Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Colocamos isso num dispositivo parecido com um forno.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Je plaatst het in een oven-achtig apparaat.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.이 완성된 골격을 오븐처럼 생긴 기기에 넣어 둡니다.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Man placerer dette i et ovn-lignende apparat.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Man ska sedan placera denna i en slags ugn.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Ora piazzerete questa in un dispositivo che è come un forno.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.O s-o punem într-un dispozitiv cu rol de cuptor.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Pondremos esto en un aparato similar a un horno.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Se laitetaan tähän uunin kaltaiseen laitteeseen.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Vous allez le mettre dans une sorte d'étuve.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Θα το τοποθετήσεις σε μία συσκευή που μοιάζει με φούρνο.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Все це ми кладемо в таку собі "пічку".
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Теперь ложим ее в устройство похожее на печь.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.Това ще се постави в подобно на пещ устройство.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.ثم نضعها في جهاز مثل الفرن.
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.人間の体内環境と同じで
Bunu karşılıklı konuşmalar halinde, resimler, sunumlar ve benzeri araçlar kullanarak yapacağız.미디어 자료나 슬라이드 등 다양한 수단을 가지고 함께 대화하는 강의 형태를 취하고자 합니다.
Bunu karşılıklı konuşmalar halinde, resimler, sunumlar ve benzeri araçlar kullanarak yapacağız.Курс будет представлять собой серию разговоров, сопровождаемых иллюстрациями, слайдами и другими вещами.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Abbiamo visto questa storia per tutto il Paese e anche in luoghi che si trovano oltre i confini statunitensi.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Am văzut această poveste în toată ţara şi chiar şi în locuri dincolo de graniţele americane.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Chúng ta đã nhìn thấy những chuyện này trên khắp đất nươc ngay cả những nơi ngoài biên giới Hoa Kỳ.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Csak 27 ember négyzetmérföldenként, ami nagyjából 10 ember négyzetkilométerenként.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Já vimos esta história um pouco por todo o país, mesmo em lugares para lá das fronteiras americanas.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Jsme toho svědky po celé zemi, ale i za hranicemi Spojených států.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Kita banyak melihat kisah seperti ini di berbagai wilayah dan bahkan di daerah di luar Amerika Serikat.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.시골지역 붕괴 현상은 미국 전역 뿐만이 아니라 세계의 다른 곳에서도 있어 왔습니다.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.On a vu cette histoire dans tout le pays et même dans les endroits au-delà des frontières américaines.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.S touto situáciou sme sa stretli naprieč celou krajinou a dokonca na miestach za americkými hranicami.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Vi har sett samma sak hända över hela landet och även på platser utanför USAs gränser.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.We hebben dit gezien in het hele land en zelfs buiten de Amerikaanse grenzen.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Widzieliśmy to już w całym kraju a nawet w innych miejscach poza Ameryką.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Wir haben diese Geschichte im ganzen Land gesehen und auch außerhalb der amerikanischen Grenzen.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Το φαινόμενο το έχουμε δει να συμβαίνει σε όλη τη χώρα ακόμα και σε μέρη πέραν των αμερικανικών συνόρων.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Похожую ситуацию мы уже видели по всей стране и за её пределами.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.Примери за това има из цялата страна и дори извън американските граници.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.אנחנו רואים סיפורים כאלו בכל המדינה ואפילו במקומות מעבר לגבולות אמריקה.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.رأينا نفس القصة في جميع أنحاء البلاد و حتى في أماكن خارج الحدود الأمريكية.
Bunun benzeri hikayeleri Amerika sınırları ve hatta ötesinde de gördük.また国外にも見受けられます 症状としては...
Bunu simüle edebilir miyiz? Gördüğümüz modellerin benzerini yapabilir miyiz Irak gibi yerlerde?Questi modelli avrebbe mostrato gli andamenti che stavamo vedendo in posti come l'Iraq?
Bu okul için, Kore eğitim tarihinde benzeri görülmemiş bir şekilde,Chưa từng có một tiền lệ nào như ngôi trường này trong lịch sử nền giáo dục Hàn Quốc
Bu okul için, Kore eğitim tarihinde benzeri görülmemiş bir şekilde,Ez az iskola példa nélküli a koreai oktatás történelmében.
Bu okul için, Kore eğitim tarihinde benzeri görülmemiş bir şekilde,Historia tej szkoły jest niespotykana,
Bu okul için, Kore eğitim tarihinde benzeri görülmemiş bir şekilde,Karena sekolah ini belum pernah ada di sejarah pendidikan Korea
Bu okul için, Kore eğitim tarihinde benzeri görülmemiş bir şekilde,대한민국 교육제도사상 전무후무한 이 학교 제단을 위해
Bu okul için, Kore eğitim tarihinde benzeri görülmemiş bir şekilde,Pour cette école, qui reste sans précédent dans l'histoire de l'éducation coréenne,
Bu okul için, Kore eğitim tarihinde benzeri görülmemiş bir şekilde,Tälle koululle, joka on ennennäkemätön Korean koulutus historiassa,
Bu okul için, Kore eğitim tarihinde benzeri görülmemiş bir şekilde,Táto škola nemá obdobu v doterajšej Kórejskej histórii.
Bu okul için, Kore eğitim tarihinde benzeri görülmemiş bir şekilde,Γι' αυτό το σχολείο, το οποίο είναι πρωτοφανές στην κορεατική ιστορία της εκπαίδευσης
Bu okul için, Kore eğitim tarihinde benzeri görülmemiş bir şekilde,Това училище е прецедент в училищната история на Корея..
Bu okul için, Kore eğitim tarihinde benzeri görülmemiş bir şekilde,,בשביל בית ספר זה, אשר חסר תקדים בהיסטוריית החינוך הקוריאנית
Bu okul için, Kore eğitim tarihinde benzeri görülmemiş bir şekilde,ان هذه الجامعه لم يسبق لها مثيل فى تاريخ التعليم الكورى.
Bu okul için, Kore eğitim tarihinde benzeri görülmemiş bir şekilde,経済啓発が平等教育よりもっと重要だった当時の大統領は
Bu ölçekte beyaz cüceler, Dünya benzeri gezegenler... ...boyutundadır.Białe karły posiadają podobne do Ziemi rozmiary.
Bu ölçekte beyaz cüceler, Dünya benzeri gezegenler... ...boyutundadır.Bílí trpaslíci jsou v měřítku zhruba tak velcí jako naše planeta.
Bu ölçekte beyaz cüceler, Dünya benzeri gezegenler... ...boyutundadır.Feher torpe csillagok meretukben kb a foldhoz hasonlithatoak.
Bu ölçekte beyaz cüceler, Dünya benzeri gezegenler... ...boyutundadır.Les naines blanches sont à l'échelle de la Terre.
Bu ölçekte beyaz cüceler, Dünya benzeri gezegenler... ...boyutundadır.Stelel pitice ale sunt la scala unui Pământ ca planetă.
Bu ölçekte beyaz cüceler, Dünya benzeri gezegenler... ...boyutundadır.Witte dwergen hebben de grootte van een planeet als de aarde.
Bu ölçekte beyaz cüceler, Dünya benzeri gezegenler... ...boyutundadır.Οι λευκοί νάνοι έχουν το μέγεθος πλανητών όπως η Γη.
Bu ölçekte beyaz cüceler, Dünya benzeri gezegenler... ...boyutundadır.Зірки класу білих карликів за своїм розміром подібні до Землі.