Ana içeriğe geç
Sözlük

benzeri ile cümle

benzeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.Je to celkem jednoduché. Tady je 9 pravidel, na která jsem přišel za 35 let lezení.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.Je to celkom jednoduché. Existuje 9 pravidiel, ktoré som odhalil počas 35 rokov lezenia.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.Kilenc amolyan szabályféle van, amit 35 év sziklamászás után felfedeztem.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.Nó thực sự đơn giản. Nó bao gồm khoảng 9 quy tắc mà tôi đã khám phá sau 35 năm leo núi.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.Доста е просто.Има нещо като девет правила, които отрих след 35 години скално катерене.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.Усе досить просто - ці дев'ять правил я відкрив після 35 років занять альпінізмом.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.Это довольно просто - вот девять правил, которые я открыл после 35 лет занятий скалолазанием.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.העניין פשוט מאוד. ישנם תשעה כללים שגיליתי אחרי 35 שנים של טיפוס צוקים.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.الموضوع في غاية البساطة، هناك تسعة، أنواع ، من القواعد التي أكتشفتها بعد 35 عاماً من تسلق الجبال.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.話は簡単です 35年間ロッククライミングして 見つけた9つのルールがあります 基本的なものばかりです
(4) "Bu ders, Yale'da beynimi en çok uyaran ve benzeri olmayan bir ders olarak yerini koruyor.[웃음] (4) 이 수업은 제가 예일대에서 수강했던 강의들 중에서 좀 더 독특하고 자극적인 것 중 하나입니다.
55 yıl önce Onlar da, onlarca yıl önce, benzeri sorunlarla baş etmeye çalışıyorlardı.55 anni fa dovevano affrontare un sacco delle stesse sfide così tanti decenni fa.
55 yıl önce Onlar da, onlarca yıl önce, benzeri sorunlarla baş etmeye çalışıyorlardı.55 jaar geleden worstelden ze nog met dezelfde uitdagingen als tientallen jaren geleden.
55 yıl önce Onlar da, onlarca yıl önce, benzeri sorunlarla baş etmeye çalışıyorlardı.55 χρόνια πριν ασχολούνταν ακόμα με πολλές ίδιες προκλήσεις όπως και πολλές δεκαετίες πριν.
55 yıl önce Onlar da, onlarca yıl önce, benzeri sorunlarla baş etmeye çalışıyorlardı.55 лет назад они до сих пор имеют дело с весьма схожими проблемами как и много десятилетий назад.
55 yıl önce Onlar da, onlarca yıl önce, benzeri sorunlarla baş etmeye çalışıyorlardı.Acum 55 de ani încă se confruntau cu multe din aceleaşi provocări ca şi acum multe decenii.
55 yıl önce Onlar da, onlarca yıl önce, benzeri sorunlarla baş etmeye çalışıyorlardı.För 55 år sedan hanterade man fortfarande många av de samma problemen som flera decennier sedan.
55 yıl önce Onlar da, onlarca yıl önce, benzeri sorunlarla baş etmeye çalışıyorlardı.Há 55 anos, continuavam a enfrentar-se muitos dos mesmos problemas das décadas anteriores.
55 yıl önce Onlar da, onlarca yıl önce, benzeri sorunlarla baş etmeye çalışıyorlardı.Hace 55 años se lidiaba con muchos de los mismos desafíos de décadas atrás.
55 yıl önce Onlar da, onlarca yıl önce, benzeri sorunlarla baş etmeye çalışıyorlardı.Il y a 55 ans ils étaient encore aux prises avec un grand nombre des mêmes défis qu'il y a quelques décennies.
55 yıl önce Onlar da, onlarca yıl önce, benzeri sorunlarla baş etmeye çalışıyorlardı.Před 55 lety se stále potýkali s mnoha stejnými výzvami jako před mnoha desítky let.
55 yıl önce Onlar da, onlarca yıl önce, benzeri sorunlarla baş etmeye çalışıyorlardı.Vor 55 Jahren gab es immer noch eine Menge derselben, schon Jahrzehnte währenden Herausforderungen.
55 yıl önce Onlar da, onlarca yıl önce, benzeri sorunlarla baş etmeye çalışıyorlardı.Преди 55 години още са се занимавали с много от същите предизвикателства, както и преди много десетилетия.
Acaba benzeri bir durumu insan bünyesinde tetikleyecek bir şey var mıdır?Dus vroeg ik me af of een middel of andere oorzaak deze staat in ons zou kunnen opwekken?
Acaba benzeri bir durumu insan bünyesinde tetikleyecek bir şey var mıdır?Entonces me pregunté: ¿podríamos encontrar un agente o disparador que pudiese inducir ese estado en nosotros?
Acaba benzeri bir durumu insan bünyesinde tetikleyecek bir şey var mıdır?그래서 저는 생각했습니다: 혹시 우리 인간이 동면할 수 있게 만드는 촉매제를 찾을 수 있을까 하고요....
Acaba benzeri bir durumu insan bünyesinde tetikleyecek bir şey var mıdır?"Könnten wir einen Wirkstoff oder Auslöser finden, der so einen Zustand bei uns auslösen könnte?
