Ana içeriğe geç
Sözlük

benzeri ile cümle

benzeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Neye inanıyorsunuz? ve benzeri."What do you believe in? And so on.
Genetik seviyede benzeriz.We're similar at the genetic level.
Ayrıca Dünya benzeri koşullara sahip gezegenlere uzay yolculuğu mümkün olacaktır.Also space travel under conditions similar to those on earth will be possible.
Ama bizde kariyer danışmanı ve benzeri çeşitli insanlarda şunu söyleme eğilimi vardır,And then we have this tendency, the career counselors and various people say things
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.I could use that for a leg, an arm, anything like that.
P-Cool başlık pozisyonlar, vb. benzeri, bu değişiklikler tüm yakalanırP-Cool nozzle positions, so on and so forth, those changes are all captured
Eşi benzeri olmayan birineNo creature could be compared with him
Benzeri olmayan bir tür.It's quite unique.
Yuva girişinin dışındaki karıncalarda da bunun benzerini görebilirsiniz.You can also see this in the ants just outside the nest entrance like these.
Yani, eşi benzeri olmayan bir misafirperverlikle karşı karşıya değiliz.So, we're not in a uniquely hospitable place.
Daha önce benzeri görülmemiş bir tehlike değil karşımızdaki.Türlerin, her zaman soyu tükenir.The danger is not at all unprecedented. Species go extinct all the time.
Onların "Robocop" benzeri zımbırtıları izlemeye ekonomik güçleri yeter.They can afford to watch their "Robocop" and whatever.
Ve benzeri anlamlara.And so on and so forth
Burdaki Disney Hall'da, Carnegie Hall'da ve benzeri yerlerde çaldım.I've played the Disney Hall here and Carnegie Hall and places like that.
Burada bir Titanik dolusu veri var şu an, benzeri görülmemiş.So there's a titanic amount of data out there now, unprecedented.
Şimdilerde aynı şeyin benzerini yapabiliyorsunuz , tek fark biraz havalı olması.These days, you can do a similar thing, it just looks a bit cooler.
Fikirlerin yayılımının kalbinde TV ve benzeri şeyler var.At the heart of spreading ideas is TV and stuff like TV.
Bu, daha önce eşini benzerini görmediğiniz bir tren istasyonu.This is a railway station the likes of which you've never seen before.
ve bunun benzeri.And so on.
Benzeri hiçbir durum yapılan herhangi bir başvuruyu reddetmek için kullanılmadı.No circumstances at all were used to refuse any entry.
Üzerinde boynuzlu at benzeri bir hayvan olan kare bir nesne.It's the square object with the unicorn-like animal on it.
Yedi dikey çizgi ve sonrasında balık benzeri bir işaret.It contains seven vertical strokes followed by this fish-like sign.
Kurt benzeri bir yaratıkla işe başlıyor ve fino köpeğine varabiliyorsunuz.We started out with a wolf-like creature and we ended up with a Maltese.
Bu benim için favori Worldchanging benzeri araçlardan birisi.This is one of my favorite Worldchanging kinds of things ever.
Gördüğümüz modellerin benzerini yapabilir miyiz Irak gibi yerlerde?Can we create the kind of patterns that we're seeing in places like Iraq?
Acaba benzeri bir durumu insan bünyesinde tetikleyecek bir şey var mıdır?Might we be able to find some agent or trigger that might induce such a state in us?
Tamamen benzeri görülmemiş bir durum, tarihsel olarak.Completely unprecedented, historically.
Az öncekinin benzeri.Same sort of drill.
Hepimiz benzeriz.We all look the same.
Iste bu yuzden sihirbazlik ve benzeri gosterilere gidiyoruz.That's why we pay to go to magic shows and things like that.
Evald ve ben birbirimize çok benzeriz.Evald and I are very much alike.
Bu arkadaki onu kontrol eden robot-göz benzeri bir şey.That was a robot eye thing controlling it in the back.
Biz, TED benzeri etkinliklerin küresel olarak yayılması için ücretsiz lisans veriyoruz.We grant free licences to allow TED-like events to spread globally.
Karıncaları da önlerine şeker ve benzeri şeyler koyarak çekmeye çalıştım.And then I encouraged the ants to come 'round by putting sugar and things like that.
Çok ilginç kristal benzeri bir madde, enteresan, neyse.Interesting, anyway, if you're a solid-state physicist.
Benzerini buz merkezlerinede yapıyoruz.We do similar things with ice cores.
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""This situation is unprecedented, unequal, unfair and unstable."
Tarihte eşi benzeri olmayan bir dönemdeyiz.You know, one -- we have a very unique period in time today.
Eşi benzeri olmayan yeni şişenin ünü kısa sürede popüler oldu.And in 1916, they introduced the Coca-Cola contour bottle.
Eşi benzeri olmayan tadına doyulmayan orijinal ve eğlenceli.Unique delcious authentic and fun. There is only one Coca-Cola.
Okyanus keşifleri için de X Prize benzeri ödüller koysak olmaz mı?How about some X Prizes for ocean exploration?
Böylece insanlar ilk gördüğümde, dediler, hey, bir benzeri var Orada paket.Երբ մարդիկ առաջին անգամ տեսան կորիզակ, ասացին, լսեք, այստեղ ինչ-որ կապոց կա:
İleride, sütun uzayından ve benzeri şeylerden sözettiğimizde, bu yorumlar önemli olacak. -So now I can say if this is just a standard column factor,
Ben bundan pek emin değilim, mutasyonumuzdan gelen zekâmızdan ve benzeri şeylerden dolayı.I am not sure of that. (Laughter) Because that is our intelligence of mutation and things like that.
Gilbert bu kehribar benzeri nesneleri kehribara benzer biçimde adlandırdı.Gilbert named these amberlike objects after the Greek for amber.
Manhattan'daki Highline da bunun çok benzeri.The High Line in Manhattan is very similar.
Bunlar eğitim, kültür turizmi ve benzeri şeyler için kullanılabilir.These would be used for education, cultural tourism, etc.
Ve istatiksel sonuçlar " Dünya benzeri " gezegenlerin olduğunu gösteriyor.And the statistical result is that planets like our own Earth are out there.
Audubon Topluluğu'nun bir benzerinin toplantısına gitti.He went to the equivalent of an Audubon Society meeting.
Çünkü şimdi bu sayede insanlar medikal görüntüleme ve benzeri alanlardaBecause now they will get a bachelors degree in medical imaging and all that kind of stuff.
Tüm Dünya'da New Orleans benzeri yüzlerce yıkım.Hundreds of New Orleans-like devastations around the world.
Onlar da, onlarca yıl önce, benzeri sorunlarla baş etmeye çalışıyorlardı.Yet we're still dealing with a lot of the same challenges as many decades ago.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.You're going to place this in an oven-like device.
Her zaman bir kaza.. veya benzeri bir şey yaşayacağımdan korkardım.I'm happy. I was always afraid that I was going to have like, an accident or something.
Mühendislerimiz, yakın zamanda Dünya'ya bu teknolojilerinin benzerini yapmak için gelecekler.Soon engineers will to take similar technologies to the Earth.
Bazen Mi Shil'e benzerim.At times, I look like Mi Shil* (anti-heroine in drama Queen Seon Duk)
Eğer elime bıçağı alırsam, Jang Geum'a benzerim.If I grab a knife, I kind of look like Jang Geum. (from drama Dae Jang Geum)
Bu ölçekte makineler yapabilirsek, Eiffel Tower benzeri bir iskelet yapı mikro ölçekte nasıl olurdu?And if we can build machines at that scale, what about Eiffel Tower-like trusses at the microscale?
Benzerini oluşturabiliriz.But I guess if we were to draw the analogy
Onun yerine, dünyadaki yasalar bu "mülk" kavramının garip bir benzerini kullanıyor.Instead, these laws and laws around the world use the rather awkward analogy of property.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod