Kromozoma benzemeye başlıyor. Bu tamamen mitozdakine benzeşmekte. -Začíná být patrná struktura, je to v podstatě stejné jako v profázi u mitózy.
Kromozoma benzemeye başlıyor. Bu tamamen mitozdakine benzeşmekte. -Придобива структура и същото нещо се случва в профазата на митозата.
Kromozoma benzemeye başlıyor.Este teoretic posibil ca toți cromozomii tatei să se nimerească de o parte și cei ai mamei de cealaltă parte.
Kromozoma benzemeye başlıyor.Introducción de variación en una población. Así es la mamá y el papá.
Kromozoma benzemeye başlıyor.현미경으로 관찰할 수 있는 형태를 띠게 되죠
Kromozoma benzemeye başlıyor.有糸分裂の、前期と
Pek çok yönden heykele benzemeyen bir heykele bakmaktayız. . .Díváme se na sochu, která v mnoha ohledech na sochu nevypadá. Ano přesně.
Pek çok yönden heykele benzemeyen bir heykele bakmaktayız. . .- Patrzymy na rzeźbę, która pod wieloma względami nie przypomina w rzeczywistości rzeźby. - Racja.
Pek çok yönden heykele benzemeyen bir heykele bakmaktayız. . .Ми дивимося на скульптуру, що у багатьох способах не здається скульптурою. Точно.
Sizin kendine benzemeyen insanlarla olan etkileşiminizin seviyesine bağlı olarak tahmin edilebilir.A rasszizmus kiszámítható. Mégpedig a másokkal, más származásúakkal való interakció hiányából megjósolható.
Sizin kendine benzemeyen insanlarla olan etkileşiminizin seviyesine bağlı olarak tahmin edilebilir.인종 차별은 예견할 수 있습니다. 그리고 그것은 다른 인종과의 상호작용 부족으로부터 나타납니다.
Sizin kendine benzemeyen insanlarla olan etkileşiminizin seviyesine bağlı olarak tahmin edilebilir.Rasizm da się przewidzieć. Chodzi o interakcję z ludźmi innej rasy.
Sizin kendine benzemeyen insanlarla olan etkileşiminizin seviyesine bağlı olarak tahmin edilebilir.Его можно спрогнозировать по наличию или отсутствию общения с людьми других рас.
Sizin kendine benzemeyen insanlarla olan etkileşiminizin seviyesine bağlı olarak tahmin edilebilir.גזענות היא ברת חיזוי. וניתן לחזות אותה על ידי יחסי גומלין או חוסר בהם עם אנשים שונים ממך, אנשים מגזע אחר.
Sizin kendine benzemeyen insanlarla olan etkileşiminizin seviyesine bağlı olarak tahmin edilebilir.العنصرية متوقعة.وهي متوقعة بالتفاعل أو إنعدامه مع أشخاص ليسوا مثلك، أشخاص من أعراق آُخري.
Sizin kendine benzemeyen insanlarla olan etkileşiminizin seviyesine bağlı olarak tahmin edilebilir.異人種との交流の有無によって予見できるのです だからこの問題に取り組みたいなら
Şu fıkradaki kadına benzemeye başladım-- şu annesisinin araba kullandığı kadın fıkasını biliyor musunuz?Devin ca femeia din bancul despre... ați auzit bancul cu femeia care era în mașină cu mama ei?
Şu fıkradaki kadına benzemeye başladım-- şu annesisinin araba kullandığı kadın fıkasını biliyor musunuz?Ich werde wie die Frau in dem Witz über -- Kennen sie den Witz über die Frau, die mit ihrer Mutter fährt?
Şu fıkradaki kadına benzemeye başladım-- şu annesisinin araba kullandığı kadın fıkasını biliyor musunuz?Ik word als de vrouw in die grap over -- ken je die mop van die vrouw die bij haar moeder in de auto zit?
