Hastalığın insandaki belirtileri grip ve grip benzeri hastalıkların semptomları ile aynıdır.Признаки литейной лихорадки сходны с таковыми у малярии или гриппа.
Kloroform benzeri bir kokudadır.له رائحة تشبه رائحة الكلوروفورم.
Bakan tarafından verilen benzeri görevleri yapmak.يقوم بأي مهام أخرى يكلفه بها الوزير.
Ölüm varken ben yokum, ben varken ölüm yok (çok benzerini Epikür de söylemiştir).لإن الإنسان لا يحيا ولا يموت عبثاّ."
Genelde sessiz olan bu kuş türü, bazen de olsa vaklama benzeri sesler çıkarırlar.هذا الطائر هو عادة صامت ولكنها تصدر بعض الأصوات.
Balık ve benzeri avlarını suya dalarak avlayan, orta büyüklükte ve deniz kıyılarında yaşayan kuşlardır.ومثل البحر أراه يخفي في باطنه الثعابين وأسماك القرش والحيتان القاتلة.
Kendini Afro-Amerikan, siyahi, lezbiyen, feminist, şair, anne ve benzeri gibi sıfatlarla tanımlamıştır.كان المعروف عنها وصف نفسها كأمريكية أفريقية، سوداء، سحاقية، نسوية، شاعرة، أم، إلخ...
Gelecekteki ya da kaçınılmaz olduğu düşünülen olaylar karşısında boşvermişlik benzeri bir tutum.موقف من الانسحاب في مواجهة بعض الأحداث أو الأحداث التي يعتقد أن يكون لا مفر منه في المستقبل.
Kalıcı bir mıknatıs, iletkene göre hareket ettiği zaman, ya da benzeri., bir elektromotor kuvveti oluşturur.عند تحريك مغناطيس دائم بالنسبة لموصل كهربائيّ، أو العكس، فتتولّد قوّة محرِّكة كهربائيّة.
En altta da güne uygun bir ayet, bir vecize veya benzeri bir alıntı paylaşılır.من نصائحه لحفظة القرآن: أقل ما يجزئ حافظ القرآن في كل يوم حزبان.
Bazı türlerde hemolenfin kanın benzeri olma dışında görevleri de vardır.في بعض الأنواع، يكون للهيموليمف استخدامات أخرى فضلاً عن كونه متشابهًا مع الدم.
Dramatik tenorde benzeri ile donatılmış olsa da daha çok Fransız ve İtalyan operasıyla eşleştirilir.بالإضافة إلى تطويره لهيكل المقطوعة الحالمة، استلهم انغام الأوبرا الإيطالية والفرنسية.
1881 Klebs mide bezlerinin lümeninde bakteri benzeri organizmaların varlığını belirtti.1881 أشارَ كلبس إلى وجود كائناتٍ حية شبيهة بالبكتيريا في تجويف أنبوب الغدة المعدية.
Kaya benzeri bir suç lordu.أداء شبيه بالقضاء الشريف الجرجاني.
1960 Vital ve Orrego Campylobacter-benzeri organizmaları kedilerin ve köpeklerin midesinde gözlemlediler.1960 فيتال وأوريغو يدرُسان الكائنات الشبيهة بالعُطيفة الكائنة في معد القطط والكلاب.
Onyedinci ve onsekizinci yüzyıllarda, bazı doktorlar kokulu maddelerle dolu Gaga benzeri bir maske giydi.ارتدى بعض الأطباء في القرن السابع عشر إلى التاسع عشر قناعا شبيها بمنقار يحتوي على مواد عطرية.
Çeşitli kuralları kullanarak zaman uyumluluğu, kelime sıralaması ve benzeri konularda hataları algılayabilir.باستخدام مختلف القواعد، البرنامج بعدها يمكنه الكشف عن الأخطاء المختلفة، الأعداد، ترتيب الكلمات، وهكذا.
Bazı hadislerle de desteklenen bu anlayışa göre kadın burka, peçe benzeri giysilerle tamamen örtünür.هناك دراسات أجريت في باكستان تشير إلى أن معظم النساء اللاتي يرتدين الحجاب كان ذلك بكامل إرادتهم.
Hastalığın insandaki belirtileri grip ve grip benzeri hastalıkların semptomları ile aynıdır.من الأعراض الجانبية الإنفلونزا وأعراض مشابهة لأعراض الإنفلونزا.
Benzeri protestolar o günlerde sık sık yapılmaktaydı.في يوم الانتخابات تكررت مثل هذه الحوادث.
1967 Susumu Ito Campylobacter-benzeri organizmaların gastrik epitele yapıştığını tanımladı.1967 سوسومو إيتو يصف الكائنات الشبيهة بالعُطيفة-المُتصلة بالنسيج الطلائي المعوي.
Daktilo makinesi benzeri olan bu tür ilk yazıcı türüdür.تشبه لوحة المفاتيح تلك التي على الآلة الكاتبة.
Bu dünya benzeri gezegenlerin de yaşanabilir bölgelerde bulunduğu söyleniyor.ومع ذلك الكوكب يصفه الباحثين على أنه في المنطقة القابلة للحياة .
Günümüzde ise tören ve benzeri kutlamalarda kullanılır.حيث يتم استخدامها الآن للحفلات والمناسبات.
Büyük Ekecik dağının tepesinde de, yukarıda adı geçen kalenin bir benzeri vardır.توجد قبة مولاي عبد القادر في أعلى الجبل الذي يحمل نفس الاسم..
1995'te keşfedilen bu Güneş dışı gezegen, Güneş benzeri bir yıldız etrafında dönenlerden ilkidir.كوكب رفيق اكتشف في عام 2002 هو أول كوكب يدور حول نجم عملاق.
