benimseme ile cümle
benimseme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ve en son olarak da, şeffaflığı benimsemeliyiz.Και τέλος, πρέπει ν' αποδεκτούμε τη διαφάνεια.
Ve en son olarak da, şeffaflığı benimsemeliyiz.И, в конце концов, мы должны принять открытость. [На экране: Уродливый, но честный]
Ve en son olarak da, şeffaflığı benimsemeliyiz.И в крайна сметка, трябва да прегърнем прозрачността.
Ve en son olarak da, şeffaflığı benimsemeliyiz.І, в кінцевому результаті, отримаємо прозорість та ясність.
Ve en son olarak da, şeffaflığı benimsemeliyiz.ובסופו של דבר, עלינו לאמץ את השקיפות.
Ve en son olarak da, şeffaflığı benimsemeliyiz.وفي نهاية المطاف، علينا أن تبني الشفافية.
Ve en son olarak da, şeffaflığı benimsemeliyiz.これまでにも増して 少しの誠実さが
Ve işte ben de size, burada Assissi'de geçireceğimiz vakit boyunca, bu modeli benimsemenizi öneririm.Es algo que quisiera sugerirles como una especie de patrón básico para nuestro tiempo juntos en Assissi
Ve işte ben de size, burada Assissi'de geçireceğimiz vakit boyunca, bu modeli benimsemenizi öneririm.La maggior parte del tempo siamo sopraffatti dalla gioia che questo ci dà
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti. Bu Pavlovcu günlere geri dönüş.Unter anderem haben wir ein klassisches Angstmodell adaptiert, was bis in die Pavlovsche Zeit zurückgeht.
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti. Bu Pavlovcu günlere geri dönüş.Za tím účelem jsme vyšli z naprosto klasického modelu strachu, který má kořeny u I.
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti. Bu Pavlovcu günlere geri dönüş.Среди прочего мы адаптировали классическую модель тревоги, которая использовалась еще академиком Павловым.
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti.Ce am făcut a fost să adoptăm un model foarte clasic de frică.
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti.És egy dolog amit megtettünk az az volt, hogy egy nagyon klasszikus félelem-modelt használtunk.
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti.저희가 한 것 중 하나는 공포의 고전적인 사례를 택하는 것이었습니다.
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti.M.in. przyjęliśmy klasyczny model strachu. M.in. przyjęliśmy klasyczny model strachu.
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti.Salah satu hal yang kami lakukan yaitu dengan mengadopsi model ketakutan klasik.
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti.Uma das coisas que fizemos foi adotar o modelo clássico de medo.
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti.Una delle cose che abbiamo fatto è stato adottare un modello classico di paura.
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti.Une des choses que nous avons faites a été d'adopter un modèle très classique de la peur.
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti.Và một trong những việc mà chúng tôi đã làm là sử dụng một kiểu sợ hãi rất cổ điển.
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti.We gingen uit van een zeer klassiek model van angst.
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti.Y para esto adoptamos un modelo muy clásico del miedo.
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti.Και ένα από τα πράγματα που κάναμε ήταν να υιοθετήσουμε ένα πολύ κλασσικό μοντέλο φόβου.
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti.И едно от нещата, които направихме, беше да взаимстваме много класически модел на страх.
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti.ואחד הדברים שעשינו היה לאמץ מודל קלאסי של פחד.
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti.واحد الامور التي نقوم بها هو اننا اخذنا نقوم بالتجارب على نموذج خوف اعتيادي
Ve yaptığımız şeylerden biri korkunun klasik bir modelini benimsemekti.恐怖の古典的モデルを取り入れることでした それはパブロフの時代まで遡ります
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.A aby som prebral čerstvú perspektívu, hľadal som inšpiráciu až za oblasťou skladovania elektriny.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.Azért, hogy friss látásmódot alkalmazzak a villamosenergia tárolásának területén kívüli ötletet kerestem.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.Dan untuk mengadopsi pandangan yang segar, saya mencari inspirasi dari luar bidang penyimpanan listrik.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.E, com vista a adotar uma perspetiva nova, procurei inspiração fora do campo do armazenamento de energia.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.E per adottare una nuova prospettiva, cercai ispirazione al di fuori del campo dello stoccaggio energetico.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.För att kunna tillämpa ett nyskapande perspektiv sökte jag inspiration långt utanför fältet hur man lagrar el.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.그리고 새로운 측면을 적용하기 위해서, 전기 저장장치 분야를 뛰어넘는 부분에서 영감을 찾았습니다.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.Og for at få en frisk synsvinkel på sagen søgte jeg inspiration udenfor faget om elektrisk lagring.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.Om nieuwe perspectieven te openen, zocht ik inspiratie buiten het gebied van opslag van elektriciteit.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.Pentru a adopta o perspectivă nouă, am căutat inspiraţie dincolo de domeniul stocării electricității.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.Starając się przyjąć świeżą perspektywę, szukałem inspiracji poza dziedziną magazynowania energii.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.Um einen anderen Blick dafür zu bekommen, suchte ich nach Anregungen aus einem anderen Bereich.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.Và để làm theo ý tưởng mới, Tôi đã tìm đến nguồn cảm hứng ngoài dự trữ điện
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.Za účelem získání nového pohledu, jsem hledal inspiraci za hranicí elektrického skladování.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.В поисках свежих решений я обратился к областям науки, не связанным с проблемами хранения электричества.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.И за да възприема свежа перспектива, потърсих въодушевление извън областта на съхранение на енергия.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.Щоб подивитись з нової перспективи, я шукав натхнення поза цариною енергоакумулювання.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.וכדי לאמץ נקודת מבט רעננה, חיפשתי השראה מחוץ לתחום אגירת החשמל.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.و لكي أتبنى منظور جديد، بحثت عن الإلهام بعيداً عن مجال تخزين الطاقة الكهربائية.
Ve yeni bir bakış açısı benimsemek için, elektrik depolama alanının ötesinde bir ilham aradım.電気貯蔵以外の分野からのインスピレーションを求めました 実のところ 私が注目したのは
Yani ben seyircilerden hiç kimseye koşup Torajanlıların geleneklerini benimsemelerini önermiyorum.Eu nu sugerez ca cineva de aici să adopte tradiţiile
Yani ben seyircilerden hiç kimseye koşup Torajanlıların geleneklerini benimsemelerini önermiyorum.Ik bepleit dus niet dat je als luisteraar heel snel de tradities van de Torajanen zou overnemen.
Yani ben seyircilerden hiç kimseye koşup Torajanlıların geleneklerini benimsemelerini önermiyorum.Je ne dis pas que vous tous dans le public devriez courir adopter les traditions des Torajas.
Yani ben seyircilerden hiç kimseye koşup Torajanlıların geleneklerini benimsemelerini önermiyorum.Každopádně nechci navrhnovat, abyste všichni, co tu sedíte v publiku, vyskočili a přisvojili si tradice
Yani ben seyircilerden hiç kimseye koşup Torajanlıların geleneklerini benimsemelerini önermiyorum.Nem arra bíztatok bárkit a közönségből, hogy menjen és vegye át a toraják tradícióit.
Yani ben seyircilerden hiç kimseye koşup Torajanlıların geleneklerini benimsemelerini önermiyorum.No estoy sugiriendo que todos en la audiencia deban correr y adoptar las tradiciones de los torajanos.
Yani ben seyircilerden hiç kimseye koşup Torajanlıların geleneklerini benimsemelerini önermiyorum.Non sto suggerendo che chiunque fra il pubblico dovrebbe correre via e fare proprie le tradizioni dei toraja.
Yani ben seyircilerden hiç kimseye koşup Torajanlıların geleneklerini benimsemelerini önermiyorum.Аз не предлагам хората в тази публика да изтичат навън и да прегърнат традициите на тораджанците.
Yani ben seyircilerden hiç kimseye koşup Torajanlıların geleneklerini benimsemelerini önermiyorum.Я не предлагаю, чтобы все в этой аудитории побежали и приняли традиции тораджей.
Yani ben seyircilerden hiç kimseye koşup Torajanlıların geleneklerini benimsemelerini önermiyorum.Я не пропоную нікому в цій аудиторії бігти і приймати традиції жителів Тораджі.
Yoav Levililerle Benyaminlileri saymadı; çünkü kralın bu konudaki buyruğunu benimsememişti.A Levija in Benjamina ni štel ž njimi vred, kajti beseda kraljeva se je mrzila Joabu.
Yoav Levililerle Benyaminlileri saymadı; çünkü kralın bu konudaki buyruğunu benimsememişti.Fra costoro Ioab non censì i leviti né la tribù di Beniamino, perché l'ordine del re gli appariva un abominio