Ana içeriğe geç
Sözlük

benzeri ile cümle

benzeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Her hücre tabak benzeri kloroplastları vardır.V tankem črevesu so podobne gladkomišičnim celicam.
Bu oyun bilgisayar tarafından oynanan ilk satranç benzeri oyundur.Prvič je bil predstavljen v povezavi z računalniki, ki so igrali šah.
Daktilo makinesi benzeri olan bu tür ilk yazıcı türüdür.Podobna je tipkovnici pisalnega stroja.
Bu kalkan benzeri davranışın nedeni iyi anlaşılmamıştır.Vzrok za takšno obnašanje ni znan.
Bazıları ise peruk ve benzeri araçlar kullanmaktadırlar.V vseh drugih primerih uporabljamo ostrivec.
Bir ördek gagasının, kunduz benzeri bir hayvanın vücuduna dikildiği sanılıyordu.Vse kaže, da so jamskega medveda častili kot svojo totemsko žival.
Bu yıldızların çoğu Güneş benzeri düşük kütleli yıldızlardır.Pritlikavke so zvezde, ki so po velikosti podobne Sonca.
5 Nisan 2016'da, spor camiasında benzeri olmayan bir ödül olan Dokuz Değer Kupası için oylama başladı.5. aprila 2016 se je začelo glasovanje za edinstveno trofejo, Pokal devetih vrednot.
Benzeri, niş tarzında daha küçük yapılar, Hristiyanlığa ait olmayan diğer dini yapılarda da görülür.V novejšem času se pri nas uveljavlja tudi druga oblika praznovanja božiča, ki ni povezana s krščanstvom.
Kaya benzeri bir suç lordu.Podoben je bila izbruh sv.
HapMap projesi benzeri çalısmalara büyük kolaylık getirmiştir.Gradnjo kupol je močno olajšal izum betona.
Benzeri bir fotoğraftan dolayı Dünya Basın Ödülü (World Press Award) kazanmıştır.Je prvi prejemnik nagrade »World Press Photo« na Slovenskem.
Diğer kantonlarda da benzeri partiler kuruldu.Podobno so zgrajene ostale oznake.
Bu küçük parçacıkların etkisi eroziv ve kumlama benzeri zararlara yol açarlar.Ta oblika omogoča tako dobro sekanje kot tudi rezanje.
Otomatik ve manuel torçlar el feneri benzeri yapılarda da üretilmektedir.Gorilniki za ročno in avtomatsko varjenje TIG so podobno sestavljeni.
Mangonel, Orta Çağ'da (özellikle de Töton Tarikatı tarafından) kullanılan mancınık benzeri bir silah.Arkebúza je ročno strelno orožje, ki so ga izumili v poznem srednjem veku.
Oğlu elektronların dalga-benzeri özelliklerini kanıtlamasıyla 1937’de Nobel Ödülü’nü kazanmıştır.Jo sūnus gavo Nobelio premiją 1937 m. už tai, kad įrodė, jog elektronai turi bangines savybes.
Kendi konakçı yıldızı Kepler-452 ( Güneş benzeri bir yıldız) etrafında yaklaşık 385 günde dönüyor.Aplink savąją žvaigždę Kepler-452 apskrieja per 385 paras.
Rogue benzeri oyunların çoğu epik fantezi hikâyeciliğinin etkilerini taşır.Beveik visiems šiems romanams būdinga pikareskos įvykių seka.
5 Nisan 2016'da, spor camiasında benzeri olmayan bir ödül olan Dokuz Değer Kupası için oylama başladı.2016 m. balandžio 5 dieną prasidėjo balsavimas dėl unikalaus prizo – Devynių vertybių taurės.
Unix benzeri işletim sistemlerinde çalışmaktadır.Ši koduotė vis dar veikia į UNIX panašiose operacinėse sistemose.
Bu fosillerde hem aslan hem de kaplan benzeri özellikler yer alıyordu.Išvaizdoje ir elgesyje yra tiek liūto, tiek tigro bruožų.
Benzeri bir fotoğraftan dolayı Dünya Basın Ödülü (World Press Award) kazanmıştır.1988 m. jo nuotraukos gavo „World Press Photo“ apdovanojimą.
Topçu desteği, hava desteği ve benzeri desteklerlede katkıda buluna biliyorsunuz.Skiriama artilerinė parama ir aviacinė parama.
Hastalığın insandaki belirtileri grip ve grip benzeri hastalıkların semptomları ile aynıdır.Jo simptomai buvo priskiriami gripui ar peršalimui kadangi visų šių ligų simptomai labai panašūs.
Formula 1 lastikleri normal taşıt lastiklerinin bir benzeri görüntüsündedir.Formulės 1 padangos smarkiai skiriasi nuo įprastų automobilių naudojamų padangų.
Rho-benzeri aile: Rho (E. coli, transkripsiyon sonlanması).Rho-sarnane perekond : Rho (E. coli, transkriptsiooni terminatsioonis).
Bu yıldızların çoğu Güneş benzeri düşük kütleli yıldızlardır.Paljud neist planeetidest on peaaegu väikeste tähtede suurused.
