Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...efterdi Kødets Higen er Fjendskab imod Gud, thi det er ikke Guds Lov lydigt, det kan jo ikke heller være det.
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...fordi kjødets attrå er fiendskap mot Gud - for det er ikke Guds lov lydig, kan heller ikke være det -
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...육신의 생각은 하나님과 원수가 되나니 이는 하나님의 법에 굴복치 아니할뿐 아니라 할 수도 없음이라
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...Onze eigen zin gaat recht in tegen de wil van God. Hij onderwerpt zich niet aan Gods wet en kan dat ook niet.
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...Protože smýšlení těla jest nepřátelské Bohu; nebo Zákonu Božímu není poddáno, a aniž hned může býti.
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...Przeto iż zmysł ciała jest nieprzyjacielem Bogu; bo się zakonowi Bożemu nie poddaje, gdyż też i nie może.
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...Pues la intención de la carne es enemistad contra Dios; porque no se sujeta a la ley de Dios, ni tampoco puede
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...zato ker je meseno mišljenje sovraštvo do Boga, ker se Božji postavi ne pokorava, saj se tudi ne more.
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...потому что плотские помышления суть вражда против Бога; ибо закону Божию не покоряются, да и не могут.
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...Тим що думаннє тілесне - ворогуванне проти Бога; законові бо Божому не корить ся, та й не може.
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...יען מחשבת הבשר רק שנאת אלהים היא באשר לא תשתעבד לתורת האלהים ואף איננה יכולה׃
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...لان اهتمام الجسد هو عداوة للّه اذ ليس هو خاضعا لناموس الله لانه ايضا لا يستطيع.
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...原 來 體 貼 肉 體 、 就 是 與 神 為 仇 . 因 為 不 服 神 的 律 法 、 也 是 不 能 服
Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrıya düşmandır; Tanrının Yasasına boyun eğmez, eğemez de...原 來體貼 肉體 、 就 是 與神為仇 . 因 為不服神 的 律法 、 也是 不 能 服
Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruhla öldürürseniz yaşayacaksınız.Dacă trăiţi după îndemnurile ei, veţi muri; dar dacă, prin Duhul, faceţi să moară faptele trupului, veţi trăi.
Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruhla öldürürseniz yaşayacaksınız.너희가 육신대로 살면 반드시 죽을 것이로되 영으로써 몸의 행실을 죽이면 살리니
Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruhla öldürürseniz yaşayacaksınız.Lebo ak žijete podľa tela, zomriete; ale ak Duchom mŕtvite skutky tela, budete žiť.
Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruhla öldürürseniz yaşayacaksınız.Mert, ha test szerint éltek, meghaltok; de ha a test cselekedeteit a lélekkel megöldökölitek, éltek.
Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruhla öldürürseniz yaşayacaksınız.Nebo budete-li podle těla živi, zemřete; pakli byste Duchem skutky těla mrtvili, živi budete.
Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruhla öldürürseniz yaşayacaksınız.thi dersom I leve efter Kødet, skulle I dø, men dersom l ved Ånden døde Legemets Gerninger, skulle I leve.
Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruhla öldürürseniz yaşayacaksınız.Ty om i leven efter köttet, så skolen I dö; men om I genom ande döden kroppens gärningar, så skolen I leva.
Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruhla öldürürseniz yaşayacaksınız.zakaj če po mesu živite, umrjete, če pa z Duhom morite dejanja mesa, boste živeli.
Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruhla öldürürseniz yaşayacaksınız.ибо если живете по плоти, то умрете, а если духом умерщвляете дела плотские, то живы будете.
Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruhla öldürürseniz yaşayacaksınız.Коли бо живете по тїлу, то помрете; коли ж духом дїла тїлесні мертвите, будете живі.
Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruhla öldürürseniz yaşayacaksınız.כי אם תחיו לפי הבשר מות תמתון ואם על ידי הרוח תמותתו את מעללי הבשר חיה תחיו׃
Çünkü benlik, uymayı sever, kendisinin tekrarlandığını görmeyi, ait olmayı.왜냐하면 자신은 적응하는것과, 복제하는것과, 소속되기를 바라기 때문입니다.
Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruhla öldürürseniz yaşayacaksınız.لانه ان عشتم حسب الجسد فستموتون. ولكن ان كنتم بالروح تميتون اعمال الجسد فستحيون.
Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruhla öldürürseniz yaşayacaksınız.你 們 若 順 從 肉 體 活 著 必 要 死 . 若 靠 著 聖 靈 治 死 身 體 的 惡 行 必 要 活 著
Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruhla öldürürseniz yaşayacaksınız.你 們若順從 肉 體 活著 必要 死 . 若 靠著 聖靈 治 死 身體 的 惡行 必要 活著
Çünkü benliğimin derinliklerinde bir yerde aslında sanatın kamuya açık olması gerektiğini hissediyorum.하지만 근본적으로, 내 존재의 핵심이 되는 곳에 하나의 장소가 또한 될 수 있어요. 예술이 대중적일 필요가 있다고 생각해요.
Çünkü benliğimin derinliklerinde bir yerde aslında sanatın kamuya açık olması gerektiğini hissediyorum.Mais il y a aussi un endroit , au fond, au plus profond de moi qui croit que l'art doit devrait être publique.
Çünkü benliğimin derinliklerinde bir yerde aslında sanatın kamuya açık olması gerektiğini hissediyorum.אבל יש גם מקום שבו, במהותו, בגרעין של הקיום שלי, אני מאמינה שאמנות צריכה להיות ציבורית.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Bo, gdy własne 'ja' jest zawieszone, tak samo jest z rozdarciem i osądem.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Denn wenn das Selbst aufgelöst wird, werden auch das Getrennt sein und Verurteilungen aufgelöst.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.För när självet är avstängt är splittringen också avstängd och omdömet.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Karena ketika diri tergantung terjadilah keterpisahan dan penghakiman.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.왜냐하면 그때는 자신이 유예되고 결단성과 판단력도 유예되기 때문입니다.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Mert amikor az én felfüggesztődik, akkor az elkülönülés is felfüggesztődik, és az ítélkezés is!
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Parce que lorsque le moi est en suspens, la désunion l'est aussi, ainsi que je jugement.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Pentru că, dacă eul este suspendat, la fel e şi învrăjbirea şi critica.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Perché quando il sé è sospeso lo è anche la divisione e il giudizio.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Porque cuando el sí mismo se suspende, también se suspende la segmentación y el juicio.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Porque enquanto o meu Eu está suspenso também está a divisão e o julgamento.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Vì khi cái tôi biến mất thì sự khác biệt, phán xét cũng không còn tồn tại.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Want wanneer het zelf is opgeheven geldt dat ook voor verdeeldheid en oordeel.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Επειδή όταν ο εαυτός παραμένει μεταίωρος έτσι είναι και η διαιρετότητα και η επικριτικότητα.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Защото когата Аз-ът е на заден план също е и разногласието и оценката.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Когда собственое сознание приостановлено, тогда исчезает на время спорность и суждение.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.Коли власна свідомість призупинена, тоді зникає на певний час спірність і осуд.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.כיוון שכאשר העצמי מושהה, מושהים גם המחלוקת והשיפוטיות.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.لأن الذات عندما تتوقف يتوقف أيضا الانقسام والحيرة والانتقاد.
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.分裂性や判断力も 宙に浮くからです 今まで演じた役は様々で
Çünkü benlik geçici olarak durduğunda ayrıştırıcılık ve yargılama da durur.因為,當我的自我被暫停後 分離與 評判的態度都被暫停。
Çünkü benlik, uymayı sever, kendisinin tekrarlandığını görmeyi, ait olmayı.Bởi vì cái tôi của tôi muốn hòa nhập, muốn nhân bản chính nó, muốn cảm giác được thuộc về một nơi nào đó.
Çünkü benlik, uymayı sever, kendisinin tekrarlandığını görmeyi, ait olmayı.Bo 'ja' chce się dopasować, chce się replikować, by przynależeć.
Çünkü benlik, uymayı sever, kendisinin tekrarlandığını görmeyi, ait olmayı.Căci eului îi place să se integreze, să se vadă multiplicat, să aparţină.
Çünkü benlik, uymayı sever, kendisinin tekrarlandığını görmeyi, ait olmayı.Denn das Selbst mag es irgendwo hinein zu passen, sich selbst kopiert zu sehen, dazu zu gehören.
Çünkü benlik, uymayı sever, kendisinin tekrarlandığını görmeyi, ait olmayı.Eftersom självet gillar att passa in, att se sig själv replikeras, att tillhöra.
Çünkü benlik, uymayı sever, kendisinin tekrarlandığını görmeyi, ait olmayı.Parce que le moi aime s'intégrer pour se reproduire, pour avoir sa place.
Çünkü benlik, uymayı sever, kendisinin tekrarlandığını görmeyi, ait olmayı.Perché al sé piace integrarsi, vedersi replicato, e appartenere a qualcosa.