Acaba benzeri bir durumu insan bünyesinde tetikleyecek bir şey var mıdır?Zastanawiałem się, czy jesteśmy w stanie znaleźć substancję lub proces, który wywołałby w nas taki sam stan?
Acaba benzeri bir durumu insan bünyesinde tetikleyecek bir şey var mıdır?אז תהיתי: האם נוכל למצוא חומר או גורם כזה שיכול ליצור מצב כזה אצלנו?
Acaba benzeri bir durumu insan bünyesinde tetikleyecek bir şey var mıdır?ولهذا تساءلت: هل يمكننا أن نجد عامل أو مثير ما يمكنه جعلنا في هذه الحالة؟
Acaba benzeri bir durumu insan bünyesinde tetikleyecek bir şey var mıdır?なんらかの作用因子を見つけられないか?」 そしてそのようなものを探し始めました
Ama bizde kariyer danışmanı ve benzeri çeşitli insanlarda şunu söyleme eğilimi vardır,Doradcy zawodowi mówią: "Artyści nie myślą analitycznie.
Ama bizde kariyer danışmanı ve benzeri çeşitli insanlarda şunu söyleme eğilimi vardır,En dan is er nog die neiging van loopbaanadviseurs, die zeggen:
Ama bizde kariyer danışmanı ve benzeri çeşitli insanlarda şunu söyleme eğilimi vardır,우리는 직업 상담가나 여러 사람들은 이렇게 말하는 경향이 있습니다.
Ama bizde kariyer danışmanı ve benzeri çeşitli insanlarda şunu söyleme eğilimi vardır,Poi c'è la tendenza dell'orientamento professionale e molti dicono cose come
Ama bizde kariyer danışmanı ve benzeri çeşitli insanlarda şunu söyleme eğilimi vardır,А после имаме тази тенденция, съветници по кариерата и различни хора да казват неща като:
Ama bizde kariyer danışmanı ve benzeri çeşitli insanlarda şunu söyleme eğilimi vardır,И ещё есть тенденция, что профессиональные консультанты и некоторые другие люди говорят,
Ama bizde kariyer danışmanı ve benzeri çeşitli insanlarda şunu söyleme eğilimi vardır,ובנוסף יש לנו את הנטיה הזו, שיועצי קריירה ואחרים אומרים דברים כגון,
Ama bizde kariyer danışmanı ve benzeri çeşitli insanlarda şunu söyleme eğilimi vardır,ثم يكون لدينا هذا التوجه بأن مستشاري التوظيف، مستشاري التوظيف، والعديد من الناس يقولوا
Ama bizde kariyer danışmanı ve benzeri çeşitli insanlarda şunu söyleme eğilimi vardır,職業カウンセラーなど多くの人がこう言います 「芸術家は分析的ではない
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Aber ich wollte ihn nicht durch die Isolation von Menschen erreichen, ohne Ohrenschützer oder so etwas.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Dar nu am vrut să-l fac să izoleze oamenii, fără căşti sau lucruri asemănătoare.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.하지만 사람들을 소음과 떨어뜨려 놓거나 귀마개나 그런 비슷한 걸 만들고 싶지는 않았습니다.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Mais je n'ai pas voulu qu'il le fasse en isolant les gens, avec des cache-oreilles ou ce genre de choses.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Ma non ho voluto farlo isolando le persone, con dei paraorecchie o cose simili
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Nie chiałem jednak osiągnąc tego poprzez izolację, bez użycia nauszników i tego typu rzeczy.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Pero no quise hacerlo para aislar a las personas, sin EMF (campos electromagnéticos) o ese tipo de cosas.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Αλλά δεν ήθελα να το κάνω απομονώνοντας τους ανθρώπους ή με ωτοασπίδες ή παρόμοια πράγματα.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Но искам да го направя без изолиране на хората, без слушалки и такива неща.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.Но мне не хотелось добиваться этого, изолируя людей, мне не нравятся затычки для ушей и тому подобное.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.אבל לא רציתי לעשות זאת ע"י בידוד אנשים, ללא מחממי אוזניים או סוג כזה של דברים.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.لكني لم أرد أن أصنعه بأن أعزل الأشخاص ، بدون سدادات الأذن وما شابهها.
Ama bunu insanları izole ederek yapmak istemedim, kulaklık yada benzeri şeyler olmadan.耳をヘッドフォンで覆ったり 複雑な技術を使うのではなく 複雑な技術を使うのではなく
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Aber sie haben lebensähnliche Eigenschaften, darum geht es.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Ale mají vlastnosti, jako by byly živé, a to je hlavní.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Avšak majú živé vlastnosti, to je cieľ.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Dar, ideea e că deţin proprietăţi naturale.
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Estas são protocélulas muito porcas, na verdade. (Risos)
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.하지만 그들이 생명체 같은 특성을 가지고 있다는게 요점입니다
Ama canlı-benzeri özelliklere sahipler, asıl konu bu zaten.Maar het punt is dat ze levensechte eigenschappen vertonen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod