Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriМы говорим метафорически —
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriНие ги използваме метафорично -
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriאנו משתמשים בהם מטפורית -- ה-DNA של חברה, החילוף-חומרים של עיר וכך הלאה --
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriنحن نستخدم التعابير " التشبيهية " بصورة عامة مثل الحمض النووي لشركة ما .. او استقلاب مدينة .. او نحو هذا
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriこういった言葉を比喩的に使います こうした比喩は戯言に過ぎないのか?
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.De meeste bevatten geen DNA, maar toch hebben ze levensechte eigenschappen.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.Die meisten von ihnen enthalten keine DNS, aber trotzdem haben sie lebensähnliche Eigenschaften.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.대부분의 프로토셀이 DNA를 포함하고 있지 않지만, 생명체 같은 특성을 가지고 있습니다
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.Hầu hết chúng không có chứa DNA, thế nhưng chúng vẫn có những đặc điểm của sự sống.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.I když neobsahují DNA, mají vlastnosti, jako by byly živé.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.Kebanyakan darinya tidak berisi DNA, tapi mereka memiliki sifat mirip kehidupan.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.La maggior parte di esse non contiene DNA, ma hanno proprietà simili alla vita.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.La mayoría no contiene ADN, sin embargo tienen propiedades que simulan vida.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.La plupart ne contiennent pas d'ADN, mais pourtant ont des propriétés similaires à la vie.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.Majoritatea acestora nu conţin ADN, dar au proprietăţi naturale.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.Väčšina z týchto neobsahuje DNA, ale napriek tomu, majú živé vlastnosti.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.Większość z nich nie zawiera DNA a mimo to mają "życiopodobne" właściwości.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.Τα περισσότερα απ' αυτά δεν έχουν DNA αλλά έχουν ιδιότητες έμβιων συστημάτων.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.БІльшість з них не має ДНК, але вони мають властивості, подібні до життєвих.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.Большинство из них не содержат ДНК, но все же обладают подобными жизни качествами.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.Повечето от тях не съдържат ДНК, но въпреки това имат животоподобни свойства.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.רובם אינם מכילים דנ"א, ולמרות זאת יש להם מאפיינים דמויי-חיים.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.وأغلبها لا يحتوي على DNA بيد أن لديها خصائص شبيهة بالكائن الحي.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.生命のような性質を示します これらのプロトセルは生命の
Bunlar küçük evleri ve benzeri yapıları da içeriyor. Ama yüzde 30.이 숫자는 오두막이나 그런 집들도 포함합니다. 하지만 무려 30퍼센트입니다.
Bunlar küçük evleri ve benzeri yapıları da içeriyor. Ama yüzde 30.W to są wliczone małe chatki itd, ale wciąż, 30% to imponująca liczba.
Bunlar küçük evleri ve benzeri yapıları da içeriyor. Ama yüzde 30.ذلك يتضمن البيوت وما شابهها. لكنها تمثل 30%
Bunlar küçük evleri ve benzeri yapıları da içeriyor. Ama yüzde 30.人々は手を汚しながらも 袖をまくって
Bunlar küçük evleri ve benzeri yapıları da içeriyor.Asta include casute de vacanta si asemanatoare.
Bunlar küçük evleri ve benzeri yapıları da içeriyor.Cela inclut les cottages et les autres maisons du même genre.
Bunlar küçük evleri ve benzeri yapıları da içeriyor.Das schließt Ferienhäuser und Ähnliches ein.
Bunlar küçük evleri ve benzeri yapıları da içeriyor.Includendo villette e simili.
Bunlar küçük evleri ve benzeri yapıları da içeriyor.Inclusief vakantiehuisjes en dergelijke.
Bunlar küçük evleri ve benzeri yapıları da içeriyor.Nada menos que el 30 por ciento.
Bunlar küçük evleri ve benzeri yapıları da içeriyor.Συμπεριλαμβανομένων των εξοχικών και άλλων.
Bunlar küçük evleri ve benzeri yapıları da içeriyor.В основном это коттеджи и подобные им строения.
Bunlar küçük evleri ve benzeri yapıları da içeriyor.Това включва вили и подобни.
Bunlar küçük evleri ve benzeri yapıları da içeriyor.כולל קוטג'ים וכדומה.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.Ebből lesz aztán láb vagy kar, bármi.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.Ich könnte sie als Bein verwenden, als Arm, all sowas.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.Ik kan die gebruiken voor een poot, een arm, iets dergelijks.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.이 플랩을 다리, 팔 등으로 사용할 수 있습니다.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.Mohl bych jej použít na nohu, ruku, cokoli takového.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.Môžem ho použiť ako nohu, ruku, čokoľvek tohto druhu.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.Można jej użyć do zrobienia nogi, ręki, czy czegoś podobnego.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.On peut l'utiliser pour une jambe, un bras, ce genre de chose.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.O pot folosi pentru un picior, un braţ, orice asemănător.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.Podría usarlo para una pierna, un brazo, algo así.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.Posso usá-la para uma perna, braço, qualquer coisa do género.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.Postane lahko noga, roka itd.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.Potrei usarlo per una zampa, un braccio, qualunque cosa del genere.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.Saya bisa menggunakannya untuk sebuah kaki, sebuah lengan, atau apapun semacamnya.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.Tôi có thể dùng nó cho một cái chân, cái tay, hay thứ gì như vậy.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.Θα μπορούσα να το χρησιμοποιήσω για ένα πόδι, έναν βραχίονα, οτιδήποτε τέτοιο.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.Мога да го използвам за крак, за ръка или за нещо подобно.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.Я могу использовать его в качестве ноги или руки, или ещё как-нибудь.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.אפשר להשתמש בה בתור רגל, זרוע ודברים דומים.
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.يمكن أن أستخدم هذا في صنع ساق، ذراع، وأي شيء شبيه لذلك
Bunu bir bacak, bir kol, benzeri birşey için kullanabilirim.紙のどの部分がフラップになったか?
Bunu fırın benzeri bir bir aletin içine koyacaksınız.37 מעלות צלזיוס,