Şu fıkradaki kadına benzemeye başladım-- şu annesisinin araba kullandığı kadın fıkasını biliyor musunuz?Jag börjar bli som kvinnan i skämtet om -- har ni hört skämtet om kvinnan som åkte bil med hennes mor?
Şu fıkradaki kadına benzemeye başladım-- şu annesisinin araba kullandığı kadın fıkasını biliyor musunuz?Já ouviram a anedota da mulher que ia de carro, com a mãe?
Şu fıkradaki kadına benzemeye başladım-- şu annesisinin araba kullandığı kadın fıkasını biliyor musunuz?Jeg er ved at blive som kvinden i den joke om - kender I joken om kvinden, der er ude og køre med sin mor?
Şu fıkradaki kadına benzemeye başladım-- şu annesisinin araba kullandığı kadın fıkasını biliyor musunuz?이 얘기에서 어떤 여성이 -- 엄마랑 같이 차를 타고 가던 여성에 대한 얘기를 들어보신 적이 있나요?
Şu fıkradaki kadına benzemeye başladım-- şu annesisinin araba kullandığı kadın fıkasını biliyor musunuz?Ставам като жената в онзи виц за... чували ли сте вица за жената, пътуваща в кола с майка си?
Şu fıkradaki kadına benzemeye başladım-- şu annesisinin araba kullandığı kadın fıkasını biliyor musunuz?האישה בבדיחה הזו על -- שמעתם את הבדיחה הזו על האישה שנוסעת עם אימה?
Şu fıkradaki kadına benzemeye başladım-- şu annesisinin araba kullandığı kadın fıkasını biliyor musunuz?المرأة التي في النكتة عن هل سمعتم بالنكتة التي تتحدث عن المرأة الت كانت تقود بصحبة والدتها
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.그리고 130억 년쯤 흐르고 우리의 우주와 비슷해 보이는 뭔가가 될 것입니다.
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.13 milliárd év múlva olyasvalamivé lesz, ami leginkább a mi világegyetemünkhöz fogható.
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.Akhirnya menjadi seperti ini setelah 13 miliar tahun sesuatu yang terlihat seperti alam semesta kita.
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.Ao fim de 13 mil milhões de anos, acabamos com algo bastante parecido com o nosso próprio universo.
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.E dopo 13 miliardi di anni finiremo con qualcosa che assomiglia abbastanza al nostro universo.
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.Și ajungem după 13 miliarde de ani la ceva care arată de fapt ca și universul nostru.
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.Skončíme po 13 miliardach rokov s niečím, čo sa dosť podobá na náš vlastný vesmír.
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.Till slut efter 13 miljarder år får vi någonting som ser ut nästan som vårt eget universum.
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.Und nach 13 Milliarden Jahren erhalten wir etwas, das unserem Universum sehr ähnlich ist.
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.Và chúng ta dừng lại sau 13 tỉ năm với thứ trông khá giống vũ trụ của chúng ta.
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.We eindigen na 13 miljard jaar met iets dat lijkt op ons eigen universum.
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.Y acabaríamos después de 13 billones de años con algo similar a nuestro propio universo.
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.Zatrzymamy się po 13 miliardach lat z czymś co przypomina nasz wszechświat.
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.В конечном итоге, спустя 13 миллиардов лет мы обнаружим нечто похожее на нашу собственную вселенную.
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.И след 13 млрд. години ще имаме нещо, което много прилича на нашата вселена.
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.ונגיע אחרי 13 מיליארד שנה למשהו שנראה כמו היקום שלנו.
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.وينتهي الأمر بعد 13 بليون سنة بأن يتشكل شيء يشبه كوننا
Ve biz 13 milyar yıl sonra kainatımıza benzemeyen bir görünümle sona geleceğiz.我々の今ある宇宙のようになります シミュレーションによる宇宙を こんな風に比べてみましょう
Ve böylece ilk şiirini yazdı, şimdiye kadar duyduklarıma hiç benzemeyen bir aşk şiiri.A tak napísala svoju prvú báseň, ľúbostnú báseň odlišnú od všetkých, aké som dovtedy počula.