Tütün ve tütün mamülleri, sigara ve benzeri ürünler.التبغ ومواد المدخنين وأعواد الثقاب.
Sonbaharda ise fasulye benzeri tohumlar bırakır.في حزيران تبقى الذرة مثل الخيزران.
O'nun benzeri hiçbir şey yoktur.ليس كمثله شئ.
Nisba, Arapça isim bileşenleri arasında, belki de batı'nın soyadına en yakın olan benzeridir.A nisba, entre os componentes do nome árabe, talvez seja a que mais pareça com o sobrenome do Ocidente.
Ve açıkçası o dönemde synthesizer ve benzeri şeylerden etkilenmeye başladım.E, na verdade, comecei a ficar inspirada, naquela época, por sintetizadores e coisas assim.
Mülteci seyahat belgeleri pasaport benzeri belgelerdir.Os documentos de viagem para refugiados parecem-se com passaportes.
Ölüm varken ben yokum, ben varken ölüm yok (çok benzerini Epikür de söylemiştir).Deus existe! (quando gritava de felicidade) Nem morta! (quando negava alguma coisa) Humhum!
Kullanıcı giriş yaptığında, Google önemli ve benzeri bilgiler için e-posta hesabı tarar.Quando os usuários fazem login, a Google verifica a conta de e-mail para informações importantes ou similares.
Erkekler de benzeri sözleşmelere katılırlardı.Os homens também entravam acordos semelhantes.
DC'den 1987-1990 solo serisinde karakter, Zen benzeri bir felsefe geliştirdi.Em uma aclamada série solo da DC de 1987 a 1990, o personagem desenvolveu uma filosofia Zen.
Bir ördek gagasının, kunduz benzeri bir hayvanın vücuduna dikildiği sanılıyordu.Pensou-se que alguém tinha costurado um bico de pato sobre o corpo de um animal semelhante a um castor.
Ruh, Tanrı'dır ve insan O'nun suretinde ve O'nun benzeridir.Ele é um supremo ser humano, ele é como se fosse deus."
Bu bakterilerin benzeri yoktur.Essas bactérias são únicas.
Gemi benzeri büyük hedefler 400 km uzaklıktan izlenebilmektedir.Alvos grandes, como navios, podem ser rastreados de uma distância de 400 km.
102 ile 145 arasındaki galaksiler, eliptik veya eliptik benzeri galaksilerdir.Objetos 102-145 são galáxias elípticas e similares.
Bir bilgisayar programı tarafından oynanmış ilk satranç benzeri oyundur.Este foi o primeiro jogo parecido com o xadrez jogado por um programa de computador.
Yaklaşım uygulamalı matematiğin yaklaşımının benzeridir.A abordagem é semelhante à abordagem da matemática aplicada.
Onyedinci ve onsekizinci yüzyıllarda, bazı doktorlar kokulu maddelerle dolu Gaga benzeri bir maske giydi.Nos séculos 17 e 18, alguns médicos usavam máscaras que pareciam bicos de aves cheias de itens aromáticos.
Yeni sistemlerde, “4:5” ve benzeri bellek oranlarının görmek mümkündür.Em sistemas mais recentes, é possível ver a memória em proporções de "4:5" e similares.
Diğer kentlerde de benzeri yürüyüşler düzenlendi.Marchas semelhantes foram organizados em outras cidades.
Bu tür gezegenler, Dünya benzeri yaşamın ortaya çıkmasının olası olmadığı gezegenlerdir.Estes planetas são candidatos improváveis para abrigar formas de vida parecidas com à da Terra.
Bu galaksiler, kabuk benzeri bir yapıya sahiptir.Estas são galáxias com estruturas semelhantes a uma concha.
Muhaliflerin çoğu Goli otok'ta gulag benzeri hapishaneye gönderildi.Muitos deles foram enviados como prisioneiros para a ilha de Goli Otok.
Ligocka, kurgusal benzerinin aksine hayatta kalabilmiştir.Ligocka, ao contrário de sua contraparte, sobreviveu ao Holocausto.
Ludus duodecim scriptorum, veya XII scripta Roma İmparatorluğu'nda popüler olan tavla benzeri bir oyundur.O Ludus duodecim scriptorum é um jogo de tabuleiro, similar ao gamão, praticado na Roma Antiga.
Bu harfin İbranice benzeri Zayin harfidir.Neste ponto, é similar ao hebraico.
Muayene ya da benzeri incelemelerle tanı konulamayan hastalıklarda biyopsiye başvurulur.Em casos suspeitos de não-vacinação, são feitas investigações e exames.
"En Dünya benzeri gezegen bulundu".«Um planeta extra-solar parecido com a terra».
Batıda onun benzeri yoktur.Não existe nenhuma área desse tipo no pais.
Ele geçen kulak tıkacı benzeri Koçumbeli'nde de vardır.Suas vozes também poderiam ser ouvidas por aqueles que treinaram um poder similar no ouvido.
Yılbaşı ve benzeri özel programlarda yapılmıştır.Também é exibido no Natal e no Reveillon, em edições especiais.
Parti Birinci Enternasyonal’de Marx’ın uyarladıklarının bir benzeri olan duruş aldı.O partido adotou posturas semelhantes às adotadas por Marx na Primeira Internacional.
Bir gün sinir krizi benzeri bir şey yaşayıp bayıldım.Um dia, eu tive uma espécie de colapso nervoso e desmaiei.
Bu reddedişte, göbek bağı benzeri ipin kesilmesiyle, ikinci bir doğuş, Adam'ın doğuşu gerçekleşir."Então ele põe o resultado no lugar da expressão, como segundo operando da de cima (segundo operador) ^.