Saldırı, Europol tarafından eşi benzeri görülmemiş şekilde tarif edildi.Attacken beskrevs av Europol sakna likvärdigt motstycke.
Ruh, Tanrı'dır ve insan O'nun suretinde ve O'nun benzeridir.Allah är herren och människan är hans tjänare.
Unix benzeri işletim sistemlerinde çalışmaktadır.Unix-liknande operativsystem.
Benzeri bir veri eksikliği ısıtılmış nemli hava kullanımı için de geçerlidir.Av samma anledning saknas också uppgifter gällande användning av uppvärmd och fuktad luft.
Benimki Gurdjieff’inki benzeri, adam yerine konmamakla mücadele etmek.Mitt är som Gurdijeffs, om kampen med sin förnekelse.
Hueco Mundo: Hueco Mundo, Ruh Cemiyeti ile insan dünyası arasında bulunan çöl benzeri bir alandır.Hueco Mundo: Hueco Mundo är världen som Hollow lever och skapas i.
Batıda onun benzeri yoktur.Den saknar motsvarighet i världen.
Diğer kentlerde de benzeri yürüyüşler düzenlendi.Liknande spår hittades i andra städer.
iSketch bir Pictionary benzeri browser çizim oyunu.Isketch är ett pictionary-liknande spel på Internet.
Bu proteinler, hastalığın, grip benzeri belirtiler edinmesine ve dang ile gelen yoğun ağrılara sebep olur.Dessa proteiner orsakar den feber, de influensaliknande symptom och de svåra smärtor som uppstår vid dengue.
Bunun yanı sıra “Acil durum sikkeleri” ve Jeton’lar gibi sikke benzeri damgalar da bulunmaktadır.Dock finns det "snabba reaktorer", som till exempel bridreaktorer.
Danimarkalı direnişçilerin Yahudileri kurtarma operasyonu eşi benzeri yoktu.Den amerikanska krigsflyktingbyråns informella uppdrag var att rädda judiska liv.
Bu esnada chig chig chig gibi benzeri sesler çıkarır.För andra betydelser, se Chughak Ghar.
Kullanılan yelkenler Yeldeğirmeni yelkeninin bir benzeridir.Trängfartyg är en typ av örlogsfartyg.
Bu tür gezegenler, Dünya benzeri yaşamın ortaya çıkmasının olası olmadığı gezegenlerdir.Kuststäderna är som främmande planeter där vad som helst kan hända.
Linux altında Daemon Tools benzeri bir program ihtiyacından doğmuştur.I Windows-miljö krävs dock hjälpprogram som till exempel Daemon Tools.
Bazı tuşlara basmak ve tutmakla benzeri karakterler ortaya çıkaracaktır.Genom att trycka på och hålla in vissa tangenter framkallas andra liknande tecken.
Kloroform benzeri bir kokudadır.Kronolja är en matolja.
Voyager, Venüs, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'ün de benzeri fotoğraflarını çekmiştir.Voyager tog liknande bilder av Venus, Jupiter, Uranus och Neptunus, och skapade ett porträtt av solsystemet.
Sonraki yıllarda öbür eyaletlerde de benzeri yasalar kabul edilmiştir.Därmed skulle liknande lagar i flera andra delstater upphävas.
Final Cut Pro gibi Mac tabanlı video düzenleme programı benzeridir.Exempel på dessa är videoredigeringsprogrammet Final Cut.
Ele geçen kulak tıkacı benzeri Koçumbeli'nde de vardır.Taltrattar som sattes för munnen i bullriga miljöer likaså.
Bir ördek gagasının, kunduz benzeri bir hayvanın vücuduna dikildiği sanılıyordu.Ankan tycks ha haft en särställning som symbol för den avlidnes själ.
Benzeri bir fotoğraftan dolayı Dünya Basın Ödülü (World Press Award) kazanmıştır.За цю фотографію здобув найпрестижнішу в галузі фотожурналістики премію World Press Photo.
Bakan tarafından verilen benzeri görevleri yapmak.Виконують завдання, поставлені перед ними президентом.
Modern uzay araştırmaları Dünya'nın yörüngesine uzanan kuyrukluyıldız benzeri bir kuyruk keşfetmişleridir.По-друге, вони виявили штучну космічну станцію на орбіті навколо світу.
Diğer kentlerde de benzeri yürüyüşler düzenlendi.Подібні акції проходили в інших містах.
Mürefte’de yetişen armut, ayva ve şeftalinin benzeri yoktur.Груша, айва та персик, вирощені в Мюрефте, є унікальними.
Kullanıcı giriş yaptığında, Google önemli ve benzeri bilgiler için e-posta hesabı tarar.Po uživatelově přihlášení Google prozkoumá e-mailový účet pro zjištění důležitosti a podobnosti informací.
Benzeri bir veri eksikliği ısıtılmış nemli hava kullanımı için de geçerlidir.Podobný nedostatek údajů existuje i pro případné využití ohřívaného zvlhčeného vzduchu.
Ölüm varken ben yokum, ben varken ölüm yok (çok benzerini Epikür de söylemiştir).O podílu, jenž tvořili mrtví a ranění na straně husitů, se prameny nezmiňují.
1609 yılında ilk merkezi banka benzeri kurumu olan Amsterdam bankası kurulmuştur.Roku 1609 byla v Amsterdamu založena první novodobá banka – Amsterdamská banka.
Cinsellik, eşcinsellik, alkol, uyuşturucu ve benzeri öğelere sahiptir.Buďte opatrní s alkoholem, sexem, drogami a jinými záležitostmi.
Linux, UNIX benzeri bir çekirdek sunar.OS Unix však má jednu slabinu.
Benzeri bir anlam taşıyan bu deyim Türkçede de 'ekmek yemeye gitmek' olarak kullanılır.Odtud výraz "najíst se" (albánsky: për të ngrënë bukë) lze přeložit jako "jít jíst chléb".
Diğer kentlerde de benzeri yürüyüşler düzenlendi.Podobné pochody byly organizované i v jiných městech.
5 Nisan 2016'da, spor camiasında benzeri olmayan bir ödül olan Dokuz Değer Kupası için oylama başladı.Dne 5. dubna 2016 začalo hlasování o udělení jedinečného Poháru devíti hodnot.
Batıda onun benzeri yoktur.Na západě není tak pravidelná.
İsveç hükümeti gıda ve benzeri yardım malzemesi yardımı yaptı.Syrská vláda pošle kamiony s jídlem a pomocí.
Kullanıcı daha sonra ortalama formülü kategori benzeri bir metin biçiminde yazabilir.Třetí uživatel pak může přidat fotografii současné podoby místa pro srovnání.
HOT füzesi aslında Amerikan yapım TOW füzesinin bir benzeridir.Koncepčně je podobná americkým střelám Tomahawk.
Bu proteinler, hastalığın, grip benzeri belirtiler edinmesine ve dang ile gelen yoğun ağrılara sebep olur.Tyto proteiny způsobují horečku, chřipkové symptomy a silné bolesti, pro horečku dengue typické.
Bu galaksiler, kabuk benzeri bir yapıya sahiptir.Tyto útvary mají podobnou strukturu jako klatráty.
Kloroform benzeri bir kokudadır.Páchne po chlóru.
2003 yılında eBay benzeri alışveriş sitesi Taobao'yu kurdu.V roce 2003 otevřel aukční server Taobao.
Google Street View benzeridir.Funkce procházky po galerii využívá technologie Google Street View.
Bu listenin bir benzeri subklinik enfeksiyon sayfasında da mevcuttur.Související informace naleznete také ve článku bakteriální infekce.
Erkeklerin robot benzeri görünüşleri aynı zamanda onları soytarı gibi göstermektedir.Oděv promítačů se v té době podobá oděvu pyrotechniků.
Paket silah ve benzeri eşyaların bagajda daha güvenli bir şekilde taşınmasını sağlar.Palubní tašky a cestovní brašny vhodná jako kabinová zavazadla.
Unix benzeri işletim sistemlerinde çalışmaktadır.AFC funguje podle stejného systému.
Sikke benzeri nesnelerin arasında Paranumismatik ya da Exonumia da vardır.Stejně všeobecný je i kulturní zákaz incestu a nějaká forma exogamie.
Linux altında Daemon Tools benzeri bir program ihtiyacından doğmuştur.V systému Linux jsou instalační programy závislé na typu linuxové distribuce.
Şalvarlar bol pijamalar olup pantolon benzeridir.Legíny jsou dalším typem kalhot.
Benzeri bir fotoğraftan dolayı Dünya Basın Ödülü (World Press Award) kazanmıştır.Ve stejném roce získal první ceny ve World Press Photo.
Saldırı, Europol tarafından eşi benzeri görülmemiş şekilde tarif edildi.Atacul a fost descris de către Europol ca fiind de o scară fără precedent.
Production designer Guy Hendrix Dyas önceki filmdeki John Myhre'nin tasarımlarının benzerini hazırlamıştır.Desenatorul producției, Guy Hendrix Dyas a adaptat desene asemănătoare ale lui John Myhre din filmul anterior.
Benimki Gurdjieff’inki benzeri, adam yerine konmamakla mücadele etmek.Stilul meu e ca cel al lui Gurdjieff, adică lupta cu negarea.
Benzeri bir veri eksikliği ısıtılmış nemli hava kullanımı için de geçerlidir.O situație similară există și pentru utilizarea aerului umidificat încălzit.
Hueco Mundo: Hueco Mundo, Ruh Cemiyeti ile insan dünyası arasında bulunan çöl benzeri bir alandır.Hueco Mundo: Hueco Mundo (虚圏(ウェコムンド), Weko Mundo?) este o dimensiune între lumea oamenilor și Soul Society.
Muhaliflerin çoğu Goli otok'ta gulag benzeri hapishaneye gönderildi.Mulți au fost trimiși în lagăre asemănătoare gulagurilor, închiși la Goli Otok.