Ve böylece ilk şiirini yazdı, şimdiye kadar duyduklarıma hiç benzemeyen bir aşk şiiri.A tak napsala svoji první báseň, milostnou báseň, jakou jsem v životě neslyšela.
Ve böylece ilk şiirini yazdı, şimdiye kadar duyduklarıma hiç benzemeyen bir aşk şiiri.Dan lalu Ia menuliskan puisi pertamanya, puisi cinta yang saya tidak pernah dengar sebelumnya.
Ve böylece ilk şiirini yazdı, şimdiye kadar duyduklarıma hiç benzemeyen bir aşk şiiri.Dus scheef ze haar eerste gedicht, een liefdesgedicht zoals ik nog nooit had gehoord.
Ve böylece ilk şiirini yazdı, şimdiye kadar duyduklarıma hiç benzemeyen bir aşk şiiri.E quindi scrisse la sua prima poesia, una poesia d'amore come non ne avevo mai sentite prima.
Ve böylece ilk şiirini yazdı, şimdiye kadar duyduklarıma hiç benzemeyen bir aşk şiiri.Et c'est ainsi qu'elle a écrit son premier poème, un poème d'amour, comme je n'en avais jamais entendu.
Ve böylece ilk şiirini yazdı, şimdiye kadar duyduklarıma hiç benzemeyen bir aşk şiiri.Foi então que ela escreveu o primeiro poema, um poema de amor como eu nunca tinha ouvido.
Ve böylece ilk şiirini yazdı, şimdiye kadar duyduklarıma hiç benzemeyen bir aşk şiiri.In tako je napisala svojo prvo pesem, ljubezensko pesem, kot je še nisem slišala.
Ve böylece ilk şiirini yazdı, şimdiye kadar duyduklarıma hiç benzemeyen bir aşk şiiri.I w ten sposób narodził się pierwszy wiersz, wiersz o miłości, jakiego nigdy przedtem nie słyszałam.
Ve böylece ilk şiirini yazdı, şimdiye kadar duyduklarıma hiç benzemeyen bir aşk şiiri.그래서 그녀의 첫 시가 탄생했어요. 제가 이때까지 들어본 사랑에 대한 시와는 전혀 다른 것이었어요.
Ve böylece ilk şiirini yazdı, şimdiye kadar duyduklarıma hiç benzemeyen bir aşk şiiri.Och så skrev hon sin första dikt, en kärleksdikt, olikt någon annan jag någonsin hört.
Ve böylece ilk şiirini yazdı, şimdiye kadar duyduklarıma hiç benzemeyen bir aşk şiiri.Og så skrev hun sit første dig, et kærlighedsdigt ulig noget jeg havde hørt før.
Ve böylece ilk şiirini yazdı, şimdiye kadar duyduklarıma hiç benzemeyen bir aşk şiiri.Şi aşa a scris prima poezie, o poezie de dragoste diferită de tot ce auzisem pân-atunci.
Ve böylece ilk şiirini yazdı, şimdiye kadar duyduklarıma hiç benzemeyen bir aşk şiiri.Úgyhogy megirta az első versét, egy szerelmes verset, ami nem hasonlitott semmire, amit valaha hallottam.
Ve böylece ilk şiirini yazdı, şimdiye kadar duyduklarıma hiç benzemeyen bir aşk şiiri.Und so schrieb sie ihr erstes Gedicht, ein Liebesgedicht, anderes als ich je eins gehört hatte.
Ve böylece ilk şiirini yazdı, şimdiye kadar duyduklarıma hiç benzemeyen bir aşk şiiri.Κι έτσι έγραψε το πρώτο της ποίημα, ένα ερωτικό ποίημα τελείως διαφορετικό απ΄ ότι έχω ακούσει ως τώρα.