Burada da aynı motivasyon rol oynamışa benzemektedir.A tu zohráva svoju rolu práve bezprostredná intuícia.
Elevation X maçı, İskele maçına benzemektedir.Ultimate X je štýl zápasu vo wrestlingu.
Jüpiter'in manyetik kuyruğu da Dünya’nınkine benzemektedir.Celkový tvar magnetosféry Zeme a Jupitera je veľmi podobný.
Şimdiki Savaş Suçları Mahkemesi'ne benzemektedir.V súčasnosti je obdobou justičný čakateľ.
Ateşgah, yapısına göre şehir hanlarına benzemektedir.Svetelné znečistenie znamená pre mesto tak isto problém.
Lübnan Bayrağına oldukça benzemektedir.Po izgledu je izjemno podoben zastavi.
Ayrıca Misty Moore'ye şaşırtıcı bir şekilde benzemektedir.Po izgledu je bil precej podoben Mirage III.
Görüntüleri birbirine benzemekteydi.Portreta si nista podobna.
Balığa benzemektedir.To je kot riba, ki ti uide.
Picon, Caprica'dan sonra en gelişmiş gezegendir ve ona oldukça benzemektedir.Aviva se najbolj približa Phoebe, ki ji je zelo podobna.
Fransız café au laitden ziyade İtalyan caffelatte'ye (ya da Anglo versiyonu latte) daha çok benzemektedir.Panašesnis į itališką caffe latte, negu į prancūzišką café au lait.
Simide benzemektedir.Jis skamba panašiai kaip io.
Su-27'nin basitçe tasarımı aerodinamik olarak MiG-29'a benzemekteyse de oldukça daha geniş bir uçaktır.Su-27 naikintuvas yra panašus į taip pat rusų gaminamą MiG-29, tačiau jis yra didesnis.
Tasarım olarak da oldukça benzemektedirler.Savo konstrukcija itin panašūs į šlepetes.
Lübnan Bayrağına oldukça benzemektedir.Šis herbas labai panašus į Libano vėliavą.
"Radar" ritmi ve sözleriyle Britney Spears'ın Grammy ödüllü şarkısı "Toxic"e benzemektedir.Daina, pasak kritikų, dėl ritmų panaudojimų ir dainos žodžių kiek panaši į Britney Spears dainą "Toxic".
Sivri uçlu kulplar ise Makedonya ve Tesalya örneklerine benzemektedir.Panašios ekspedicijos buvo nusiųstos į Tesaliją ir Makedoniją.
Bu durum Japon asil kadınlarının durumlarına benzemektedir.Dėl šių priežasčių jie atrodo gana panašūs į japonų kepimo peilius.
Avarların savaş taktikleri Moğolların savaş taktiklerine benzemektedir.Nindzių taktika skiriasi nuo samurajų taktikos.
Bu açıdan Buşido Orta Çağ Avrupa'sındaki şövalyelik kurallarına benzemektedir.Sipahio statusas atitiko viduramžių Europos riterio statusą.
Xfce, ticari CDE'ye benzemektedir fakat her yeni sürümde biraz daha ileriye gitmektedir.Xfce sarnaneb mõnevõrra CDE-ga, kuid see sarnasus on iga uue versiooniga järjest vähenenud.
Bu rütbeler günümüz Rusya'sında ve Ukrayna'sında kullanılan rütbelere benzemektedir.Tänaseni on selline õppevorm kasutusel näiteks Vene Föderatsioonis ja Ukrainas.
Ancak Prusya ona ne görünüş ne de kişilik açısından benzemektedir.Ei ole nii ilmne, et see kehtib välimuse ja isiksuse kohta.
Dil, Finceye oldukça benzemektedir.Aguaruna keel on hispaania keelega üsna sarnane.
Bu kanunlar termodinamiğin kanunlarına benzemektedir.Soojussurma idee on kui termodünaamika seaduste tagajärg.
Günümüz KE delicileri aynen bir oka benzemektedir.Tänapäeval on need pigem tahvelarvuti moodi.
Mahallenin gelenek, görenekleri genel olarak Diyarbakır yöresine benzemektedir.Avakaevandused näiteks liiva saamiseks on umbes sama vanad kui riiklus.
Bu açıdan Jülyen takvimine benzemektedir.Õiguslikult sarnaneb preestriga.
19. yüzyılda yapılmış klasik Adana evlerine benzemektedir.Säilinud on ilmselt XIX sajandil ehitatud klassitsistlik hoone.
Windows PowerShell'in sunduğu yeni komut yapısı Unix sistemindeki komut yapısına benzemektedir.Windows PowerShell sisaldab oma mahukat konsoolipõhist spikrit, mis sarnaneb man pagesiga Unixi shellis.
Bu çocuklardan ikisi kendisine, ikisi dişçiye, biri Heffer'a benzemektedir.Temast jäi maha kaks poega, Edward (vanem) ja tema poolvend Æthelred.
Neptün'ün iç yapısı Uranüs'e benzemektedir.Ka Neptuuni magnetosfäär sarnaneb Uraani omaga.
Bu oyuncak küçük Uçan dairelere benzemekteydi.Õõnetuvi mängulend sarnaneb kodutuvi mängulennuga.
Açık Kaynak Ekolojisini, sosyal bir şirket olarak kurdum. O halde bu verimli ekonomi neye benzemektedir?Mais au final, la question est plus simple qu'un débat pour savoir qui du libre ou du propriétaire va gagner.
Benzemek ne kelime, ta kendisisin.Nem csak úgy nézel ki, hanem igazából is a hercegnő anyja vagy.
Benzemek ne kelime, ta kendisisin.Tu es vraiment la mère de la princesse.
Benzemek ne kelime, ta kendisisin.ليس تشبهينها انت فعلا ام الاميرة
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?그래서 저는 다음과 같은 질문을 합니다: 우리는 어떠한 21세기의 문화를 가져야 할까요?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?21世紀の文化とは どうあるべきでしょう? 世界が 個人化に向かっている今日において
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Also möchte ich eine Frage stellen: Wie sollte Kultur im 21. Jahrhundert aussehen?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Aşa că vreau să ridic o întrebare: Cum ar trebui să arate cultura secolului 21?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Chcę zatem zadać pytanie: Jak powinna wyglądać kultura XXI wieku?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Dunque vorrei porvi una domanda: come dovrebbe essere la cultura del 21° secolo?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Dus ik wil een vraag stellen: Hoe moet cultuur in de 21ste eeuw eruit zien?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Je veux poser une question: A quoi devrait ressembler la culture du 21° siècle ?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Por eso quiero hacer una pregunta: ¿Cómo debe ser la cultura del siglo XXI?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Portanto, quero fazer uma pergunta: Qual deve ser o aspeto da cultura do séc. XXI?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Saya ingin mengajukan sebuah pertanyaan: Nampak seperti apa seharusnya kultur di abad ke-21 itu?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Tehát a kérdésem a következő: Milyennek kellene lennie a 21. századi kultúrának?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Thế nên tôi muốn đặt một câu hỏi: Nền văn hóa của thế kỷ 21 nên như thế nào?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Οπότε θέλω να κάνω μια ερώτηση: Πως θα πρέπει να είναι ο πολιτισμός τον 21ο αιώνα;
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Искам да задам въпрос: Как трябва да изглежда културата през 21 век?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Я хочу задать вопрос: Как должна выглядеть культура в 21-ом веке?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?אז ברצוני לשאול שאלה: כיצד צריכה להראות תרבות במאה ה 21?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?لذلك أريد أن أطرح سؤالا: ما ينبغي للثقافة في القرن الـ 21 ان تبدو عليه؟
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Aquí nadie nunca sería acusado o estaría familiarizado con Narciso. (Risas)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Az itt jelenlévőkről természetesen még fel sem merülhet, hogy hasonlíthatnának rá. (Nevetés)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Ingen här inne skulle någonsin anklagas för att påminna om Narcissus. (Skratt)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Ingen her nogensinde ville blive beskyldt eller bekendt med Narcissus. (Latter)
Burada Narcissus'a benzemekle suçlanmayan tek bir kişi bile yoktur (Gülüşmeler)Không ai ở đây từng bị buộc tội hoặc được quen thân với Narcissus. (Tiếng cười)