Batıda onun benzeri yoktur.Seda liiki mandril pole.
Sahara Çölü'nün benzeridir.Selline kõrb on Sahara.
Diğer çikolata kaplı marshmallow benzeri şekerlemelerin aksine, normalde bir bisküvi tabakası içermezler. ^Erinevalt muudest šokolaadiga kaetud vahukommidest nad tavaliselt ei sisalda biskviidikihti.
İç Güneş Sistemi, Yer benzeri gezegenlerin ve asteroit kuşağının bulunduğu bölgeye verilen addır.Päikesesüsteemi siseosa on üldnimetuseks piirkonnale, kus asuvad Maa-sarnased planeedid ja asteroidid.
Bu harfin Yunanca benzeri delta (Δ, δ) harfidir.Täht tuleneb kreeka tähest Δ, δ (delta).
Benzeri 107 de benzer bir versiyonu bulunmaktadır.Sellest tehakse ka seitsmeistmeline versioon.
Kızılca ıspanağın bir benzeri bitkidir.Kreeka pähklipuu on vormirohke liik.
Başlangıçtan itibaren otistik benzeri davranışlar görülebilir.On näha, kuidas eneseteadvuse kuju alguses esineb.
Savaş filmlerinde ya da benzeri kahramanlık filmlerinde yapım ekipleri çok sayıda figüran kullanır.Fotograafias ja filmikunstis on filtritel mitmeid rakendusi.
TNT benzeri, yüksek oranda nitratlanmış diğer bileşikler gibi, pikrik asit de bir patlayıcıdır.Nagu teised rohkelt nitreeritud ühendid, näiteks TNT, on ka pikriinhape lõhkeaine.
Sonraki yıllarda öbür eyaletlerde de benzeri yasalar kabul edilmiştir.Keskajal võeti sarnased seadused vastu ka mujal Euroopas.
Bunun benzeri bir yöntemi Jorge Luis Borges kısa öykülerinde kullanmıştır.Selle motiive on kasutanud ka kirjanikud, nt Jorge Luis Borges oma luuletustes.
Bu kalkan benzeri davranışın nedeni iyi anlaşılmamıştır.Sellise karmi käitumise põhjused pole selged.
Arecibo mesajı benzeri) göndermeleri gerektiği varsayımıyla çalışır.Faasiinfo kasutamiseks tuleb kujutist töödelda.
Kaya benzeri bir suç lordu.Gabroga sarnane kivim on dioriit.
1, 2, 3, 4, 5, 6 ve benzeri sayılarının 2 çarpanı vardır.1,2,3,4,5,6...과 같은 수 중에서 두 개의 약수만 가지는 수입니다
1, 2, 3, 4, 5, 6 ve benzeri sayılarının 2 çarpanı vardır.1,2,3,4,5,6..(und so weiter)... die genau zwei Faktoren (Teiler) hat.
1, 2, 3, 4, 5, 6 ve benzeri sayılarının 2 çarpanı vardır.1 et lui-même.
1, 2, 3, 4, 5, 6 ve benzeri sayılarının 2 çarpanı vardır.Csak kettő olyan természetes szám van, amely osztható hárommal: 1 és 3.
1, 2, 3, 4, 5, 6 ve benzeri sayılarının 2 çarpanı vardır.Er zijn maar twee natuurlijke getallen die deelbaar zijn voor 3 : 1 en 3
1, 2, 3, 4, 5, 6 ve benzeri sayılarının 2 çarpanı vardır.Ma ona tylko dwa dzielniki: 1 i 3.
1, 2, 3, 4, 5, 6 ve benzeri sayılarının 2 çarpanı vardır.Има само две естествени числа, които се делят на 3: 1 и 3.
1, 2, 3, 4, 5, 6 ve benzeri sayılarının 2 çarpanı vardır.その因数は 1 とそれ自身です.素数の 1 つの例は 3 です.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.정말 간단한데요, 35년간 암벽등반 후 깨달은 9가지 교훈이 있습니다.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.C'est assez simple. Il y a si on peut dire, neuf règles que j'ai découvertes après 35 ans d'escalade.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.Čisto enostavno je. Imamo devet, recimo pravil, ki sem jih spoznal v 35 letih plezanja.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.É muito simples. Há nove regras que descobri depois de 35 anos de escalada na rocha.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.Er zijn, iets van, negen regels die ik ontdekte na 35 jaar rotsklimmen.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.Es ist ziemlich einfach. Es gibt neun, nunja, Regeln, die ich nach 35 Jahren Bergsteigen entdeckt habe.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.Es muy simple. Hay nueve, como reglas, que he descubierto después de 35 años de escalar.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.Este destul de simplu. Sunt, oarecum, noua reguli, pe care le-am descoperit in 35 de ani de alpinism.
35 yıllık kaya tırmanışı sonucu keşfettiğim dokuz adet kural benzeri şey var.E' tutto molto semplice. Ci sono circa nove regole che ho scoperto in 35 anni di arrampicata.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod