Tarikat seviyesindeki ana fikir "Seninki senin, benimki de senin"dir.Ett förslag till översättning är: Dagen är din, och även natten är din.
Degas ise bu konuda "Hiçbir sanat benimkinden daha anlık olamaz." demişti.Degas har sagt, att "med undantag av Ingres har ingen tecknat bättre än Meissonier".
Sadece benimkini değil ama diğerlerininkini de.І не тільки зі своїм.
Senin sunumun benimkinden çok daha güzel oldu. (-ki eki "sunum" sözcüğünün yerine kullanılmıştır.)Слово «чіп» у говорах вживалося як вигук, яким відганяли когось (замість «Геть!»).
O benimki.Це моє.
Senin köpeğin burada. Benimki nerede?Ось твій собака. А де мій?
Bu kitap benimki değil.Ця книжка не моя.
Sadece benimkini al.Просто візьми мій.
Onun tezi benimkinden daha iyi.Його дисертація краща за мою.
Onun saati benimkinden daha pahalı.Його годинник дорожчий за мій.
Onlar benimki değil.Вони не мої.
Saatiniz benimkinden daha pahalıdır.Ваш годинник дорожчий за мій.
Sadece benimkini değil ama diğerlerininkini de.Nejen pro něho, ale pro všechny ty, kdo tam.
Benimkini al, seninkini ver, pişmanlıklar olmadan, geriye dönüş olmadan. "Jděte a učte se, co to je (znamená) "Milosrdenství chci, a ne oběti.
Benimki Gurdjieff’inki benzeri, adam yerine konmamakla mücadele etmek.Stilul meu e ca cel al lui Gurdjieff, adică lupta cu negarea.
Sadece benimkini değil ama diğerlerininkini de.Nu singur, ci împreună cu familia.
Ağacın altındaki bisiklet benimkidir.Bicicleta de sub copac este a mea.
Onun arabası benimkine benziyor.Maşina lui seamănă cu a mea.
Senin şapkan benimkine benzer.Pălăria ta este similară cu a mea.
Senin şapkan benimkine benzer.Pălăria ta seamănă cu a mea.
Tom'un arabası benimkinden üç yaş büyük.Maşina lui Tom este cu trei ani mai veche decât a mea.
Tom'un arabası benimkinden çok daha eskidir.Mașina lui Tom este mult mai veche decât a mea.
Boston: "Benimki de kesik ve aurorasal akımla çalışıyoruz.Földes u. a dubniczai uradalom. "
Sadece benimkini değil ama diğerlerininkini de.És persze, nemcsak az övé.
Benimki Gurdjieff’inki benzeri, adam yerine konmamakla mücadele etmek.Közvetlenül kapcsolódik Gurdjieff azon állításához, miszerint az ember nincs egységben önmagával.
Hangisi benimki?Melyik az enyém?
Sizin ayakkabılarınız burada. Benimkiler nerede?A te cipőd itt van. Az enyém hol van?
Benimki Gurdjieff’inki benzeri, adam yerine konmamakla mücadele etmek.Omani on samanlainen kuin Gurdjieffin, kamppailua oman torjuntani kanssa.
Onun raporu benimkine göre üstündür.Hänen raporttinsa on ylivertainen minun raporttiini verrattuna.
Senin yerin mi yoksa benimki mi?Onko tämä sinun paikkasi vai minun?
Sadece benimkini değil ama diğerlerininkini de.Και όχι μόνο εγώ, αλλά χιλιάδες άνθρωποι σαν κι εμένα.
Benimki Gurdjieff’inki benzeri, adam yerine konmamakla mücadele etmek.Το δικό μου στιλ είναι όπως του Γκουρτζίεφ, γύρω από την μάχη με την άρνηση του καθενός.
Benimkini al, seninkini ver, pişmanlıklar olmadan, geriye dönüş olmadan. "Jika engkau hendak mengambilnya, ambillah; yang lain tidak ada, hanya ini."
Sadece benimkini değil ama diğerlerininkini de.それは誰のものでもない。
Senin sunumun benimkinden çok daha güzel oldu. (-ki eki "sunum" sözcüğünün yerine kullanılmıştır.)b. He is faster than you. - 叙述用法 彼は、あなたよりも速い(です)。
Benimkini al, seninkini ver, pişmanlıklar olmadan, geriye dönüş olmadan. "而又惜愛其子,不准教訓,與我為難,痛恨之心,無以復加。
Sadece benimkini değil ama diğerlerininkini de.남의 것이 안된다면 자신의 것이라도.
Benimkiler hiçbir şey.물질은 내 것이다.
Sadece benimkini değil ama diğerlerininkini de.שלנו, של כולם.
Sadece benimkini değil ama diğerlerininkini de.Тя страда не само за себе си, но и за всички останали.
Senin fikirlerin benimkinden farklı.Tavo idėjos yra kitokios nei mano.
Açık hava satrancı. Onun beyni benimkine karşı.بوب! بوب ، ما هي تنوي القيام به؟
Açık hava satrancı. Onun beyni benimkine karşı.- 私は狩りをするつもりです。 - あらま。いいえ、ミストローブリッジ。
Acını hissedeyim,sen de benimkini hissetCítiť bolesť, a tie moje
Acını hissedeyim,sen de benimkini hissetDe ressentir ta peine, et toi la mienne
Açınız olağanüstü. Benimkini de kesin lütfen.تقطيعك رائع
'Ahh hayır benimki zihin , ama benimki reddedilme korkusu.' Vayy, çok büyük bu!"Ó, az enyém az elutasítástól való félelem." "Hú! Az komoly!"
'Ahh hayır benimki zihin , ama benimki reddedilme korkusu.' Vayy, çok büyük bu!Oh, ton truc c'est le doute, moi, c'est la jalousie...
'Ahh hayır benimki zihin , ama benimki reddedilme korkusu.' Vayy, çok büyük bu!O, ne, ale můj je mysl, ale můj je strach z odmítnutí...aaaah, tento je velký...
'Ahh hayır benimki zihin , ama benimki reddedilme korkusu.' Vayy, çok büyük bu!Да нет же, меня беспокоят мысли, а меня - страх быть отвергнутым... о, эта проблема действительно серьёзная.
Ama benim doğum günüm, değildir ve seninki daha sonra benimkinden olduğunu.Mais ce n'est pas encore mon anniversaire, et le tien est encore plus loin..
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Ale aj, ruka zrádce mého se mnou jest za stolem.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Ale hľa, ruka môjho zradcu je so mnou za stolom!
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Ale oto ręka tego, co mię wydaje, ze mną jest za stołem.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Cependant voici, la main de celui qui me livre est avec moi à cette table.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.,,Dar iată că mîna vînzătorului Meu este cu Mine la masa aceasta.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.De ímé annak a keze, a ki engem elárul, velem van az asztalon.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Doch siehe, die Hand meines Verräters ist mit mir über Tische.
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.그러나 보라 나를 파는 자의 손이 나와 함께 상 위에 있도다
Ama bana ihanet edecek kişinin eli şu anda benimkiyle birlikte sofradadır.Maar hier bij ons aan tafel zit de man die Mij zal verraden.