ile benzerlik göstermiyor.Původní hlas Dana Castellanety není podobný hlasu Homera.
Bangkok'taki Büyük Saray ile büyük benzerlik göstermektedir.K významným památkám patří Velký palác v Bangkoku.
Gemilerin en önemli benzerlikleri gövdeleridir.Jaké lodi jsou nejbezpečnější?
Wassily Kandinsky'nin çalışmaları da dekonstrüktivist mimariye benzerlikler göstermektedir.Práce Wassilije Kandinského také nesou podobnost s dekonstruktivistickou architekturou.
Üretim aşamaları İskoç viskisiyle büyük benzerlik gösterir.Tradiční výroba se velmi podobá výrobě whisky.
Fil beyni ile insan beyni arasındaki dikkat çekici benzerlik yakınsak evrim tezini desteklemektedir.Nápadná podobnost mezi sloním a lidským mozkem podporuje tezi o konvergentní evoluci.
Benzerlikleri kadar, farklılıkları da çok fazla.”Podobně jako se liší jejich vzhled, liší se i jejich vlastnosti.
Oberlander Yahudiliği emansipasyon öncesi klasik Alman Ortodoksluğuyla benzerlikler gösterir.Jejich pojetí židovství bylo velmi blízké klasické německé ortodoxii z období před emancipací.
Çok sayıda benzerlikler göstermektedir.Bylo popsáno mnoho podobných reakcí.
Önceki, MT5600'ler ile benzerlik göstermektedir.Ten se velice podobal předchozímu typu PAZ-652.
Bu kalıp, Sebastiano del Piomba'nın portresiyle benzerlik gösterir.Jak upozorňuje už Vasari, Sebastiano del Piombo vynikal v portrétování.
Bulunan eserlerin tasarımı ve bezemesi Vietnam ve Kamboçya eserleriyle benzerlik taşımaktadır.Proiectarea și decorarea artefactelor au asemănări cu artefacte din Vietnam și Cambodgia.
J.G. Ballard, Bale ile, kendi çocukluğu arasında fiziksel bir benzerlik gördü.J.G. Ballard a simțit că Bale a avut o asemănare fizică cu el însuși la aceeași vârstă.
Titanyumun kimyasal ve fiziksel özellikleri zirkonyumunkiler ile benzerlik gösterir.Proprietățile titanului sunt similare chimic și fizic cu cele ale zirconiului.
Bazı uzmanlar, Zekeriya kitabının 9-14 konuları ile Malaki kitabı arasındaki benzerlikleri göz önüne serer.Unii savanți menționează existența unor afinități între Zaharia 9-14 și cartea lui Maleahi.
Geç Minos döneminin sanat eserleri ile Miken sanatı arasında da büyük bir benzerlik görülmektedir.Notabile sunt asemănările dintre perioada minoicǎ târzie și arta miceniană.
Ortaköy Camii ile benzerlik gösterirAlfea se aseamănă în oarecare măsură cu un campus.
Bu rolüyle Mara, Hıristiyanlıktaki şeytan ile benzerlik gösterir.Tipler echivalează această stare cu raiul creștin.
Bu seri, Sid Meier'in Pirates oyun serisi ile büyük benzerlikler taşımaktadır.Stilul de joc este foarte similar cu seria de jocuri pentru PC Sid Meier's Railroad Tycoon.
Bu sistem İsviçre sistemiyle benzerlik göstermektedir.Efectul este asemănător cu cel al LSD-ului.
Film, konusu itibarı ile Matrix ve Fahrenheit 451'e benzerlik göstermektedir.Am scris doar o carte SF bazată pe realitate, și anume 451º Fahrenheit.
Onun taahhüt onun benzerlik bir hatıra pulu yayınlayarak karşıladı.El a hotărât să ia acel drapel ca amintire.
Benzerlik oldukça belirsiz.Asemănarea este destul de vagă.
İki araç arasında görsel benzerlik bulunmamaktadır.Szerkezetbeli hasonlóság nincs a két eszköz között.
Right Round üzerinde hakları olan EMI, bu iki şarkı arasında bir benzerlik olmadığını açıkladı.Ugyanakkor a Right Round kiadója, az EMI úgy nyilatkozott, nem látnak egyezést a két dal között.
Çok sayıda benzerlikler göstermektedir.Túl sok hasonlóság volt az ügyekben.
Sadece bir benzerliktir.Egy hasonmással.
Çoğu özelliği Times New Roman ile benzerlik göstermektedir.Hasonló nevű párjáról lásd a Times New Roman lapot.
Şiiri tarz olarak Amerikan Beat kuşağı şiirleriyle benzerlikler gösterir.Az indoklás szerint új költői kifejezésekkel gazdagította az amerikai dalkincset.
Yengeç örümceklere benzerlik gösterir.Felületesen hasonlítanak a mókusokhoz.
Benzilin ile benzerlik gösterir.A benizidinre hasonlít.
Bazı araştırmacılar, Festinger'in benzerlik hipotezini eleştirmişlerdir.Kutatók gyakran egy kissé túl merevnek találják Fiedler kontingencia modelljét.